Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

KUDÜS ÜZERİNDEN BÜYÜK OYUN

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 06.12.2017
  • 133 kez okundu

Aslında dünyadaki bütün oyunlar Türkiye üzerine oynanır. Yöntemleri farklı mecralarda ilerlese de, hedef Türkiye ve büyük Türk Milletidir. ABD’nin Arap Baharı adı altında giriştiği kirli düzen şimdi asıl amaç ortaya konarak şekillendirilmek isteniyor. Dünyanın bütün devletlerinden beş kat daha fazla varlığa sahip olan Rothschild, Londra’dan Amerika eksenine kaydı. Son iki yüz yıldır Ortadoğu Coğrafyasının haritasını çizen İngiltere’nin demek ki bu konudaki son kullanma tarihi geldi ki, uygulayıcı planlar ABD üzerinden yapılıyor. Başkan Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağını açıklaması, büyük elçiliği Tel Aviv’den Kudüs’e alacağını ifadesi, bu oyunun startının verildiğinin göstergesidir. Kudüs Hz. Peygamberin arşa yükseldiği Mescid-i Aksa’nın bulunduğu yerdir. Amaç orasını başkent yaparak büyük İsrail projesini gerçekleştirmek, Yahudilerin kendi kendine sahiplendikleri vaat edilmiş topraklarda büyük İsrail Devleti kurmaktır. Irak savaşı, Suriye savaşı ve bölgelerin parça parça devletlere bölünmesi projesi aslında direk hedefin Türkiye olduğunun da kati bir gerçeğidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu açıkça ifade etti “Hedef Türkiye” dedi. Bilinen yüz bu. Bilinmeyen yüz ise, Türkiye’nin büyük bir devlet geleneğinden gelen güçlü yapısı ve çok güçlü bir ruha sahip oluşudur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bütün bu oyunların farkında olarak Lozan Anlaşmasıyla çizdiği Misak-ı Milli sınırları Kudüs üzerinden tehdit edilmeye çalışılmaktadır. ABD’nin aklı hala Sevr Anlaşmasındadır, onlar bölünmüş ve parçalanmış bir Türkiye hayaliyle yaşayıp, şimdi tam da sırası geldi diyerek, kirli oyunlarını Türkiye’yi sıkıştırmak amaçlı. Aslında hedefin direk iktidar ve Erdoğan değil, Türkiye olduğunu da izlemeye çalışmalarıdır. Biz bunları yemeyiz. Oyunların bu millet farkındadır. O halde gün milli çıkarlarımız konusunda Türkiye için seve seve deyip, ülkemizin menfaatlerini korumak, seksen milyondan aynı sesi yükseltmek ve bu vatanın yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ilelebet payidar kalması konusunda güçlü bir irade sergilemektir. Zarrab marrab hikaye. Hedef ve amaç Türkiye. O halde biz siyasette birbirimize ne kadar rakip olursak olalım, şunu iyi bilmeliyiz ki, tüm ülkenin seksen milyonun, seksen bir vilayetin tek rakibi Kudüs üzerinden Türkiye’ye oyun oynamak isteyen küresel güçlerdir. Ve biz öyle bir milletiz ki 18 Mart 1915’te Çanakkale ruhuyuz.

 

HOCANIN CEVABI

Bir gün Nasrettin hoca kedisini dere kenarında yıkıyormuş. Oradan geçen bir köylü ise Nasrettin hoca’ya sormuş:

  • Hoca sen bu kediyi yıkıyorsun ama iyi de bu kedi ölmez mi? Demiş.

Hoca:

  • Ölmez ona bir şey olmaz demiş.

Daha sonra köylü gitmiş. Nasrettin hoca yıkmaya devam etmiş. Bir de bakmış ki kedi elinde ölmüş. Köylü tekrar Nasrettin hocanın yanından geçer olmuş ve sormuş;

  • Hoca hoca ben sana ne dedim. Bu kedi yıkarken ölür dememiş miydim?

Hoca da bu lafın altında kalır mı? Yapıştırmış cevabı.

  • Ben yıkarken ölmedi ki sıkarken öldü, demiş.

O Dua Sende Bu Akıl Bende Olduğu Müddetçe…

Merhum bir gece evin damında bir ayak sesi duyup hırsız olduğunu anlar ve:

— Hatun geçen gece eve geldim, kapıyı o kadar çaldığım halde açmadın ben de şu duayı okudum ve ayın ışığına yapışarak yavaş yavaş bacadan girdim, der ve bir dua okur.

Hırsız Hocanın okuduğu duayı ezberler ve o da biraz sonra evdekilerin uyuduklarına kalbi kanaat getirince duayı okuyarak kendisini bacadan aşağı koyverir. Bir de bakarki kımıldar hali kalmamış, hurdahaş olmuş. Hoca Merhum hemen seğirtip:

— Hanım hırsızı yakaladım, çabuk ip getir diye bağırınca hırsız:

— Efendi kendini boşuna yorma, o dua sende, bu akıl bende olduğu müddetçe ben senin elinden nasıl olsa kurtulamam, der.

 

Baş Nereye Giderse Ayak Oraya Gider

Tarık Bin Ziyad, 19 Temmuz 1711’de, 12.000 kişilik ordusuyla İspanya’ya geçti. Askerlerini indirdikten sonra, bütün gemileri ateşe verip yaktırdı. Bu arada İspanya Kralı Rodric’in 100.000 kişilik ordusuyla üzerine geldiğinin haberini aldı.  Askerlerine şu tarihi sözü söyledir:

  • Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzden deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Düşmanın silahı, teçhizatı, erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elindeki sahip olabilecekleriniz vardır. Tarık Bin Ziyad, düşman asker sayısının kendi ordusundan sekiz kat fazla olduğu bu savaşı, kesin bir zaferle kazandı.Endülüs Emevileri’nin temelini attı ve adını tarihe yazdırdı.

Bu atasözü, askerlerine güvenen komutanın hedefinden ayrılmamasıyla ilgili söylenmiştir.

Alıntı: Nejla Sakarya

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ