Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,80 / Satış: 4,82
€ EURO → Alış: 5,59 / Satış: 5,61

EY ŞANLI ORDU, EY ŞANLI ASKER

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 18.03.2018
  • 222 kez okundu

EY ŞANLI ORDU, EY ŞANLI ASKER

Bir İngiliz Subayı Çanakkale Savaşı sırasında duygularını şöyle ifade ediyor; “Yaşları 13,14 ve 15 yaşında olan ölü Türk Askerlerini gördüm. Hepsinin yüzünde bir tebessüm vardı. İşte o anda savaşı kaybedeceğimizi anlamıştım.” İngilizlerin efsane Başbakanı Churchill “Hiç bir savaşı kazanacağımdan bu kadar emin olduğum anda kaybetmemiştim.” Çünkü 253 bin vatan evladı şehadete yürümüş, Peygamberle komşu olmuştu. Bu irade bizde yüzyıllardır var. Onun için bizim ordumuza şanlı ordu derler, askeri de şanlı askerdir. Türkiye üzerine Ortadoğu’ya ve bölgemize oyun oynamak isteyen emperyalist güçlerin bir türlü kavrayamadıkları budur. Bizde söz konusu vatan ise gerisi teferruattır. İşte Çanakkale Savaşının ve Zaferinin 103. Yıl dönümünde Afrin’e girdik. ABD ve uşakları gördüler ki Mehmetçiğin şanlı mücadelesinin karşısında direnmenin bir faydası yok. Oyunları bir kez daha bozduk. Bundan sonra oyun oynamak isteyenlere de neler olacağının ve neleri yapabileceğimizin mesajını verdik. Bin yıllık devlet geleneğine sahip olan yüce milletimizin son devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu devlet aynı zamanda İslam’ın son kalesidir. Dünya üzerindeki 2 milyara yaklaşan Müslüman nüfus, Türkiye var diye vardır. İşte bütün bunların bilincinde olan emperyalistlerin haçlı zihniyetiyle üzerimize gelmesinin kirli emeller peşinde koşmasının sebebi budur. Teknolojileri ne olursa olsun, savaş yürek ister. Milletimizin bu yüreği binlerce yıl öncesinden gelen ruhu yansıtır. Bugün Türkiye hiç bir komşusunun toprakları üzerinde gözü olmamasına rağmen o topraklardan bize gelecek, her türlü hainliği de tarihin çöplüğüne atacak güç ve kudrete sahiptir.

 

ŞİMDİ NE YAPMALIYIZ?

Gördük ki, Türk’ün Türk’ten başka dostu yok. Artık iyice idrak ettik ki, yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı. O halde herhangi bir saldırı ve terör tehdidi karşısında havada, karada ve denizde gerekli olan tüm silahları kendimiz üretmeliyiz. Bu alçakça oyunlar bize bunu gösterdi. Uçağımızı %100 kendimiz yapmalıyız. Tankımızı, gemilerimizi, her türlü savaş unsurunu %100 kendimiz üretmeliyiz. Hepimiz artık biliyoruz ki bugün dost görünen yarın düşman, bugün düşman görünen de yarın dost olabiliyor. Ülkelerin dostluk ve düşmanlıkları kendi çıkarlarına ve menfaatlerine dayandığına göre, Türkiye şanlı ordusunu, güçlü ordusunu çok güçlü silahlarla ve yerli malıyla donatmayı ve bunu en kısa sürede başarmayı gerçekleştirmelidir.

 

Şeytan’ın Yardımı

Adamın biri camiye gitmek üzere evinden çıkar, fakat karanlıktır ve giderken yolda ayağı takılır düşer, kalkıp üstünü silkeleyip evine geri döner, elbisesini değiştirip temiz kıyafetlerle tekrar yola çıkar, fakat yine düşer.

Yeniden eve gidip üstünü değiştirir ve yola çıkar. Yolda elinde lamba ile birini görür. Yolunu aydınlatan bu adamla beraber mescide doğru ilerlerler. Adam lambayı tutan kişiden namazı kendisinin kıldırmasını ister lambayı tutan adam ise kabul etmez.

Düşen adam ısrarla teklif eder tekrar red cevabını alınca merak edip sorar neden kıldırmıyorsun? Lamba tutan adam kendisinin şeytan olduğunu söyler.. Adam şok olur ve neden kendine ışık tutup yolunu aydınlattığını sorar; Şeytan der ki:

Seni düşüren bendim mescide gitmemen için ve sen ilk düştüğünde eve gidip elbiseni değişip tekrar mescide doğru çıkınca Allah senin tüm günahlarını affetti. Ben seni ikinci defa düşürdüm sen tekrar üşenmedin eve gidip elbiseni değiştin tekrar yola çıktın, bu defa Allah senin ehli beytinin günahlarını bağışladı.

Ben korktum ki üçüncü düşmende Allah bu kez tüm ülkenin günahlarını bağışlayacak ve benim onca uğraşım boşa gidecek. O sebeple senin güvenli bir şekilde mescide ulaşman için lambayla senin yolunu aydınlattım. Senin takvan aileni ve milletini felaketlerden korunmasına vesile olur.

Bütün hamd ve övgüler ancak Allah’adır.. Kuran-ı taşıdığında şeytanda baş ağrısı olur Onu açtığında şeytan yıkılır Onu okuduğunda şeytan solar ve bayılır Onunla amel ettiğinde şeytan yanından kaçar.

 

Bizi Aldatan Bizden Değildir

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) bir gün alış veriş için pazarda dolaşırken buğday satan bir adam gördü ve yanında gitti. Buğday çuvallarından birisine elini daldırdı ve alttaki buğdayın ıslak olduğunu gördü.

Bunun üzerine satıcıya alttaki buğdayın neden ıslak olduğunu sordu satıcı da;

“Onu yağmur ıslattı.” cevabını verdi.

Bunun üzerine Peygamberimiz;

“O ıslak kısmı insanların görmesi için buğday yığınının üstüne koysaydın ya! Bizi aldatan bizden değildir.” dedi.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ