Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,36 / Satış: 3,38
€ EURO → Alış: 3,63 / Satış: 3,64

HAYATINI BİLEREK TEHLİKEYE ATAN KADIN

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 08.11.2016
  • 337 kez okundu

Trafikte insan ölümlerinin kimi zaman ne kadar dramatik olduğunu görüyoruz. Alkollü sürücüler hız sınırını aşanlar, hatta caddelerde yarış eden sorumsuzların aldığı canları üzüntü içerisinde izliyoruz. Trafikte tabi ki sürücüler kadar yayalarda sorumlu. “İnsan bile bile ölüme koşar mı?” diyeceksiniz. Şimdi size bir olay anlatayım kararınızı verin. Atatürk Bulvarından, Donanma’ya doğru dönüşte kırmızı ışıkta yeşil ışığın yanmasını bekliyorum. Trafik sağlı sollu akıyor. Donanma’nın tam Atatürk Bulvarıyla kesiştiği bölgede bir kadın kırmızı ışık yanmamasına rağmen karşıdan karşıya geçmeye çalışınca yüreğim ağzıma geldi. İzmit tarafından araçlar gelmeye devam ediyor, kadın yolda yürüyor, Allah’tan karşıdan gelen sürücü işin vahametini anladı, arabasını daha da yavaşlattı ve kadın kıl payı hayata tutundu. Şimdi burada Allah göstermesin üzücü bir olay olsa, suçlu kim? Veyahut karşıdan nasılsa araçlara yeşil ışık yanıyor diye bir vasıta hızlı bir şekilde gelse, o kadın gitmişti. E be kardeşim! Canını bile bile tehlikeye atmaya ne gerek var? Sadece sana bir şey olmayacak, sana çarpanın da canını yakacaksın. Bu kadar sorumsuzluk, bu kadar lakaytlık, bu kadar vurdumduymazlık olur mu? Kadına çarpmaktan kıl payı kurtaran şoför zaten çok yavaşlamıştı, penceresini açarak, “Yuh be kardeşim!” diyebildi. Öyle ya daha ne desin ki?

TRAFİKLE DEVAM EDELİM

Bizde enteresan bir huy var, yolun ortasında duruyorsunuz. Yanınızda herhangi biri var, belli ki tanıyorsunuz, vıdı vıdı sohbet ediyorsunuz. Arkada araç kuyruğu olmuş, insanlar yollarına devam edemiyor umurunuzda dahi değil. Bu nasıl bir kültürsüzlük ve nasıl bir araç sürme şeklidir? Bir de yandan kaynak yapmaları pek severiz. Kırmızı ışık yanmış, onlarca araç sırasını bekliyor, yeşil yansın ki geçsinler. Biri arkadan cayır cayır geliyor. Kimse umurunda falan değil. Kaynak yaparak trafiği allak bullak ederek, bir kazaya davetiye çıkartarak önümüze geçiyor. Bu tiplerle trafikte ara sıra değil, sık sık karşılaşıyorsunuz. Kimilerinde görgüsüzlük tavan yapmış durumda. Bunlara göre sivrisinek saz, onlara davulu soksan az. Veyahut bakıyorsunuz ki anayolda duraklar var. Trafik akıyor, oldukça da yoğun; ama birilerinin umurunda falan değil. Onca insan canlarını bunlara emanet etmiş, sanki farkında değiller. Bir elinde cep telefonu araç sürdüğü yetmiyormuş gibi, akan trafiği aksatacak şekilde yolcu indirerek, tehlikelere de adeta davetiye çıkarıyorlar. Şimdi böylesine bir düzende nasıl hareket edilmesi gerektiğini o sorumsuz kişilere adam akıllı anlatmak gerekir. Aynı filonun içerisinde yer alıp, kuralları harfiyen uygulayanlara da büyük haksızlık ediyorlar. Çünkü onların yüzünden o filonun adı kötüye çıkıyor.

GELİŞİ GÜZEL PARKLAR

Sorumsuzluğun bir başka örneğini de yaşanmış bir olayda sizlere aktaralım. İlçemizin en işlek caddelerinden biri de 19 Mayıs Caddesidir. Burada trafik tek yönlüdür. Çünkü cadde dardır ve iki aracın yan yana geçmesine de müsait değildir. Siz ne derseniz deyin, o caddenin Nur Kuyumculuk’tan, Durak Market bölgesine kadar olan kesiminde park etmiş araçlar görürsünüz. Yol oldukça daralır, asıl geçmesi gerekenler büyük bir sıkıntı yaşarlar. Anlatacağım olay da yayalarda nasıl bir sıkıntının içerisinde bakın görün. Cadde de insanların yürüyecekleri kaldırımlar zaten oldukça dar. Bir de o kaldırımların üzerine aracınızın bir lastiğini tamamen park edecek şekilde hareket ederseniz yayaların da geçişini hatta yürüme özgürlüğünü engellemiş olursunuz. Bu tamamen bir sorumsuzluktur. Bir bencilliktir. Yani ben işimi göreyim de milletten bana ne anlayışıdır. Böylesine trafik ihlallerinin sorumsuzca yaşanması aslında insanların psikolojilerini de son derece olumsuz etkiliyor. Toplum zaten gergin, kimileri hoş görü ile bu gerginliğin altından kalkmasına rağmen kimi vatandaşlar da o gerginliğe mağlup olup, durup dururken kavganın çıkmasına neden olabiliyorlar. Anlattıklarım bir gözlem ve izlenimdir. Bana aktarılanlardır. İnsanların yaşadıklarıdır. Peki bütün “Bunları biz sadece Gölcük’te mi yaşıyoruz” dersek, cevap kocaman bir “hayır” olur. Maalesef bu sorumsuzluklar ülkenin her yerinde kendini gösteriyor.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ