Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,10 / Satış: 6,12
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort escort kayseri kayseri escort bursa escort ankara escort

Çocukların Okul Başarısında Ailenin Rolü

Özlem Tek
Özlem Tek
  • 06.03.2018
  • 555 kez okundu

Çocukların Okul Başarısında Ailenin Rolü

Aile toplumun en küçük sosyal birimidir. Sağlam bir toplum yapısının oluşması sağlıklı ve güçlü aile yapısına bağlıdır. Sağlıklı ve güçlü aileler de, sağlam ve sağlıklı kişilikli bireylerle kurulabilir.

Anne­-babanın çocuk üzerindeki etki alanı oldukça geniştir. Anne­-babalar hem çocuklarına tüm ihtiyaçlarının yerine getirilmesinde en yakınında olan kişiler, hem de ilk öğretmenleridirler. İnsan kişiliğin gelişimsel temellerinin 0­-6 yaş döneminde atıldığı göz önünde bulundurulduğunda, eğitsel kimliğin belirlenmesinde anne­-baba rolünün önemi daha da iyi anlaşılmış olacaktır. Çocuğun aile içerisinde edindiği statü, kazandığı değer ve geliştirdiği kimlik; onun giderek toplum içerisinde kazanacağı kimliğin, statünün ve değerin belirleyicisi olacaktır

Yapılan araştırmalarda anne­baba bakımından mahrum büyüyen çocukların hem bedensel hem de ruhsal gelişmelerinin gerileyeceği hatta yaşamlarının tehlikeye düşeceği saptanmıştır. Öğrenci ailelerinin yanlış tutumu, ilgisizliği, baskıcı tutumu, sert davranmaları, yetersiz sevgi ya da aşırı ilgi göstermesi gibi durumlar öğrencilerin ders çalışmaktan soğumalarına, korku ve gerginlik duymalarına neden olabilmektedir. Ailesi yanında kalmayıp yurtta ve ya yatılı okullarda kalmak zorunda olan öğrencilerin, ailelerinin yanında kalan öğrencilere göre çok problemleri olabilmektedir

Öğrencinin okul başarısını etkileyen pek çok faktör vardır. Zekânın başarılı olmak için yeterli olduğunu düşünülse de farklı becerilerle desteklenmedikçe zekâ işlenmemiş bir elmas gibidir. Öğrenme-­öğretme sürecine ilişkin olarak okul başarısını artıran unsurları incelediğimizde okul başarısı üzerinde okul­aile işbirliğinin önemli bir etkiye sahip olduğunu görebilmekteyiz.

Okuldaki öğrenim başarısı başarılı bir insan olma yolundaki hazırlıkların sadece bir bölümüdür. Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir ki, bu bölümdeki başarının düzeyi ve kalitesi daha sonraki öğrenim başarısını etkileyebileceği gibi, kişinin hayattaki başarısının da önemli bir göstergesidir.

Başarısız öğrencilerin büyük çoğunluğu başarısızlık nedenleri olarak ilk sırada aileyi zikretmektedir. Aile içi uyumun, ailenin destekleyici yaklaşımının, çocuğuna yakın ilgi göstermesinin, çocuğunun çalışma ortamını düzenleyip ve planlamasının, çocuğunun başarısını övücü sözlerle desteklemesinin, çocuğunun başarısızlığında onu çalışırsan başarılı olursun sözleriyle yüreklendiren anne­baba tutumlarının ve ailenin okul etkinliklerine katılmasındaki çeşitliliğin okul başarısı üzerinde önemli etkileri vardır. Akademik başarısı düşük ve sınıfta kalma riski taşıyan öğrencileri diğer öğrencilerden ayıran en önemli etkenler, anne­-baba desteğinden ve ilgisinden mahrum olması, anne­baba arasındaki tutarsızlık ve geçimsizliğin olmasıdır. Eğitim açısından destekleyici yaklaşım içerisinde olan ailelere sahip çocukların okul başarısının daha yüksek olduğu görülmektedir. Aile özellikleri, öğrencinin okul başarısındaki en önemli çevre faktörünü oluşturmaktadır. Okul başarısının yarıdan çoğunun, ailenin katkısıyla gerçekleştiğini söylemek mümkündür.

Çocuğun ilköğretime başlamasıyla birlikte, öğrencinin okul başarısı üzerinde rol oynayan çevresel etkiler toplumun daha geniş bir kesimine doğru genişler. Fakat ailenin etkisi bütünüyle ortadan kalkmaz.

İletişimi kuvvetli olan aile ortamında büyüyen çocukların konuşma becerilerinin; cümle uzunluğu, soru sayısı, sözcük dağarcığı bakımından daha iyi durumda oldukları gözlemlenmektedir. Çocuklar okula başlamadan önce konuşma becerisini belirli bir oranda edinmiş durumdadırlar. Bu beceri de öğrencilerin okulda başarıya ulaşmasında büyük görevler üstlenir.

Okuma­-yazma öğretiminde, evde çocuğuna eğitim yardımı sağlayan ve bu gayeyle okul ve öğretmen ile iletişim halinde olan ailelerin çocuklarının okuduğunu anlama başarıları daha yüksektir.

Öğrencilerin evdeki öğretmenleri olan veliler önemli bir konumdadırlar. Okulda yapılan çalışmalar evde anne­-babalar tarafından da desteklenmediği sürece okul eğitiminde başarıya ulaşmak mümkün değildir. Anne­-baba ve okul işbirliği çocukları doğrudan ve dolaylı yollardan eğittikleri için, anne- babayı çocuğun evdeki öğretmenleri olarak ele almakta ve okulda öğretmen tarafından kazandırılacak olumlu bir davranış evde anne­baba tarafından kolaylıkla bozulabilmektedir. Anne-­baba ve öğretmenler, çocuklara elverişli bir öğrenme ortamı yaratabilmek için ortak bir çaba göstermelidirler. Çocuğun evde oluşan ilk öğrenme deneyimleri, okuldaki öğrenme girişimlerine destek sağlayarak, öğretmenin sınıf içi uygulamalardaki başarı şansını yükseltir. Bu sebeple öğretmenlerin de çocuğun aile ortamlarını iyi değerlendirmesi ve aile bireyleriyle düzenli iletişim halinde olması önemlidir.

Ebeveynler çocuklarının okul dışındaki öğretmenleridirler. Bu açıdan anne­-babaların, çocuklarının eğitim yaşantılarını nasıl destekleyecekleri önemli bir konudur. Ebeveynler çoğunlukla çocuklarının iyi bir eğitim alıp alamayacağı, okulda, sınavlarda başarılı olup olamayacağı konusunda endişe duyarlar. Öğrencilerin okul başarılarının artırılması ve başarısızlıkların en aza indirilebilmesi için okul başarısını arttırabilmek için anne baba olarak neler yapabileceğinizi inceleyelim.

-Bazen farkında olmadan çocuğunuza yönelik tutumlarınız onun özgüvenini zedeleyebilmekte ve kaygı düzeyini arttırabilmektedir. Bu sebeple de öğrencinin başarma isteği ve motivasyonu düşebilmektedir. Öğrencinin başarma isteğini, hevesini canlı tutabilmek için onun sınırlarına ve sorumluluklarına saygı duymak, başaracağına inanmak ve bu konuda ona güven vermek, kararlarını kendisinin almasına fırsat tanımak, etkili iletişim kurmak, başarısızlık durumunda onu yargılamadan dinlemek ve bu sonucun nedenlerini araştırmak ve çözüm bulmak gerekir.

-Her öğrencinin geleceği, okumak istediği okul ve bölümlerle ile ilgili hedefleri olmalıdır. Anne­-babalar da çocuklarının kapasitesini, ilgilerini, sorunlarını bilerek gerçekçi beklentiler içerisinde olmalıdırlar. Anne-­baba olarak onların hedeflerini küçümsemeden, yargılamadan dinlemeniz ve onları desteklemeniz önemlidir. Öğrenciler kendisinin belirlediği ve ailesinin de onayını aldığı hedeflere ulaşmak için daha istekli çalışır

-Hedef belirlerken çocuğunuzun seviyesinin çok üstünde veya çok altında olmamasına özen gösterilmelidir. Kendi performansının çok üzerinde hedefler onun çaresizlik yaşamasına, kendi seviyesinin çok altında kalan hedefler ise çalışma isteğinin azalmasına ve çalışmaya ihtiyaç duyulmamasına sebep olur.

-Ebeveynler bazı zamanlarda çocukları için yaptıkları fedakârlıkları farkında olmadan dile getirebilirler. Bu durum duygusal gerilim yaşamalarına neden olur. Çocuğa hissettirilen sevgi başarıya koşullu olmamalıdır. Çocuğa başarı durumu ne olursa olsun anne babası tarafından sevildiği hissettirilmelidir.

-Aile içi problemler, ilişkiler öğrenme yaşantısı ve motivasyonu doğrudan etkiler. Ailedeki problemleri yok saymak yerine, problemi kabul edip çözüm yollarının bulunması gerekir. Kendimizi yetiştirerek, geliştirerek, çocuk ve genç psikolojisi hakkında bilgi edinerek hayatımızda olumlu yönde değişiklikler yapmalıyız. Aksi taktirde kendimizde değişiklik yapmadan çocuklarımız üzerinde değişiklik yapamayız.

-Eş ve ebeveyn olarak sorumluluklarımızın bilincinde olmalıyız. Aile kurmak ve çocuk yetiştirmek ciddi ve sorumluluk gerektiren bir iştir. Hiçbir çocuk anne­babasını kendisi seçmiyor. Fakat anne­-baba çocuk sahibi olmayı kendileri tercih etmektedirler.

-Anne babalar zaman zaman onları başka arkadaşlarıyla, kardeşleriyle kıyaslama yoluna giderler. Ancak, çocuklar sürekli olarak eleştirilmeye, başka çocuklarla kıyaslanmaya başladıklarında, ders çalışmaktan biraz daha uzaklaşırlar. Kıyaslamak yerine çocuğa inanıldığını hissettirdiğimizde daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkacaktır.

-Ders çalışırken dikkatini dağıtan unsurları ders çalışma ortamından arındırmak konusunda onu teşvik etmek, çalışma ortamını kendi öğrenme biçimine uygun olarak dizayn etmesine izin vermek önemlidir.

-Çocukların okul ortamında kazandıkları becerilerin ev ortamında da pekiştirilmesi, geliştirilmesi, okul ve ev tutarlılığının sağlanması başarıyı arttırmada önemlidir

-Babalar tıpkı anneler gibi çocuğun eğitimden, yetiştirilmesinden birinci derecede sorumlu kişilerdir. Baba çocuğuyla ortak etkinliklerde bulunmalı, ilgisini göstermeli, sohbet etmeli, sorularını cevaplandırmalı, oyun oynamalı, derslerine yardımcı olmalı, kaliteli zaman geçirmelidir.

-Bazı anne ve babalar çocuklarını yetenekleri üzerinde zorlamaktadır. Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri göz ardı edilip “Okul-­dershane­-etüt­-test­-sınav” karmaşası içinde boğulmaktadırlar. Çocuklar sınav kazanma doğrultusunda şartlandırılmaktadır. Sonuçta başarısızlık olursa çocuğun kendine güvenini azalmakta ve gelecekteki hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. (Alıntı)

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ