Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,83 / Satış: 4,85
€ EURO → Alış: 5,66 / Satış: 5,68

GÜZEL İNSAN HÜSEYİN ÇAĞLAYAN

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 11.01.2018
  • 163 kez okundu

İnsanların yaşarken iz bırakabilmeleri, gök kubbede hoş bir seda bırakabilmeleri son derece önemlidir. Hayatınızda tanıdığınız değişik ve değerli insanlar vardır. Bu yazımda sizlere bahsedeceğim Hüseyin Çağlayan Türk Silahlı Kuvvetlerinde layıkıyla subaylık görevi yapmış çok değerli komutanlardan biridir. Ömrünün bir bölümünü turizm sektöründe geçiren burada da ciddiyeti ve hoşgörüyü temsil eden değerli ağabeyim; sohbetine doyum olmaz kişiliğiyle tüm dostlarına kendisini hem sevdirmesini, hem de saydırmasını bilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Ordusuna verdiği değerin en güzel temsilcilerinden olan Hüseyin Ağabey bana bir kitap hazırlığı içerisinde olduğunu ifade etti ve benden kendisiyle ilgili bir yazı yazmamı isteyince son derece mutlu oldum. Nazik kişiliği, zarafeti ve bilgiye dayanan güzel sohbetleriyle zaman zaman birlikte olduğumuz değerli ağabeyim; insana değer veren, sanata ve sanatçıya önem veren, güzel bir kişilik. İzmit Tarihinde önemli bir yeri olan geçmişe tanıklık eden ve onları en güzel ifadeleriyle bizlere aktaran bilgi hazinemizin güçlenmesini sağlayan Hüseyin Ağabey zaman zaman gazetemizde buluşup yaptığımız sohbetlerde tarih kokan anılarla bizleri o kadar güzel duygularla donatıyor ki istiyoruz ki her zaman Hüseyin Çağlayan’la sohbet edelim. İnsanları incittiğini hiç görmedim, bilakis özellikle yücelterek yaratılanların en şereflisi olan insana çok büyük değer veriyor. İsminin geçtiği yerlerde çok güzel duygular bırakan ve “O tam bir beyefendidir” dedirten toplumda kaç kişi var ki? Demek ki dolu dolu yaşamak ve güzel duyguları insanlara aktarmak, onların iliklerine işlemek, son derece önemli. Kitaplar insanların yarın da anılmalarını sağlayan önemli kaynaklar ve kültürel miraslarımızdır. O sayfaların içerisinde Hüseyin Ağabeyin hayatının da olduğu gerçeğiyle bu satırları kaleme alırken, diyorum ki; iyi ki varsın güzel insan Hüseyin Çağlayan.

Yamazan

Adamın biri yolda bir çocuk görmüş. Adını sormuş. Çocuk tam adını söyleyecekken:

– Dur dur! demiş adam. Ben tahmin edeyim senin adını. Sen sadece baş harfini söyle.

Çocuk “Y” demiş. Adam başlamış saymaya.

“Yunus” Çocuk kafa sallamış “Yakup” “Yılmaz” Çocuk kafa sallamış… “Yusuf” Çocuk yine sallamış kafa sallamış. Adam sinirlenmiş. Başlamış kız isimlerini saymaya.

“Yeliz?” Çocuk kafa sallamış. “Yeşim?” Çocuk kafa sallamış. En sonunda kızan adam.

-Ne ulan senin ismin?! demiş.

Çocuk cevap vermiş:

-Yamazan amca.

 

Geri Vites

Bir gün son model bir Mercedes’le Trabzon’a gelen Temel, arkadaşları ile muhabbete başlamış. Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye:

– Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba…

Böyle konuşulurken, iş iddiaya binmiş. Temel demiş ki:

– Ben arabamla Trabzon’dan Samsuna 3 saatte giderim.

Arkadaşları itiraz etmiş:

– Gidemezsin!..

– Giderim!..

– Yahu Trabzon Samsun arası 325 kilometre. Otobüsle hemen hemen 5 saatte gidiliyor. Sen 3 Saatte nasıl gideceksin?

Temel hemen arabasına binmiş ve arkadaşlarına seslenmiş:

– Gideyim de görün ula uşaklar!..

Arkadaşları sormuş:

– İyi de, biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz?

– Samsuna varınca telefon ederim.

– Samsundan aradığını nereden bileceğiz? Sen Samsuna varır varmaz filanca kişiyi bul, o bizi ev telefonuyla arasın.

Temel, adresi alarak yola çıkmış ve 2,5 saatte Samsuna varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon’a telefon etmişler. Şaşıran arkadaşları Temel’i kutlamışlar:

– Bravo Temel, iddiayı kazandın, tamam hadi geri gel!..

Başlamışlar Temel’i beklemeye. Aradan 5 saat geçmiş; Temel yok. Gece olmuş; Temel yok. Merak eden arkadaşları sormuş:

– Yahu, nerde kaldı bu?

Temel’in evine gitmişler, evde de yokmuş. Ertesi sabah herkes birbirine sormuş:

– Temel geldi mi?

Bu sorunun cevabı hep şu olmuş:

– Gelmedi!..

O gün de Temel efendi Trabzon’a teşrif etmemiş. Ertesi sabah sormuşlar; Temel yine yok. Öğleden sonra Temel’in geldiğini gören arkadaşları, merakla yanına gidip sormuşlar:

– Ula Temel, Samsuna 2,5 saatte gittin, 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım?

– Sormayın be uşaklar, yahu bu Almanlar ne geri zekalı bir milletmiş!..

– Ula, ne oldu?

– Şu güzelim arabayı yapmışlar; 5 tane ileri vites koymuşlar, ama 1 tane geri vitesi koymuşlar!..

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ