Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,70 / Satış: 4,72
€ EURO → Alış: 5,48 / Satış: 5,50

KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINMASI

Müjdat Orgun
Müjdat Orgun
  • 09.12.2016
  • 740 kez okundu

Osmanlı İmparatorluğu döneminde İkinci Meşrutiyet zamanında başlayan kadın uyanışı Cumhuriyetle birlikte büyük bir ivme kazandı. Kadın hareketinin ve haklarının en büyük savunucusu her öncü eylemde olduğu gibi  Mustafa Kemal’di.

Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında; 1926-1934 yılları arasında gerçekleştirilen Atatürk Devrimlerinin bir kısmı , kadınların sosyal ve kültürel alanlarda eğitim ve hukukta,aile içinde,çalışma hayatında ,toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit haklara sahip olmasını hedeflemiştir.

Atatürk’ün girişimiyle kadınların iktisadi ve siyasal yaşama katılmaları yönünde bir dizi değişiklik yapılarak 1930 ‘da belediye seçimlerinde seçme,1933 ‘te çıkarılan köy kanunuyla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakları verildi.

8 Ekim 1934’ de kabul edilen ve 5 Aralık 1934 ‘de yürürlüğe giren yasayla da Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun  10 ve 11nci maddeleri değiştirilerek Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı tanındı.

Atatürk’ün Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı’nın tanınmasından sonra ‘Bu karar Türk Kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde peçe altında  ve kafes arkasındaki Türk Kadınını artık eski tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını evdeki uygar  yerini selahiyetle almış ve iş hayatının her safhasında başarılar göstermiştir.Siyasi hayatta belediye seçimleri tecrübesini yaşayan  Türk Kadını bu sefer  de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Uygar milletlerin bir çoğunda kadından esirgenen bu hak bugün Türk Kadınının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatla kullanacaktır’ derken kazandırılan bu haklara sonuna kadar sahip çıkmalarını Türk Kadınlarından istemektedir.

Türkiye 1934 yılında yaptığı yasal düzenlemeyle birçok Avrupa ülkesinden çok daha önce kadınlara aynı hakları veren  ülkedir.

Atatürk Türk kadınına verdiği önemi söylemlerinde her zaman dile getirmiştir.Demiştir ki

‘Bir toplum cinslerinden birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse ,o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurudur.’

‘Ey kahraman Türk Kadını Sen,yerde sürüklenmeye değil; omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın.’

‘ Türk Kadınları ; memleketin yazgısını millet adına yöneten siyasi topluluğa  dahil olmak arzusunu göstermekle, memleketin,milletin vatandaşlara yüklediği görevlerin hiçbirinden kendilerinin uzak bırakılacağını düşünmezler. Çünkü görev karşılığı olmayan hak yoktur’

Türk  Kadını Cumhuriyetle birlikte kazandığı haklarını ısrarla koruma ve  kullanmaya devam ettikçe Türkiye Cumhuriyeti daha güçlü bir  şekilde  hak ettiği seviyeye yükselecektir.

Kazanılmış hakların 82.yılı  Tüm Kadınlarımıza kutlu olsun..

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ