Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65
bursa escort-beylikdüzü escort-bursa escort-istanbul escort-escort istanbul-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort-bursa escort

ÜNİVERSİTE SINAVLARI

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 19.10.2017
  • 154 kez okundu

Orta öğretimde TEOG’un kaldırılmasından sonra Üniversite sınavları içinde önemli bir teklif Bahçeli’den geldi. MHP Genel Başkanı üniversite sınavlarının kaldırılması teklifinde bulundu. Başbakan Yıldırım konuyu değerlendireceklerini ifade ederek açık bir kapı bıraktı. Geçtiğimiz yıllardan sarkan iki buçuk milyon öğrenci üniversite sınavlarına hazırlanırken bu dönemde de yenileri eklenince o sayı dört milyona dayanacak. Aslında teklif güzel, gençleri yeteneklerine göre üniversitelere yönlendirmek önemli bir adım olur. Kimi güzel sanatlarda başarılıdır, kimi matematikte, kimi tıpta. Eğer gençler yeteneklerine göre değerlendirilirse, müzikteki yeteneği tartışılmaz olan Değirmendere eski Belediye Başkanlarından Ertuğrul Akalın da belki kimya mühendisi olmazdı. Lakin konu uzun yıllara yayılabilecek bir çalışmayla çözülebilir gibi gözüküyor. Şimdi bir anda yaklaşık dört milyon öğrenciyi haydi buyurun kayıt olun deseniz mümkün değil. Önce alt yapılar hazırlanmalı, kaliteli eğitim verecek üniversiteler 81 vilayete ilçeleriyle birlikte dağıtılmalı, bu süreçler tamamlandıktan sonra da gençlerin sınavsız üniversiteye girme konusunda önlerinde bir engel kalmaz.

BARZANİ YALNIZ KALINCA

Şunu herkes çok iyi biliyor ki Türkiye dostlarına komşularına kem gözle bakmaz, kem söz de söylemez. Bu ülke gerçekten dost bir ülkedir. Çünkü insanlarının yapısında dostluk mayası vardır. Irak’ta bölgesel Kürt Yönetiminin Başkanı Barzani’ye ve oradaki halka en çok sahip çıkan yardım eden el uzatan hep Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı; maaş ödeyemedikleri dönemde yardım ettiklerini ifade etti. Ankara’da kendisi bir devlet adamı gibi ağırlandı. Sen kalk bütün bu iyilikleri unut, ahde vefayı da bir kenara bırakarak sadece İsrail’in desteğiyle yola çık referandum öncesi İsrail bayraklarıyla dolaş propaganda yap, miting yap ve “25 Eylül referandumundan geri adım yok” de. Sonra dünyada yalnız kal. Irak Anayasa Mahkemesi sözde referandumu yok saysın. Durup dururken sana kardeşim diye hitap eden Türkiye ile aranı boz. Bugün gelinen nokta ise, Barzani’nin yalnızlığından başka bir şey değil. 2003 yılındaki sınırlarına dönmek zorunda kalan Barzani orada süratle yalnızlaşırken bilecek ki halkının gerçek dostu Türkiye Cumhuriyeti Devletidir.

Kırık Vazo

Adam, karısına doğum gününde bir vazo hediye etti. Dar ağızlı, uzun, gösterişli bir vazoydu. Kadın, bu değerli ve pahalı hediyeyi çok beğendi. Onu evin en güzel yerine koydu. Ertesi gün alışverişten dönünce koyduğu yerde, sehpanın üzerinde göremedi. Kocasının, dün vazoyla birlikte getirdiği kırmızı güller vazonun içinden çıkmış, oturma odasında yerlere saçılmışlardı. Hemen seslenerek oğlunu çağırdı.

Yedi yaşından büyük göstermeyen bir erkek çocuğu koşarak yanına geldi. “Vazo nerede?” diye sordu oğluna. “Ben onu kırdım” dedi çocuk. “Parçalarını da toplayıp çöpe attım. Hiç bir yer kirlenmedi anne. Çiçeklere de bir şey olmadı.”

Kadın birden deliye döndü. Bir süre söylenip durdu. Bu sinirinin geçmesine yetmemiş olmalı ki, üç dakika sonra çocuğun yakasından tutmuş çılgınca sarsmaya başlamıştı. “Nasıl yaparsın! Baban onu daha yeni almıştı. Fiyatından haberin var mı?” Ardından bir tokat patlattı çocuğun suratına. Çocuk titredi. İkinci bir tokat yemekten korkar gibi elini kaldırıp indirdi.

“Ben onu kırmadım” diye itiraf etti aniden. Sol yanağı, yediği tokadın şiddetinden alev alev yanıyordu. “Orada koltuğun arkasında” derken göz yaşlarına hakim olamadı. Sonra koşarak odasına gitti. Kadın olduğu yerde kalakaldı.

-Acaba doğru muydu söyledikleri?!

– Gidip koltuğun arkasına baktı. Vazo orada duruyordu işte. Sapasağlamdı ve üzerinde bir çizik bile yoktu. Birden müthiş bir pişmanlık duymaya başladı. Çocuğuna vuran eli, tıpkı oğlunun sol yanağı gibi alev alev yanmaya başlamıştı.

Peki neden böyle bir şey yapmıştı. Neden vazonun kırıldığını söylemişti durduk yere. Düşünerek işin içinden çıkamayacağını anlayınca doğruca onun odasına gitti. Çocuk yatağa uzanmış, dizlerini karnına çekmiş, sırtı duvara dönük ağlamaya devam ediyordu. Annesi onu kaldırmaya çalıştı. Çocuk inat etti ve kendisini, onun kollarından kurtararak yine yatağa attı. Sonunda kadın pes edip, oraya öylece oturdu.

“Niye yaptın?” diye sordu. O da, yattığı yerden, doğrulmadan anlatmaya başladı. “Bu gün okulda bir çocuk, annesinin en güzel porselen tabağını kırmış. Annesi de ona çok kızmış. Ben de ona dedim ki, eğer böyle bir şey yapsaydım, annem bana hiç kızmazdı. Çünkü beni çok seviyor. O da, yaparsan görürsün dedi bana.” Sözlerini bitirince yine ağlamaya başladı.

Kadın en yumuşak sesiyle “Bebeğim,” dedi çocuğu kucağına alırken. Çocuk bu kez hiç itiraz etmedi. Usulcacık başını annesinin göğsüne koydu ve hıçkırarak ağlamaya devam etti. “Söz oğlum, bir daha bir şeyi kırarsan sana hiç kızmayacağım.” Bu vaat, çocuğun küskünlüğünü önlemek için oldukça iyiydi. Çünkü ikisi de her an evde bir şeylerin kırılabileceği ihtimalinin farkındaydılar.

“Hiç kızmayacaksın ama!” dedi çocuk.

“Hiç!” dedi annesi.

“Söz mü?”

“Söz oğlum, hiç kızmayacağım.”

Oğlu birden yataktan atlayıp, koridora koştu. İçeriden büyük bir şangırtı geldi. Kadın koşarak oraya gitti ve gördüğü manzara karşısında adeta bir şok yaşadı. Az önce pırıl pırıl parlayan o canım vazo şimdi paramparça olmuş, odanın her yerine dağılmıştı. Vazodan çıkan küçük bir süper kahraman maketi, parçalarla birlikte yerde duruyordu.

“Bu gün içine kaçmıştı” dedi çocuk. “Çıkartamadım, elim sığmadı. Söz verdin kızmayacaksın. Hem zaten tokatı peşin yedim.” Sonra maket oyuncağını kaptığı gibi dışarı fırladı. Arkadaşları oynamak için onu bekliyorlardı

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ