Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

SİYASET VE İTTİFAK

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 17.11.2017
  • 133 kez okundu

MHP Liderli Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ilgili AK Parti’ye tam destek olacağını açıklamasından sonra gündeme önce %10’luk seçim barajının düşürülmesi, ardından da siyasi ittifaklar geldi. Günlerdir bunu tartışıyoruz, siyasi ittifaklara da hiç de yabancı değiliz. Daha önce MSP ile MHP’nin rahmetli Erbakan Döneminde, rahmetli Türkeş döneminde ittifakları olmuş birlikte seçime girmişlerdi. Şimdi Milletvekilliği Seçimlerine yansıması gündemde. Olmaz diye bir şey yok. Gayet te doğaldır. Eğer siyasi ittifaklar olursa o zaman seçimler de %10’luk barajın düşmesi söz konusu olmaz. Peki, %10’luk baraj devam ettiğinde CHP’nin dışındaki siyasi hareketler ne olacak? Mesela HDP, %10’luk barajı geçebilir mi? Meral Akşener’in Genel Başkanlığında kurulan İYİ Parti henüz net bir şekilde siyasetin içerisinde değil. Teşkilatlanmalarını tamamlama çabası içerisinde olan İYİ Parti kamuoyu araştırmalarında %10’un üzerinde bir oy potansiyeline sahip olacağı imajı verse de sonuçta şuan yapılan araştırmalar bunu net olarak göstermiyor. Peki, CHP ile İYİ Parti birlikte seçime girebilirler mi? Bunu zaman gösterecek desek te İYİ Parti Cumhurbaşkanlığı seçimi dışında mahalli idareler seçiminde de bu ittifakı sağlayabilir ama Milletvekilliği Genel Seçiminde CHP’yle aynı listeler üzerinden seçime gitmez. Çünkü bu İYİ Parti’ye zarar verir, kendini gösterme konusunda da kamuoyuna net mesaj veremez. Görülen o ki, önümüzdeki günlerde uyum yasaları sonrasında bunlar belli olacak. Peki, önümüzdeki sene seçim olur mu, 2019 beklenir mi; diye sorarsanız ben seçime her an hazır olun derim.

Kulakların Olsaydı Gözlük Takardın

Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır. kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukça hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma olanağı vermiştir. Gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır ama hiç yöneticilik deneyimi olmadığını görür ve birini işe almaya karar verir. Üç tane aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür. ilk aday oldukça iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar;

“Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?” adam yanıtlar,

“Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok.” adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar.

İkinci aday, birinciden de iyidir. konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar, “Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?”

Aday, “Evet” der, “Kulaklarınız yok!”

Adam üzgün ve kızgın, onu da dışarı atar.

Derken sıra üçüncü adaya gelir. Üçüncü bizim Temel. Tümünden de iyidir. (tabii ki) bütün sorulara mükemmel yanıtlar verir. Adam heyecanla sorar,

“Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?”

Temel, “Evet, kontakt lens kullanıyorsunuz.” der. Adam iyice heyecanlanmıştır,

“Çok iyi! bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?”

“Ula çok basit” der Temel… “Kulakların olsaydı gözlük takardın!”

Telefon

Genç adam, İstanbul’dan Ankara’ya otobüsle giderken, verilen molada hemen tuvalete koşturdu. Boş bir kabin bulup kendini oraya attı. Tam kabine girmişti ki, yan kabinden bir ses,

– Merhaba dedi. Adam şaşkın şaşkın,

-Merhaba diye cevap verdi. Ses devam etti:

-Nasılsın?

İlk defa başına böyle bir sey geliyordu… yine de şaşkın şaşkın cevap verdi:

-Sağ ol, iyiyim. Sen nasılsın? Ses sordu:

-Ne yapıyorsun?

Bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu. Başka bir şey söylemesi gerektiğini düşündü ve:

-Ben, İstanbul’dan gelip, Ankara’ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun? Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.

-Hayatım, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir geri zekalı var. Sana sorduğum sorulara cevap verip duruyor. Ben seni daha sonra ararım.

Hayat Müşterektir

Bugün iş dönüşü eve geldiğimde şu anki işimde 1.yılımı tamamlamam dolayısıyla “sizleri bi’ yemeğe götüreyim bugün hadi.” dedim annem, babam, kardeşime.

Hazırlandık, çıktık. neyse yemeğimizi de yedik. sohbet, muhabbet derken annemin de babamın da yemekten sonra içmeleri gereken ilaçlar var. Babam ceketinin cebine, annem çantasına davrandı.

İşte olanlar tam bu anda oldu. ikisi de ilaçlarını unutmuştu. Ama sadece kendi ilaçlarını unutmuşlardı. Annem babamın ilaçlarını, babam da anneminkileri unutmamıştı.

Ben şok oldum. şaşkınlıkla onlara bakarken onlar birbirlerine baktılar, sakince gayet normal bi’ şeymiş gibi güldüler, mutluydular. Bir elmanın iki yarısı olmak, hayat müşterek dedikleri tam anlamıyla bu olmalıydı. ilaçlarını içtikleri su bardaklarını tokuşturdular.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ