Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,52 / Satış: 4,54

TERÖRÜN HAMİSİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 12.10.2017
  • 183 kez okundu

Putunu kendi yapıp kendi tapanlar sınıfındadır Amerika. Terörün hamisidir Amerika. Bak, Ankara Büyükelçisi vize krizinden sonra ve gider ayak, ağzından baklayı çıkardı. Bass dedi ki “Dokuz buçuk aydır DAEŞ terör yapmıyor.” Üstü kapalı bir tehdit. Bizimle iyi geçinmezseniz, bizim kurduğumuz o kanlı terör örgütünü başınıza musallat ederiz. İktidar ve muhalefetten farklı üsluplardan olsa da aynı manada gelen tepkiler birlik ve beraberliğimizin sergilenmesi açısından önemli. Türkiye terörü destekleyen hele ki, 15 Temmuz gibi adi bir darbe girişimine alet olanların yabancı misyon temsilciliklerinde Türk te olsa çalışmasına müsaade etmez. Kaldı ki, bunların diplomatik dokunulmazlığı da yok. O halde yapılan hareket doğru, ABD’nin yaptığı ise yanlıştır. Birleşik Devletlerin, en güçlü kurumu olan PENTAGON işin farkında. Türkiye ile ortak çalışmalarımız devam edecek diyor. Üstelik biz NATO ülkesiyiz, Pentagon da NATO’nun en güçlü ayağı ve Türkiye’nin değerinin de farkında. O halde askeri alanda ve Pentagon nezdinde girişimler artırılarak krizin çözülmesinde mesafe almalıyız. Hatırlayalım, Bill Clinton ABD Başkanıyken sözde ermeni soykırım tasarısı meclisten geçip önüne gelmişti. Allah’ı var Clinton bu işe hiç sıcak bakmadı, lakin Ermeni Lobisi ağır basınca neredeyse imzalayacak duruma gelmişti ki, dönemin Genel Kurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, dönemin ABD Genel Kurmay Başkanı Colin Powell’a mektup yazarak bunun iki ülke arasında tamiri mümkün olmayan yaralar açacağını ifade eden mektup yazdı. Pentagon bastırdı ve tasarı çöpe gitti. İşte ABD’de Pentagon o kadar güçlü. O halde biz de o gücümüzü askeri kanalları da kullanarak ve Türkiye’nin ABD’nin kaliteli dostluğu olduğunu onlara anlatarak meseleyi çözmeliyiz ve bütün bunları yaparken iktidarı ve muhalefetiyle de birlik ve beraberlik mesajları vermeliyiz.

 

Terzimi Severim

Bir bilgeye sormuşlar:

“Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?

“Terzimi severim,” diye cevap vermiş.

Soruyu soranlar şaşırmışlar:

“Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı? Neden terzi?”

Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:

“Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.

 

Biz Seni Uyanık Bilirdik

İstanbul’da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmıştı. Yaşlı kadın:

Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikayette bulunur. Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni:

-Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, yaşlı kadın :

Padişahım! Kusura bakma, biz seni uyanık bilirdik, onun için evimizde rahat uyuyorduk der. Bu cevap üzerine Kanuni utanarak :

-Haklısınız diyerek, kadının çalınan mallarının bedelini kendi malından öder.

 

Gülümse

Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı. Fakir adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar. Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir tebessümün sonucuydu.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ