Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

OKUMA-YAZMA HAKKIMIZ

Banu Devrim
Banu Devrim
  • 03.12.2017
  • 317 kez okundu

OKUMA-YAZMA HAKKIMIZ

İnsan,hayat boyu bir şeyler öğreniyormuş..

Bazen bir olaydan,bazen de birilerinden.

Geçen haftalarda,çok mükemmel ve özel birkaç kadınla tanışma imkanım oldu..

 

Hayat Boyu Öğrenme Kursları kapsamında açılan tüm kursların,insan ruhuna

yaptığı değişim ve onarımları büyük bir sevgiyle izleyenlerdenim.Bu amaçla açılan

yetişkinlere özel kurslar,onlara vaktiyle isteyip de yapamadıkları herşeyi hayata

geçirme imkanı sağlıyor.

 

Belediyeler ve Halk Eğitim Merkezleri,ihtiyaçlar ve istekler doğrultusunda  birçok

yetiştirme kursu açıyor.El Sanatları,dikiş,nakış,resim,seramik,hat,tezhip,pastacılık

vs.vs..Bunlardan en önemlilerinden biri de okuma-yazma kursları..

 

Okula başlamaları gereken bir dönemde bu hakları ellerinden bir sürü bahane

ile alınmış yüzlerce insan ..

 

Ben bu anlamda ,hep bunun eski zamanlarda olduğunu,şartların zorluğu ile

okuyamadıklarını düşünürdüm..Taa ki,bu güzel hanımlar ile tanışana kadar..

 

Gölcük Halk Eğitim Merkezi’nde açılmış olan okuma-yazma kurslarına katılan

çok değerli hanımları anlatmıştı Ümran Hocam..Halk Eğitim Md.Yrd.Sayın Ümran

Ceyhan’ın kadın emeğine olan hassasiyetini her zaman görmüş ve takdir etmişimdir.

Halk Eğitim Merkezi olarak da,eğitim konusunda tüm kurumun özel olarak çabaları

ve destekleri gururla izlediğim olaylardan.Fakat bu,bana sanki daha özel geldi..

 

Kurumda sık sık okuma- yazma kursuna katılan kadınların çok farklı ve özel

olduklarını duymuştum.

 

Ümran Hoca’mın uzun uzun bahsettiği hanımlarla tanışmak için can atıyordum..

Sınıflarına ziyarete gittiğimde,muhteşem tatlı öğretmenleri ile öğlen teneffüsündeydiler..

İçeri girdiğimde,bana bakan ışıl ışıl ve sevgi dolu gözleri ilk anda beni etkiledi sanırım..

İnanılmaz pozitif ve neşeli  ortam bana da iyi gelmişti.Tabi sohbete başlamak ve onları tanımak

için de can atıyordum..

 

Neyse,laf lafı açtı..İlk sorduğum,neden okuyamadınız? sorusu oldu..

Başlar öne eğildi ve gözler yaşardı..

Ve başladı hikayeler..

Saadet teyze,Trabzonlu..Yaşı 65..43 sene Almanya’da yaşamış..Yıllarca memleket hasreti

çekmiş.Evlatlarını okutmuş,son derece akıllı bir teyze..Memleketi  Trabzon’da annesi evde

çalışması gerektiğini düşündüğünden okula gönderilmemiş..Evin işleri ona yüklenmiş.Ev

onun için ,herşeyden korunacağı bir yer diye düşünülmüş..Evlenerek de,Almanya’ya gitmiş.
Son derece akıllı ve sohbeti güzel bir insan.Yıllarca hayatını sürdürmüş,ama bir yanı hep

eksik kalmış..

 

Güldane Yılmaz.73 yaşında..18 yaşında evlenerek Gölcük’e gelmiş.Onun okula gönderilmeme

nedeni de,sevgilisi olur da mektup yazar korkusu..Sanki sevgi kötü bir şey gibi…Keşke yazsa da,

içindeki sevgiyi kağıda dökebilseydi.Belki de koruma adına yapılan bu hareketin,ona neler

hissetireceği kimin umurundaydı ki..Belki de aynı şeyleri yaşamış bir anne,ya da katı kurallarla

sevgi sözünden korkan bir babanın mı..Fakat Güldane teyze.o çok korktukları sevgiyi gözlerine

yerleştirmiş,baktığınızda tüm ruhunu oradan görmenizi sağlıyordu.Neşeli,güleryüzlü ve son derece

akıllı ,hayata güzel bakan o güzel teyzenin hayatta karşılaştığı zorluklar bile,yüzündeki gülümsemeyi

alamamıştı işte..

 

Hanife Burak,Gölcük Ferhadiye Köyü’nden.O da  bağ ,bahçe işlerinden yollanmamış okula.O zamanlar,

yollar da kötü olunca,merkeze inmek zor denilerek evde bırakılmış..Hocalardan dini eğitim almış.

Son derece komik ve şakacı..Herkese yaptığı şakalar ile,mizahi  yönü güçlü bir teyze.Hatta daha ileri

gidip,yaptığı maskeler ile tiyatral bir yönü de var..Çocukken hep bahçe işlerine koşmuş,hayatı bu köyde

kısıtlı bir çevre içinde geçmiş..Yürüme mesafesinde olan merkeze inmek bile,onun için  arada yapılan

bir olaymış.O da,tüm bunlara rağmen evlatlarına sahip çıkan,şimdilerde de hasta eşine bakan ve bu

arada da okuma-yazma eksiğini tamamlamaya çalışan özel kadınlardan..

 

Ve en gençleri Fatma..Ağrı’dan gelmiş Fatma Aksan.Evlenerek gelmiş Gölcük’e..O da fiziki şartlar dolayısıyla

okuma hakkı elinden gidenlerden..Babasının kendisini çok sevdiğini ve hep iyi davrandığını anlattı bize.Şimdilerde

hasta olan ve okutmadığı kızının bakımına muhtaç baba..Okuma-yazma bilmemek bu gibi yerlerde daha

yoruyordu Fatma’yı..Hangi doktor,kaç numara,hangi ilaç diye herkese sormak gerekiyordu..İşte o zaman

belki de babası,keşke diyordu keşke yollasaydık kızımı okula..Ve bunları yaşamasaydı Fatma..

 

Sanki sohbet hiç bitmese dediğim özel anlardandı..Müsade istedim ve sınıftan çıktım.

İçimde tarif edemediğim bir hüzün oturuyordu sanki..

Hani düğüm düğüm olur ya boğazınız,yutkunamazsınız ve öylece kalırsınız ya,öyle birşey.

İşte karma karışık bir ruh hali ile,konuştuklarımızı düşündüm yol  boyunca..

 

Hayata başlarken en önemli haklarımızdan biriydi,okumak.

 

Ve düşünün ki, bu hakkınızı da sadece birileri öyle istedi diye elinizden alıyorlardı..En acısı da,o birileri

sizi en çok seven,sevmesi ve koruması gereken aileniz oluyordu…Herşeyin en doğrusunu bilmesi gereken

büyükleriniz yani..

 

Bunları yaparken de nedenleri neydi peki?

 

İş gücü kaybı,kız olmanız,namus ve canlarının öyle istemesi..

Şİmdilerde ise bu güzel insanların,onların kendilerine vermedikleri bu hakkı yine kendi çabaları ile

kavuşma istekleri..

 

Okuma heyecanı taşıyan ve bunun için büyük emek veren tüm özel hanımlara sonsuz sevgi ve saygılarımla..

 

Tabi onlara bu hakkı sağlayan HalkEğitim Merkezleri,Belediyeler,Milli Eğitim Müdürlükleri ve onlara

büyük bir sabırla bu işi öğreten o elleri öpülesi öğretmenleri Serpil Alagöz..

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ