Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

GARNİZON VE TAHTA MEKTEP

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 19.11.2017
  • 250 kez okundu

GARNİZON VE TAHTA MEKTEP

Gölcük’ün ilk büyük mahallesi Teneke Mahalledir. Garnizonun içerisinde çekilen evler olarak tabir edilen, Gölcük Tersanesini kuran büyük ustaların sımsıcak yuvaları. Ondan daha önce tahta mektep vardı. Bugün tam da Gölcük Tersane Komutanlığı içerisindeki döküm fabrikasının olduğu yerde, yani tam karşısında. Gölcük’ün ilk feyz yuvası, tahta mektepti. Annem ve rahmetli dayım orada okudular. Sonra Piri Reis İlkokuluna geçtiler. O tahta mektepte kimler okumadı ki? Ünlü Sanatçı Ajda Pekkan ve kardeşi Semiramis Pekkan, yine ünlü Sanatçı Salim Dündar, İstanbul Galataspor Kulübünde forma giyen Samim Akpınarca, İstanbulspor Forması giyen Parlak Hasan, Yönetmen Erdem Kral, Albay Kaya Arat, yine Albay Atilla Kanat, Ordu Pazarı eski Müdürü Saygın Hencan. Say say bitmez. Türkiye’ye mal olmuş bir çok isim tahta mektebin sıralarından geçti. Biliyorsunuz daha önce Teneke Mahallesi komitesi olarak dönemin Donanma Komutanı Veysel Paşa’ya gitmiş onu ziyaret etmiş ve 23 Nisan Parkı’nın olduğu yere yani eski Teneke Mahalle’nin bulunduğu mekana bir teneke ev yapılmasını sağlamıştı. Şimdi tahta mektep isteği var. Döküm fabrikasının yanı, o arazi boş. Tahta mektep oraya yapılabilir. Bu Gölcük için çok anlamlı ve önemli bir başarı olacaktır. Donanma Komutanı Ercüment Paşa bu konuda duyarlılık gösterirse tahta mektep sadece Gölcük için değil Türkiye için de önemli bir anı olarak tarihteki yerini alır. Yapılmalı mı, aslında tarihimize ve geçmişimize saygı çerçevesinde bu başarılmalı.

 

O Çekin Yeri

Barış Manço 24 Mayıs 1993 de konser vermek için Samsun’a gelir. O gün tüm hazırlıklar tamamlanır, konser alanı dolup taşmaya başlar.

Ama beklenmedik acı bir haber Manço’yu çok üzer. Elazığ Bingöl karayolunda 33 askerimiz teröristler tarafından kalleşçe şehit edilmiştir.

Barış Manço vatan evlatlarının şehit olmasına çok üzülür konsere çıkmama kararı alır. Dönemin belediye başkanı Muzaffer Önder‘e durumu izah eder ve sahneye çıkıp bu şartlarda konser veremeyeceğini söyleyerek Samsunlulardan özür diler.

Samsun Belediyesi bu konser için 100 bin lira harcamıştır.

Barış Manço bu zararı da karşılamak ister, belediye başkanına yazdığı çeki uzattığında Belediye Başkanı Muzaffer Önder’in verdiği cevap Manço’yu çok duygulandırır.

– O çekin yeri Mehmetçik Vakfı’dır.

Ruhları şad olsun.

 

Kardeş Kardeşe

Meydanlarda atıp tutan politikacılarımızdan biri hacca gitmiş. Hac farizasını yerine getirirken sıra gelmiş şeytan taşlamaya… Eline almış taşları, iç huzuru ile şeytan taşlamaya koyulmuş…

Ama o da ne? Taşın düştüğü yerden bir feryat, bir yakınma yükseliyor ki sormayın gitsin…

Şeytan hem ağlıyor hem de bir şeyler söylüyor.

Bizim politikacı merak etmiş, kulak kabartmış. Şeytan:

– Olur mu böyle olur mu, diyormuş, kardeş kardeşi vurur mu?

 

Aile Sevgisi Satmıyoruz

Genç bir çift şehrin en güzel mağazalarından birine girer. Genç karı koca; masaların üzerinde bulunan tavana asılmış veya gelişi güzel vitrinlere atılmış çeşitli renkli oyuncakları incelemektedirler.

Bunlar arasında ağlayan veya gülen bebekler de vardı. Ayrıca; elektrikli oyuncaklar pizza ve pasta pişirmeye yarayan minyatür mutfaklar da bulunuyordu. Yanlarına sevimli bir satış elemanı kızcağız yaklaşana kadar bir türlü karar veremediler.

Karısı satış elemanına; Bizim çok küçük bir kızımız var. Ancak biz bütün gün ve bazen akşamları da evde bulunmuyoruz dedi.

Kocası: Küçük kızımız pek az gülümseyen bir çocuk diye ilave etti.

Karısı: Bizim evde olmadığımız zamanlarda da onu mutlu edebilecek bir şey arıyoruz diye araya girdi ve Yani yalnız kaldığında da onu mutlu edebilecek bir şey diye ekledi.

Genç satış elemanı tatlı bir gülümseme ile:

Ancak biz aile sevgisi satmıyoruz

Siz siz olun çocuklarınızı sevgisiz büyütmeyin onların en çok size ailesi ihtiyaçları var bunu unutmayın.

 

Sığırcık Kuşu

Oğlu, güçlükle yürüyen babasını evlerinin yakınındaki parka götürür. Biraz yürüdükten sonra bir banka otururlar. Yanlarına bir sığırcık kuşu konar. Yaşlı adam oğluna dönüp;

– Bu ne kuşu oğlum?

– Sığırcık kuşu baba diye cevap verir genç adam

Kısa bir süre sonra yaşlı adam yine

– Bu ne kuşu oğlum?

– Sığırcık kuşu dedim ya baba diye biraz sertçe çıkışır babasına

Aradan bir kaç dakika geçtikten sonra yaşlı adam yine

– Bu ne kuşu oğlum? Diye bir kez daha sorunca genç adam biraz daha kızgın bir ses tonuyla

– Ya baba dalga mı geçiyorsun? Sığırcık dedim, bir daha sorma şunu! der. Bunun üzerine yaşlı adam

– Bundan yıllar önce, aynı bu parka gelmiştik. Yanımıza da bir sığırcık kuşu konmuştu sen tam 17 defa bu kuşun adını sormuştun, bende her defasında saçlarını okşayarak sığırcık kuşu olduğunu özellikleriyle birlikte sana anlatmıştım.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ