Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort

ALLAH ORDUMUZU MUZAFFER EYLESİN – KOCAMAN DERS VERDİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 21.01.2018
  • 749 kez okundu

ALLAH ORDUMUZU MUZAFFER EYLESİN – KOCAMAN DERS VERDİ

Türk Ordusu İslam’ın son ordusu, bu ülke de son kalesidir. Dün sabah 90 bin camide ordumuzun muzafferiyeti için Fetih Suresi okundu. Bak, bu son derece güzel. Çünkü Türk Askeri aynı zamanda ezan sesleriyle doğmuş ve büyümüş bir askerdir. Belli ki biz o ezan sesini beş bin yıl öncesinden duymuşuz ki, 8. Yüzyılda bu millet Müslüman olmuş. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne göz diken hainlerin, Suriye üzerinden oynamak istedikleri oyunu bozduk. Dost görünümünde aslında Türk düşmanı olan ABD foyası çıkmış bir zehirli yılan gibi bizi sokmaya çalışsa da unuttuğu bu milletin şerbetli oluşudur. O şerbet, Yüce Rabbimin bizlere en büyük lütfu ve ihsanıdır. Beş bin yıllık devlet geleneğini güçlü ordusuyla bu günlere getiren Türkiye yenilmez ve hiç bir zaman bileği bükülmez büyük bir devlet, bu millet te çok büyük ve necip bir millettir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılıkla hareket edip, “Bakın biz bu oyunu bozacağız, Afrin’e gireriz, aklınızı başınıza alın” uyarılarına rağmen kırk dereden su getiren ve kıvıran ABD gördü ki, bu millete söyleyebilecekleri ve yaptırabilecekleri sınırlıdır. Türkiye “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” anlayışını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten almış ve bugünlere taşıyıp, yarınlara da aynı kararlılıkla taşıyacağını göstermiştir. Dün 81 milyon ama camilerde, ama evlerinde ordumuzun muzaffer olması için dua etti. Allah Silahlı Kuvvetlerimizin yar ve yardımcısı olsun. 81 milyonun duası ve ordumuzun çelikten iradesi her türlü savaşı kazanacak, her türlü oyunu bozacak güç ve kuvvettedir.

 

KOCAMAN DERS VERDİ

Esnaf Odası Seçimleri olmadan önce şöyle bir yazı yazmıştım; eğer bir odada veya bir kurumda yönetim boşluğu yoksa, o zaman birileri aday olurken iyi düşünmeli ne yaptığını niçin bir karar aldığını iyi anlamalıdır. Gölcük Esnaf ve Sanatkarlar Odasında neredeyse çocukluğundan beri odanın içinde olan çok büyük bir tecrübeye sahip Necmi Kocaman varken, başka adaya gerek var mıydı? Olmadığını geçtiğimiz Cumartesi günü hepimiz gördük. Aradaki oy farkı, üç beş değil; iki katından daha fazla. Bu da gösteriyor ki, esnaflarımız Başkan Kocaman ve ekibinden memnun. Zaten kongre günü salonun tıklım tıklım dolması, Başkanın konuşmalarının coşkuyla karşılanması seçimin sonuçlarını da erkenden ilan etmişti. Son derece dinamik bir yapısı olan Gölcük Esnafı her türlü sıkıntı ve güçlüklere rağmen, ayakta kalmayı başarabiliyor ise, bu esnafın işine sahip çıkma gayretinden başka bir şey değildir. Meslek Odalarıyla ilgili seçimlerde siyasi düşünce olmaz, oda içinden de siyaset yapılmaz. Gölcük Esnafı her siyasi partiden üyelerinin desteğini Necmi Kocaman’a vererek aynı zamanda önemli bir de ders verdi. Necmi Kocaman ve ekibi bu seçimlerden sonra çok ama çok daha güçlendi. Yıllardır tanıdığım Necmi Kocaman yorulmayan ve yılmayan bir adamdır, çok ta çalışkandır. İşinin hakkını verir ve seçimlerde de Gölcük esnafı kendisine o hakkı büyük bir farklılık göstererek ve fark attırarak vermiştir. Demek ki neymiş, Necmi Kocaman kolay lokma değilmiş.

 

Alfabe Duası

“Elif, be, te, se…”

Küçük bir çoban bir Cuma günü koyunları güdüyordu ki, ezanın sesini duydu.

Uzaktan, köy ahalisinin birer ikişer camiye doğru yol aldığını görünce:

“Ben de Rabbime yönelmeliyim? Ama O’na ne diyeceğim, nasıl ibadet edeceğim?” diye düşünmeye başladı.

Küçük çoban namaz kılmayı bilmiyor, ezberinde de ne bir sûre, ne bir dua bulunuyordu. Dizüstü yere çöktü, “Elif, be, te, se…” diye, duyduğu kadarıyla alfabenin harflerini saymaya başladı. Bu duayı birkaç defa etti.

Oradan geçen bir adam çocuğun sesini duydu ve çalılar arasından ona baktı. Diz çökmüş, elini açmış, gözleri kapalı bir çocuğun alfabeyi okuduğunu gördü.

Çocuğa:

“Burada ne yapıyorsun, küçük?” diye seslendi.

Çocuk “Dua ediyorum efendim” dedi.

Adam şaşkın bir şekilde:

“Niçin alfabeyi okuyorsun?” diye sordu.

Çocuk cevap verdi:

“Hiç dua bilmiyorum, efendim. Fakat, Allah’ın beni korumasını ve koyunlarımı güderken bana yardım etmesini istiyorum. O herşeyi bildiğine göre, harfleri yanyana koyar ve ne söylemek istediğimi bilir, diye düşündüm.”

Adam gülümsedi ve:

“Kalbini ferah tut” dedi. “İnanıyorum ki, Allah duanı kabul edecektir.”

KAYNAK : Selim Gündüzalp- Düşündüren Öyküler Zafer Yayınları

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ