Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,64 / Satış: 5,67
€ EURO → Alış: 6,50 / Satış: 6,53
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort

TEKİN HOCA’NIN ARDINDAN

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 14.03.2018
  • 513 kez okundu

Hayatta iyi insan olmak önemli. İşte size gerçek bir dost, ağabey, öğretmen ve adam gibi adam. Adı Tekin Erdem, Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi’nde hem Müdür Yardımcımız, hem de Beden Eğitimi Öğretmenimizdi. 70’li yılların başında liseye geldi, sert mizaçlı altın kalpli pırıl pırıl bir öğretmene kavuşmuştuk. Bizim hem arkadaşımız hem ağabeyimiz, hem de fırtınalı günlerde sığınacağımız bir limandı Tekin Ağabey. Nice öğrenciler yetiştirdi, yüzlerce binlerce öğrencinin üzerinde hakkı vardır. Kırk yıldır hiç irtibatımızı kesmedik. Bizi sık sık ziyarete gelir, hal hatır sorar, bizde Hocamızı saygıyla karşılar ve ellerini öperdik. Sporcu bir adamdı, ona bırakın hayattan göçmeyi, hasta olmayı bile yakıştıramazdık. Lakin hayat böyle değil, bir varmış bir yokmuş misali. Bir kaç yıldır, hastalıklarıyla mücadele eden Tekin Hocamız, onca sıkıntısına rağmen yine de dostlarına karşı güler yüzlü ve enerjikti. Dün öğleden sonra, Adnan Zeytinoğlu’nun telefonuyla vefat haberini aldım. Okul günlerimizden bu güne kadar hocamla ağabey kardeşliğimiz bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Henüz daha erken yaş diyebileceğimiz 74 yaşında hem dostlarına hem de dünyaya veda edip, ahiretteki yolculuğuna başlarken, geride her zaman kendisini sevgi ve saygıyla yad edecek binlerce talebe bıraktı. Ruhun şad mekanın Cennet olsun değerli hocam değerli ağabeyim mümtaz insan tekin erdem.

Sizin için mutluluğun anlamı ne?

Herkese Merhaba,

Yıllar önce Tayfun Talipoğlu, Bamteli programında Anadolu’nun ücra bir köyünde oldukça yaşlı bir Amca ile röportaj yapıyordu. Amca içinde bulundukları imkansızlıkları anlattıkça, Tayfun Talipoğlu’nun yüzündeki hüzün ve üzüntü hızla artıyordu.

Sonunda Tayfun Talipoğlu

“Amca mutlu musun?” diye sordu.

Amca birden sinirlendi ve

“Mutlu değilim dersem Allah benden razı olmasın!” dedi.

Mutluluğun azlıkla, çoklukla, sahip olduklarınızla alakası olmadığını anlatan bu çok anlamlı yanıt, daima aklımdadır.

Hepimiz insanız ve insanın doğasında üzülmek, ağlamak, neşelenmek ve tabii mutlu olmak da var.

Zaten bunların hiç biri olmasa insan olduğumuzu anlamamız çok zor olmaz mıydı.

Mutlu olmak için bir şeyleri beklemek, hedefler koymak yerine; sizi mutlu edecek hayallere giden yolda her gün bir adım atmak daha kolay değil mi?

Sizin için mutluluğun anlamı ne?

Hiç düşündünüz mü?

Ben her zaman düşünüyorum ve beni mutlu edecek bir şeyleri hep buluyorum.

Bizlere bugüne kadar öğretilen, meli malı’ları yapmak yerine, iç sesinizi dinleyerek, arada bir, kuralların dışına çıkarak, istediklerinizi yaparak mutlu olmak istemez misiniz?

Durun ve düşünün;

Mutluluk HER ŞEYE sahip olmak mı?

Yoksa sahip olduklarınızı HER ŞEY yapabilmek mi? (ALINTI)

 

Seni Yarattım

Bir gün, çelimsiz, küçük bir kız çocuğu, sokağın köşesine oturmuş; yiyecek, para, ya da alabileceği herhangi bir şey için dileniyordu. Üzerinde yırtık, pırtık giysiler vardı; yüzü gözü kir içinde ve perişan bir haldeydi.

Kız dilenirken, sokaktan genç, canlı ve iyi görünümlü bir adam geçti. Kızı fark etmişti ama belli etmemek için dönüp ikinci kez bakmadı. Büyük ve lüks evine, mutlu ve rahat ailesinin yanına geldiğinde, çok güzel hazırlanmış akşam sofrası onu bekliyordu. Fakat az sonra düşünceleri tekrar o fakir kıza takılı verdi.

Duyguları bir şeylere itiraz ediyordu. Sonra kolay yolu tercih etti ve itirazlarını Allah’a yöneltti. Böyle durumların var olmasına izin verdiği için…

Ve şöyle bir cümleyle yakındı içinden:

“-Böyle bir şeyin olmasına nasıl müsaade ediyorsun? Neden o küçük kıza yardım için bir şeyler yapmıyorsun Allah’ım?”

Sonra ruhunun derinliklerinden gelen bir cevap işitti:

“-Yaptım. Seni yarattım!”

 

Ben Leylayı Düşünürken

Bir gün Mecnun çölde Leyla’yı düşünerek gezerken namaz kılan bir adamı fark etmez ve önünden geçer…

Namazı bitirdikten sonra adam: “Ey Mecnun beni görmüyor musun da namaz kılarken önümden geçiyorsun?”

Mecnun: Ey fani ben Leyla’yı düşünürken seni görmedim, Sen Mevla’yı düşünürken beni nasıl gördün?

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ