Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,52 / Satış: 4,54

BU ZAFER KAHRAMANLARIN ÖLÜMSÜZ ESERİDİR

BU ZAFER KAHRAMANLARIN ÖLÜMSÜZ ESERİDİR
  • 30.08.2017
  • 698 kez okundu

30 Ağustos’u bir de onlardan dinleyelim

BU ZAFER KAHRAMANLARIN ÖLÜMSÜZ ESERİDİR

Saraylı Köyü 1306 doğumlu Gazi Hüseyin Gemici’nin oğlu Arif Gemici  ve  Hasaneyn Köyü Gazi Ahmet Uzuner’in torunu Kemalettin Uzuner

Arif Gemici babası Gazi Hüseyin Gemici’yi anlatıyor:

“Rahmetli babam Osmanlı askeri olarak Yemen Çöl savaşlarında, kanal savaşlarında ve Medine Müdafaasında Cemal Paşa’nın emrinde bulundu. Fahrettin Paşa’yı cepheye sürmüş, kanlı savaşlar sonunda İngilizlerle anlaşan Arap ve Şerif Hüseyin tarafları bizi arkadan vurunca esir düştük. Cemal paşa ve Fahrettin Bey yapılan anlaşmalarla ordumuzu buralardan çektik. 130 bin şehit verdik. Gazi olarak döndük, İzmit’e geldik, İstasyondayız. Emir geldi, Çanakkale’ye süratle vardık. Yine cephedeyiz bizler zaten yoğrulmuşuz, savaş ile boğazda Anzaklar ile savaştık. Denizde onları durdurduk, geri çekildiler. Ama savaş yine devam ediyordu. Bu sefer Gelibolu’dan kara savaşları yaptık, geçit vermedik. Eğer geçselerdi İstanbul düşer, Osmanlı tamamen biterdi. Burada da Mareşal Fevzi Çakmak, Esat Paşa, Mustafa Kemal’in üstün komutanlık ve başarıları ile galip gelmemiz tesadüf olmamıştır. 250 bin şehit verdik. Biraz toparlandık derken 3 yıl sonra İngilizler tekrar geldiler. Osmanlı Mondros’u imzalamış uygulamak istiyordu. Ordu itiraz etti. Başka Atatürk ve Fevzi Paşa’lar Anadolu’ya geçtiler. Kuva-yi Milliye müdafaayı, hukuk derken Erzurum, Sivas, Amasya konferansları derken Sarayı tanımadık. Bu arada Yunan İzmir’e girdi. İşte o zaman Atatürk müdafaayı hukuk ile milleti direnişe çağırdı. Komutanlar Ankara’da toplandı. Seferberlik başladı. Bu arada yerel milliler olarak Kocaeli’nde Karamürsel, Değirmendere, Döşeme, Beylik, Hasaneyn, Bahçecik, Saraylı, Örcün, Servetiye birlikleri Rum ve Ermeni çetelerine karşı vuruştuk. Gemiler İngiliz ve Fransız askerleri top ateşine tuttular. Kanyon asker soktular, onları da pişman ettik. Zoboğlu Hasan Bey bizi topladı. Yunan Bursa’yı almak istiyordu. 1500 kişi ile ilk postada resmi orduya Deli Halit Paşa’ya onun kıtalarında bulunduk. Avdan cephesinde vuruştuk. Müdafaa ve cephe savaşları yaptık. Yunanı yorduk. Sakarya savaşına alan kazandık. Onları ovaya aldık. 21 gün 21 gece vuruştuk. Yunanı yendik bahtımız açıldı, morallendik.

Artık ümitlerimiz artmıştı. Büyük taarruz hazırlıkları tamamlanıyordu. Altay Paşa Süvari Birliklerini hazırladı. Sakarya’da Deli Halit Paşa iki at ile cephede savaşıyor, Atatürk ve İnönü onu seyrediyor. Atatürk diyordu ki ” Gördün mü Halit bey bunu kurmay yapacağım. Yaman adam cepheyi söktük Evvel Allah” diye konuşmuşlar. Kulaktan kulağa haberler geliyordu.

Bahtımız açılmıştı, çok esir ve silah aldık. Toplarımızda gelmişti. Artık büyük emri bekliyorduk. Taarruz kararı alan ordu sabah Şafakta topçu ateşi ile emir alınca büyük taarruza başladık. Düşman bozuldu, büyük emir ordular Akdeniz’ e ile düşman denize döküldü. Vatan kurtuldu, devlet kurtuldu, Milletin yüzü güldü. Neler çektik neler? Bedeli Cumhuriyet kurularak yeni bir devlet kurduk. Bir adımız oldu ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ 29 Ekim 1923’de kuruldu. Türk adını aldık böylece. Ne Mutlu Türküm Diyene. Mekanları cennet olsun.

ÇANAKKALE VE İSTİKLAL HARBİ

GAZİ BATTAL AHMET UZUNER’İN TORUNU KEMALETTİN UZUNER DEDESİNİ ANLATIYOR;

Kahraman dedesini anlatan Kemalettin Uzuner,  kazanılan zaferi şöyle yorumladı:

“1306 doğumlu Hasaneyn Köyü doğumlu dedem Osmanlı askeri olarak Çanakkale Savaşında topçu eri olarak bulunmuştur. Boğaz harbi ve Gelibolu yarım adasında yaşanan muharebede Mustafa Kemal’in top mevzilerine gelip teftiş ve kontrollerde bulunduğunu anlatırdı. Bazen kısa emirler verip onu görünce savaşın biraz sonra başlayacağını anlardık.

Bazen az konuşur Müsavat- Adalet- Hürriyet derdi. İşte bu emperyaller bu düveller bizi yok etmeye gelmişler? “Sağlam durun bunlar gidecekler” derdi. “Bu Almanlarla bu iş olmaz” dedi. Onlar gittiler biz İstanbul’a geldik ama fakirlik, yorgunluk, omzumda yara vardı. Hastanede kaldım. (Dört yıl kaldım İstanbul’da) Bir kayık buldum, tamir ettim, yolcu taşıdım, balık tuttum. Biraz param oldu kendime geldim, köyüme döndüm. Tam 1918’de evime geldim ki bu sefer İstanbul işgal olmuş Kocaeli İngiliz, Fransızlar ve yerli Rumlar, Ermeniler tarafından yakılmış, işgaller, cinayetler başlamış, köyler boşaltılmış, ahali dağlara çıkmış bir yandan Yunan İzmir’den girmiş, Sakarya, Bursa işgal Kocaeli işgal edilmiş. Milli güçler kendi aralarında birleşmişler ve yöremizde Zoboğlu, Hasan bey Karamürsel Ereğli, Değirmendere, Hamidiye, Döşeme, Döngel, Bahçecik, Servetiye Köyleri yerli Rum ve Ermeni eşkıyalarına karşı vuruşuyorlar. Bu arada Kuva-yi Milliye ve Milli Güçler aralarında anlaşıyorlar ve 1500 kişi Hasan Zoboğlu ile milli orduya katılarak Avdan Cephesinden Yunanlılara karşı cephe savaşları verilerek Sakarya muharebesinden sonra milli ordu bütün hazırlıklar ihtiyaçlar yapıldıktan sonra Büyük Taarruzun başlaması ile ve zaferin kazanılması ile Ankara Hükümeti Cumhuriyeti kurunca yeni bir devlet olduk. Vatan kurtuldu.

Evet dedelerimizin azim ve kararlılığı ordumuzun kahramanlığı ATATÜRK’ÜN üstün meziyeti ile bugünlere kadar geldik. Tabi kolay olmadı, milletler mücadelesinde yerimizi aldık. “İŞTE VATAN” gözyaşlarımız dindi. Daha nice yıllara ve kardeşliğe doğru. Atalarımıza rahmet ve dualarımızla mekânları cennet olsun diyorum.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ