Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort escort kayseri kayseri escort bursa escort ankara escort

NE KAZANDIK , NE KAYBETTİK ?

Nagihan Özdil
Nagihan Özdil
  • 27.11.2017
  • 704 kez okundu

Tibet’in ruhani lideri Dalai Lama’nın bugün ki yaşam biçimimizi çok güzel tasvir eden bir şiiri vardır : “Çağımızın Paradoksu” adlı şiirinde Lama şöyle der :

“Evlerimiz büyüdü fakat ailelerimiz küçüldü.

Artık daha rahatız ama zamanımız az.

Öğrenim seviyemiz arttı fakat anlama yetimiz azaldı.

Daha fazla bilgili olmamıza rağmen, daha zor karar veriyoruz.

Daha fazla uzmanız fakat daha fazla sorunluyuz.

Daha fazla tedaviye rağmen daha az sağlıklıyız.

Ay’a gidip gelerek onca yolu kat ettik, ama caddeyi geçip yeni komşumuzla tanışmakla geciktik.

Daha fazla üretelim diye, yeni bilgisayarlar geliştirdik fakat daha az iletişim kurmaya başladık.

Çok uzun yol kat ettik ama kalitede bir o kadar kısa kaldık.

Fast Food ve uzun sindirim zamanı…

Anlamlar büyük fakat karakterler küçük…

Karlar yüksek fakat ilişkiler yüzeysel…

Şimdi artık penceremizde çok şeyin olduğu ama odamızda hiçbir şeyin olmadığı zaman…”

Dalai Lama’nın şiiri günümüzde değerlerin birbirleri ile yer değiştirmesi nedeni ile toplumda meydana gelen değişime işaret etmektedir.

Değerleri, bir banka hesabına benzetirsek eğer; iyi yatırımlar yapan kişinin hesabı ona kar getirecektir, ne kadar kar ettiği hemen anlaşılmasa da bu, ileri yaşlarda faydasını göreceği bir birikim olacaktır.

Doğaya ya da ailesine yatırım yapan kişinin;  bu yatırımların kendisine geri döneceğini bilmesi gerekir.

Değerlerde meydana gelen yıpranmanın en kötü tarafı, insanın sürekli bir doyumsuzluk içinde sıkışıp kalmasıdır. Beklentileri çok yüksek olan hırslı kişiler, güne adeta o günden alacakları varmış gibi uyanırlar.

Oysa, doğru değerleri hayata geçirebilen kişiler her günü kendilerine verilmiş bir armağan olarak görürler.

Uyandığı her her sabahın bir hediye olduğunu ve bu hediyeyi kendisine sunan bir varlığın olduğunu bilmek kişinin hayata karşı duyduğu sorumluluğua katkıda bulanacaktır.

Değerler, kişilerin ve toplumun iskeletini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar ne kadar sağlam olursa inanç da o oranda güç kazanır. Değerler, toplumun manevi dinamikleridir. Bu dinamiklerin kendini en çok gösterdiği yer ise insanların iç dünyasıdır.

Değerlerinize uygun bir yaşam sürmeniz dileğiyle…(Alıntı)

Sevgiyle kalın…

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ