Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65
bursa escort-beylikdüzü escort-bursa escort-istanbul escort-escort istanbul-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort-bursa escort

AMERİKA NASIL BİR ÜLKE?

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 07.11.2017
  • 122 kez okundu

Bugün kendini dünyanın jandarması kabul eden ABD’nin 200 yıllık bir geçmişi var. Kıta öyle değil. ABD ise, devşirdikleri insanlarla büyük bir devlet oldum iddiasında. Peki öyle mi? Bugün hala beyaz polisler, siyah ABD vatandaşlarını acımasızca öldürüyorsa, bir kere millet olamamışlar demek. Özgürlük ve demokrasi ancak ülke içinde sağlanan birlik ve beraberlikle olur. Zenginlikleri ülke geneline yansıtamadığın sürece, farklı milletlerin ABD’li vatandaşlarını bir kültür zenginliği olduğunu anlayamazsınız. Sıra dış dünyayı sömürmeye gelince, işte orada başarılılar. Sürekli silah satıp, para kazanıyorlar. İnsanları birbirine kırdırıp, ülkeleri birbiriyle savaştırıp, oradan kazandıkları haram paralarla zengin olduk zannediyorlar. Derler ya, haram ille de çıkar. İşte önceki gün 26 yaşındaki bir ABD’li eski asker bir kiliseyi yaktı. Oraya sırf ibadet için giden aralarında bebek denecek çocukların da olduğu 26 masum insanı katletti. Dünyaya İslam’ı kötü göstermek için El-Kaide, DEAŞ ve Boko Haram gibi örgütleri kuran ABD onlar eliyle katliam yaptırıp, İslam’ı vahşi göstermenin çabası içerisinde olsa da, kendi ülkesinde acı gerçeklerle karşılaşıyor. Zaman zaman ABD’de okullar dahi olmak üzere, sapıkça katliam haberlerini izliyorsunuz. İşte ABD böyle bir ülke. En zengin de orada, en fakirde. Ama iş sapıklığa gelince, o konuda dünyanın hiç bir ülkesi ABD’nin eline su dahi dökemez. Çünkü stratejisini haksızlık üzerine kurmuş. Varlığını haksız savaşlar üzerinden insanları ve ülkeleri sömürerek sürdürmeye çalışıyor. Bakın, bütün bu canilikleri yaparken hedef hep Müslüman ülkeler. Bir tarafta Afganistan bir tarafta Irak, Suriye, Mısır, Libya, olmak üzere Afrika’nın Müslüman ülkeleri. Sonra dönüp kendi ülkesinde Müslüman olmayan kendi vatandaşlarının katliamıyla karşılaşınca, acı gerçekleri de görmüş oluyor. Irak’a Saddam’ın kimyasal silahları var diye müdahale ettiler, milyonlarca insan ABD’nin yüzünden hayatını kaybetti, Irak’ta da kimyasal silah çıkmadı, sonuçta Ortadoğu kan gölüne döndü. Ağlayanın malı gülene kar etmez derler, ABD işte aynen bunu yaşıyor. Barzani’yi İsrail üzerinden kaşıdı, ya tutarsa diyerek peşmerge Barzani’ye bir hamle yaptırdı, sonuçta Türkiye’ye tosladı. Ülkemizin kararlı tutumu ve taviz vermeyen yaklaşımıyla ABD’nin oyunu bozuldu. Barzani gitti, hem de ağır bir yenilgi alarak gitti. Şimdi Erbil’e sıkışmış durumda. Ne oldu? ABD’ye güvenmenin ağır faturasını hem Barzani hem de orada yaşayan kardeşlerimiz ödüyor. Neçirvan Barzani Ankara’ya gelmek için çabalıyor. “Türkiye bize her zaman iyilik yaptı, iyi ilişkiler kurmak istiyoruz” diyor. Adama demezler mi, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan sizleri defalarca uyardı, yanlış yoldasınız dedi, dinlemediniz. Yanlış hesap Bağdat’tan değil Ankara’dan döndü. Şimdi Türkiye’nin ağabeyliğine muhtaçlığınızı Ankara’ya gelmek istiyorsunuz. İşte ABD bu. Kendi menfaati için her şeyi yapar, sonucunda insanlar ölmüş, ülkeler yıkılmış diye bakmaz. ABD belki devlet oldu ama hala içindeki siyah beyaz kavgası nedeniyle millet olamadı. İşte bütün mesele bu.

 

Kim olduğunu bilmiyor

Uçak rötar yapmış Tek bir görevli oldukça uzun bir kuyruktaki yolcuların uçuşlarını tekrar düzenliyordu.

Aniden oldukça kızgın yolcu diğer bekleyenleri yararak geldi. Biletini masaya koydu “Ben birinci sınıf yolcuyum ve bu uçakta olmalıyım.” dedi.

Görevli yanıtladı: “Üzgünüm efendim size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım ancak öncelikle bekleyenlere yardımcı oluyorum ardından sizinkine bakalım.”

Yolcu ikna olmadı. Yüksek sesle herkesin duyabileceği bir şekilde bağırdı, ” Sen benim kim olduğumu biliyormusun ??”

Görevli gülümsedi, sakince mikrofonu aldı. Sesi tüm terminale verdi:

“Lütfen dikkat? Burada, 14. kapıda bir yolcumuz var ve Kim olduğunu bilmiyor Eğer kim olduğunu bilen varsa lütfen 14. kapıya gelsin.”

 

Suçluyu Bulmanın Pratik Yolu

Bir suç işlenmiştir ve polis tarafından olay mahallinde şüpheli görülen otuz kişi göz altına alınmıştır. Mağdur, suçlunun yüzünü ve belirgin bir özelliğini hatırlamadığını, ancak şivesinin Karadenizliyi andırdığını söyler.

Bu açıklama üzerine Karadenizli komiser Temel:

– Siz hiç merak etmeyin. Ben suçlunun kim olduğunu şimdi hemen ortaya çıkarırım, der ve emrini verir:

– Getirin şu dolaptaki kemençeyi!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ