Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

KRİZANTEMLER

Aysu Azak
Aysu Azak
  • 08.11.2016
  • 348 kez okundu

“Krizantem (Fr. Chrysanthème), (1.anlamı)    a. bit. b. Kasımpatı.

Krizantem (İng. Chrysanthemum), (2.anlamı) Papatyagiller (Compositae) familyasından, çiçekleri altın sarısı renkte, aken tipi meyveleri olan, ülkemizde doğal olarak iki türü bulunan, tek yıllık, otsu bitkiler.”, der TDK’da.”

Sizler, “kasımpatı”nın diğer adının “Krizantem” olduğunu biliyor muydunuz bilmiyorum, ben de yeni öğrenenlerdenim.

Nedendir bilmem, “kasımpatı” dendiğinde hep aklıma “kasım” ayı ve “10 Kasım” gelir. Nasıl bir ilişki kurdum bilmiyorum.

Çocukluğumuzda öyle çiçekçi dükkânları yoktu. Bahçelerimizdeki ya da komşumuzun bahçesindeki kasımpatıları (krizantemleri) ve ağaçların diplerinden kurumuş sarı yaprakları toplar, Atatürk büstünün etrafına serpiştirirdik. O da olmazsa çam ağaçlarının dallarından götürürdük.

Bakmayın şimdi her şey gibi bu da bir pazar oldu. Çiçekçiler özellikle kasım ayında karanfiller ve kasımpatıları (krizantemleri), normalden fazla sayıda getiriyorlarmış, 24 Kasım ve 10 Kasım adına.

Kasımpatı çiçekleri, hava sıcaklıklarıyla ilgili olarak ekim ayı sonlarından başlayarak kasım ayı ve hatta aralık ayı başlarına kadar çiçek açarlarmış. Havaların iyice soğuması ile çiçeklenmeleri bitermiş ve genellikle soğuğa dayanıklı çiçeklermiş.

Kasımpatıları (krizantemleri) melankoli olarak tanınır, birde bunların duygusal anlamaları varmış kendi içlerinde.

Beyaz krizantem sadakati, kırmızı renk sessiz isteği, sarı renk karşılıksız sevgiyi, Mor renk ise burukluğu ifade etmekteymiş.

Çiçeklerin de bir dili var. Söyleyemediklerimiz, renklerde bulur kendini.

Eskiden evlerimize televizyonlar yeni girmişti. Akşam saat on sekizde açıldığı zamanlardaydı. Bazı geceler Türk filmleri olurdu,  o zaman konu komşu birlikte film izlerdik.

Oradan hatırlıyorum, komşu teyzemin filmin sonunu tahmin ederken “Ah yavrum! Sarı renk çiçek verdi, ayrılacak bunlar” deyişini. Meğer “sarı renk” karşılıksız sevgiymiş.

Ulu Önder Ata’mızın çiçek ve ağaç sevgisini hepimiz biliyoruz. Hatta Yalova’da Atatürk’ ün yazlık evini de…

Bir pazar günü, Atatürk bir ağacın fazla büyümesi ve ahşap evi tehdit etmesi nedeniyle kesileceğini duymuş. Bunun ardından ağacın korunması ve evin yerinin değiştirilmesi talimatını vermiş.

Sonrasında koca ev, kızaklar üzerinde yer değiştirilerek hem ağaç hem de ev kurtarılmış.

KASIMPATI VE ATATÜRK

“Kasımpatının adı üzerindeymiş, sonbahar-kış aylarında çıkar ve Kasım ayında çiçekleri patlarmış, bitkinin iyi çiçek açması, Mayıs ayında budama yapılmasındanmış.

Hüzün-yalnızlık ve gözyaşını ima ettiği için bazı ülkeler ona cenaze çiçeği de dermiş.

Hastalığının ilk aylarında Çankaya’da istirahat ettiği günlerden bir gün Keçiören’den bir dal badem getirmişler. Atatürk badem dalını görünce mutlu olmuş, yorgun ve hasta yüzüne neşe gelmiş , “ne güzel bahar geldi artık ” diye sevinmiş.

Bu nedenle doğanın yavaş yavaş uyumaya başladığı sonbahar döneminde sanki ilkbaharmış gibi cıvıl cıvıl çiçeklerini açan “kasımpatı”larını da çok severmiş.

Bazı ifadelere göre “kasımpatı”larının Atatürk’ün hayatında bir etkisinin olduğu söylenirmiş.

Birinci Dünya savaşından sonra Atatürk sık sık Pera Palas Oteline gider ve 101 numaralı odada kalırmış. Günümüzde de hala müze olarak kullanılan bu oda Atatürk’ün anıları ile bezenmiş, kullandığı eşyalar sergilenmekteymiş.

Bu eşyalardan bir tanesi de Atatürk’ün sağlığında kendisine Hintli bir mihracenin hediye ettiği ipek halıymış. Orada bir halı varmış. (bazı kaynaklarda seccade olarak geçiyor)

Hindistan Başkanı Atatürk’e bir hediye vermek istemiş. Kâhinine iyi bir hediye hazırlaması için emir vermiş. Kâhin bir halı dokutmuş ve Atatürk’e hediye edilmiş. Duvarda asılı olan halının İlginç olan yanı deseniymiş.

Mihrace halıyı hediye ederken Atatürk’e ” Bu halının üzerinde sizin hayatınızı yönlendirecek motif var ” demiş.

Ama o zaman bir anlam veremiyorlarmış. Ölümünden sonra bu halı incelendiğinde üzerindeki motifler dikkat çekmiş.

Ortada bir saat varmış. 09:07’de durmuş görünüyor (Atatürk’ün beyin ölümü saati) ve 10 tane KASIM çiçeği !!” (alıntı)

Sizlere de ilginç geldi sanırım, “mayıs ve kasım” aylarının krizantemlerde anlam bulması.

Pera palas Otel’de 101 numaralı odayı görmek istenler için, Atatürk Müze Odası; her gün saat 11.00 – 12.00 ve 15.00 – 16.00 saatleri arasında tüm ziyaretçilere açıkmış bilginize.

Ulu Önderimizi andığımız bugünde, yas tutmak yerine Atatürk’ün fikir ve düşüncelerini iyi özümsemek, her Türk evladının en önemli görevi olmalı.

Ulu Önder Atatürk’ü, hayata veda edişinin 78. yılında rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Nurşen Gazezoğlu diyor ki:

    Çok güzel olmuş arkadaşım. Beni nerelere götürdün .Bu günde ilkokul 1. Sınıfta olan torunum Yigit’e kasımpatı alındı. Yarın 10…Kasım Atasına sunacak..Senide ayrıca kutluyor tebrik ediyorum .BaşarilarBaşarılar

YORUM YAZ