Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,03 / Satış: 4,05
€ EURO → Alış: 4,96 / Satış: 4,98
bursa escort bayan-escort beylikdüzü-bursa escort bayan-escort istanbul-escort istanbul-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort-bursa escort-kocaeli escort-atasehir escort-istanbul escort

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 16.03.2018
  • 201 kez okundu

Bu topraklardır bizim vatanımız. Dağlarında “Önce Vatan” yazar. Kimi otobüsler şöyle bir yazı okur, heybetli dağların en görünen yerinde DUR YOLCU. Evet, dur ve düşün. O topraklar aziz şehitlerin kanlarıyla sulandığı yerdir. Dünya durdukça var olacak bir millet ve devletin asil evlatları 18 Mart 1915’te yedi düvele karşı Çanakkale Geçilmezi gösterdiler. Bubir destandır, Türk Milletinin var oluş destanı. Kendilerini dünyanın en güçlü donanması olarak gören İngiliz ve Fransızlar yanlarına aldıkları dünyanın çeşitli memleketlerindeki toplama insanlarla üzerimize saldırdılar. Baktılar ki karşılarında bileklerini hiç bir zaman bükemeyecekleri ama elini öpmek zorunda kalacakları yüce bir millet var. Türk Milleti derler onun adına. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Yüzbaşı Hakkı Beyin Nusret Mayın kaptanlığında, Ali Haydar Öztalay Yüzbaşının bu torpidolar Fatma Anamın elinden olsun diyerek Muavenet-i Milliye gemisinden gönderdiği İngilizlerin Goliath Zırhlısını batıran savaşın başlangıcıyla, Seyit Onbaşı’nın cüssesinden üç kat daha ağır mermiyi manevi bir güçle kaldırmasıyla, her şeyiyle bir destan. Çanakkale Türk Milletinin haksız bir saldırı ve memleketi işgal girişimine karşı biz ölmeye geldik mücadelesidir. Bir tüfek arkasında yüz kahraman ecdat. En sondaki üç dakika sonra şehit olacağını bile bile kaçmadığı bir savaştan bahsediyorum. Çanakkale İngilizlerin kibirli savaş bakanı Churchill’in “Çanakkale’yi öğlenleyin geçerim, akşam da İstanbul’da İngiliz seferiyle çayımı içer, oradan Rus Çar’ına yardıma giderim” hayalini kurduğu bir büyük hüsrandır. Çanakkale hürriyet ve İstiklal arayan mazlum milletlere kocaman bir pencere ve güçtür. Ecdadın burası size haram dediği yerdir Çanakkale. Dünya siyasi tarihinin yeniden şekillendiği savaşın adıdır Çanakkale. Şimdi nereden bakarsanız bakın, 103 Yıl sonra da bizde aynı coşku var. Tarih kitaplarında sayfalarca yer alması gereken bir destandır Çanakkale. Merhum Cumhurbaşkanlarımızdan rahmetli Turgut Özal’la Japonlar arasında geçen bir konuşmada, Japonlar “Biz çocuklarımızı sık sık Hiroşima’ya götürürüz ki, geçmişi unutmasınlar” bunun üzerine rahmetli Özal’ın “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki” sözleri üzerine “Sizin de Çanakkale’niz var” sözlerini işittiği yerdir, 18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı. Bu ruhun devlet ebet müddet misali dünya durdukça yaşaması ve milletimizin ve devletimizin bekası için ayrı bir dersin adının yeridir Çanakkale Bugün bu topraklarda hür ve bağımsız yaşıyorsak, ay yıldızlı bayrağın adıdır Çanakkale. Yine Edirne’den Kars’a kadar, Sinop’tan Mersin’e kadar ve hatta Kıbrıs’ta hür yaşayan soydaşlarımızın rahat ettiği yerdir Çanakkale. Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım, diye yazmadı mı Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşında? Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım dendiği yerdir Çanakkale. Bu büyük millet ile savaşıp ta anılarında İngiliz ve Fransız Generallerin Türkler gibi asil bir milletle tanıştığımız yerdir dediği destanın adıdır Çanakkale. Düşmanına karşı dahi şefkatle bakan, merhamet dolu, asil bir ecdadın torunlarımızı rahat ettirdiği yerin adıdır Çanakkale. Tarihtir Türk Milletinin gerçek adı, tarihi Türkler yazar, Türk milleti gerektiğinde yeniler. Dünya tarihine altın harflerle geçen bir büyük mücadelenin adıdır Çanakkale. Bir milletin vatanını savunma adına bayrağını, inancını ve namusunu koruma adına yenilmezliğinin ve yenilmeyeceğinin gösterildiği yerin adıdır Çanakkale. Bugün 103. Yıl Dönümünde kahraman ecdadımız başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anarken; ne mutlu Türk’üm diyene.

 “CEVDET DEDE”

Balıkesir’de Ali Sururi İlkokulu karşısındaki boşlukta, eski ayakkabı tamircisi, kır, pala bıyıklı bir ihtiyar

olan Cevdet (Alkalp) dede vardı. Bir akşamüstü konu Çanakkale’ye gelince ağlamaya başladı. Ve devam etti…: “Rahmetli babam, Hafız Ali Çanakkale’de kaldığında, anamın karnında yedi aylıkmışım. Onu hiç tanımadım. Bir fotoğrafı bile yoktu. O günler çok zor günlerdi. Seferberliğin sıkıntıları, kuvayi milliye zamanı, işgal yılları, kurtuluş, yokluk, sıkıntı… Çocukluğumuz hep ekmek peşinde, sıkıntıyla geçti. Ama anam, benim çocukluğumdan itibaren her sokağa çıkışta, her nereye giderse yanıma gelir ve: – Oğlum ben pazara gidiyorum. Baban gelirse beni hemen çağır ha..!

– Ben teyzenlere gidiyorum.

Baban gelirse beni hemen çağır ha..!

– Ben komşulara gidiyorum.

Baban gelirse beni hemen çağır ha..! derdi. Anam babamı bekledi durdu.. Büyüdüm, dükkân açtım. Annem yine her bir yere gidişte dükkâna gelir, gideceği yeri söyler ve “Baban gelirse beni çağır ha..!” diye eklerdi. Aradan yıllar geçti. Anacığım ihtiyarladı. Gene hep değneğini kaparak bana gelir ve “Baban gelirse beni çağır ha..!” diye tembihlerdi.Günü geldi ağırlaştı. Ölüm döşeğinde bizimle

helalleşti. “Bana iyi baktınız, hakkınızı helal edin” dedi. Bana döndü yavaşça: “Baban gelirse ona: ‘Annem hep seni bekledi’ de!” dedi. Birden irkilerek doğruldu ve kapıya doğru gülümseyerek:

“Hoş geldin bey, Hoş geldin!” diyerek ruhunu teslim etti.”

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ