Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,36 / Satış: 3,38
€ EURO → Alış: 3,63 / Satış: 3,64

ABD SEÇİMLERİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 13.11.2016
  • 67 kez okundu

ABD SEÇİMLERİ

Dünyanın en büyük devleti olarak kabul edilen ABD’de Başkanlık Seçimleri de doğal olarak tüm dünyayı ilgilendiriyor. Dengeler ona göre kuruluyor, ilişkiler ona göre düzenleniyor. İki dönem demokratların saltanatından sonra şimdi yönetim cumhuriyetçilere geçti. Her ne kadar seçimler öncesinde Hillary Clinton anketlerde önde gösterilmesine rağmen radikal çıkışlarıyla fark yaratan Donald Trump 45. Başkan olurken, aynı zamanda yetmiş yaşına ulaşması nedeniyle de Amerikan tarihinin en yaşlı başkanı olarak ta tarihe geçti. Görüyoruz ki Trump’un başkanlığı kimi Amerikalıların radikal kararlar alıp, Kanada’ya göçüyoruz gibi uçuk açıklamalar yapmalarına rağmen ABD yerinde duruyor. Biz yeni başkanın hem dünyaya bakış açısı ve bu çerçevede ülkeyle gelecekte olan ilişkilerine bakmalıyız. Mesela Ortadoğu konusunda Obama’nın aksine düşünceleri çok farklı. Suriye konusunda Obama Yönetimi Esad’a karşı muhalifleri desteklemesine rağmen Trump Esat’tan yana tavır koyabileceğini şu sözlerle açıklıyor; “Biz Suriye’de muhalifleri destekliyoruz, ama onları tanımıyoruz.” Aslında bu sözün altında Obama Yönetimine de yanlış yaptınız mesajı verirken, Rusya ile Suriye konusunda yakınlaşabileceğini de ifade ediyor. Amerika bizim müttefikimiz, Türkiye Esad yönetimine karşı özellikle Özgür Suriye Ordusunun yanında meseleye buradan baktığınızda Suriye konusunda yeni yönetimle ilişkileri nasıl ayarlayacağız, bunlara iyi kafa yormak lazım. Ve Amerikan seçimlerinin cumhuriyetçilere geçmesinde Trump’un ne kadar önemli bir rol üstlendiğini de göz ardı edemeyiz. Bir kere gelini Yahudi kökenli ve bu lobiyle o Yahudi lobisiyle ilişkileri son derece iyi. İkincisi Hillary Clinton’ın çok kazanandan daha çok vergi alınacak sözlerine karşı Trump’ın tam aksini söyleyerek vergilerde indirime gideceğini açıklaması önemli. Şimdi bu önemli faktörleri iyi incelediğimizde ortaya çıkan gerçek şudur; Amerika zengin bir sermaye devletidir, dolayısıyla zenginlerde o ülkede varlıklarını ağır bir biçimde hissettirdiklerine göre sonuçta bu yönde olmuştur. Dolayısıyla buna paranın gücü de diyebiliriz. Biz neticede işimize bakacağız. Bugünden mutlaka yeni yönetimle kurulacak ilişkilerin 2017’nin 29 Ocak’ında gerçekleşecek Beyaz Saray’daki yemin töreninden sonra faydalı olacağını düşünüyorum.

 

GENÇLERİN HANDİKABI

Aslında bizim tertemiz ve pırıl pırıl bir gençlik gücümüz var. Onlar ülkemizin gelecekleri. Üzerlerine ne kadar çok titrememiz gerektiğinin de ne kadar farkındayız, şöyle bir bakalım. Bir kere bizim güzel bir atasözümüz var. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Biraz buna bakalım. Sokaklarda dolaşan gençlerimizin hal ve hareketlerini, giydikleri giysileri, kullandıkları ayakkabıları, saç şekillerini, şöyle bir göz önünde bulunduralım. Sonra yaşı yetenler otuz yıl öncesine, kırk yıl öncesine gitsinler ve bir kıyaslama yapalım. Mesela kırk yıl önce ben kahveye gidemezdim. Çünkü orada mahallenin büyükleri beni görürse, utanacağımı düşünürdüm. Bilardo oynayanları, okey oynayanları, 51 oynayanları heyecanla pencereden izlememe rağmen kahve yaşım dolmadığı için geri dururdum. Kaçamak olarak farklı yerlere giderdik. Orada bile tedirgin oturur, sınıf veya mahalle arkadaşlarımızla en çok sevdiğimiz oyun olan pişpirik oynardık. Sigara bizim için her ne kadar büyümenin ve delikanlı olmanın ifadesi olarak gözükse de içmeye cesaret edemezdik. Eğer bir büyüğümüz bizi görürse, utanacağımızı ve ayıplanacağımız bilirdik. Kılık ve kıyafetlerimiz hiç bir zaman uçuk kaçık şeyler olmazdı. Şimdi bugüne baktığımızda tuhaf tuhaf saç modeller, moda diye yırtık pırtık pantolonlar, yaşı ne olursa olsun kafeye sahil kahvelerine hatta içkili yerlere gitmekten çekinmeyenler. Otobüste büyüğüne yer vermemek adına kulaklık takıp uyuyor numarası yapanlar, hatta ders çalışıyorum ayaklarıyla kitap açanlar. Uyuşturucunun sigaranın ilkokul çağlarına kadar düştüğü bir ülkede yarının Türkiye’sini yönetecek olan gençlerimize karşı büyük bir mahcubiyet yaşadığımızı düşünüyorum. Aslında o çocuklar anne ve babaları tarafından üzerine titreten ve sürekli olarak iyi olması adına büyük fedakarlıklar yapılarak yetiştirilen çocuklar. Biz ise, onları sokağa mahkum ederek kötü alışkanlıkların kucağına ittiğimizin ve bu konuda ne kadar yanlış yaptığımızın acaba ne kadar farkındayız?

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ