Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,72 / Satış: 4,74
€ EURO → Alış: 5,52 / Satış: 5,54

GÖLCÜK HABER SİZİN NERENİZE BATTI?

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 19.04.2018
  • 478 kez okundu

Kimilerinin 32 yıldır, Türkiye’nin en iyi Yerel İlçe Gazetesi seçilen ve en anlamlı ödülü alan, Gölcük Haber’e karşı bir gıcıklığı vardır. Lakin bu millet bizi iyi okur ve o okurlarda Gölcük Haber’e adam gibi sahip çıkar. Şimdi seçim dönemi ve hiç kimse kendi kendine hareket etmiyor. Dolayısıyla buradan artık gerektiğinde isimlerde yazarak o gıcıklıkların nelerden kaynaklandığını da anlatacağım. Dürüst, tarafsız gazetecilik yapmak, sayfaları gazeteciliğin sorumluluğu bilincinde her kesime açmak önemlidir. Haksızlıkların karşısında haklıyı savunurken, sahip çıkarken, kimlerin ne tür şerefsizlik yaptığını da bu millet iyi bilir. Dedik ye artık kimse tek başına hareket edemeyecek dolayısıyla herkes de kendine adam gibi çeki düzen verecek. Benden hatırlatması.

TÜRKİYE TARİHİNİN EN ÖNEMLİ SEÇİMİNİ YAPACAK

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin seçimler bu yıl yapılmalı ve 26 Ağustos’ta olmalı çıkışından sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya gelmesi, büyük bir heyecan uyandırmıştı. Öyle ya, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliğine bir buçuk yıl kala, bu çıkış çok önemliydi. Büyük buluşma sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimlerin yirmi dört Haziran da yani iki ay daha önce yapılacağını açıkladı ve bu konuda Bahçeli’yle ortak karar aldıklarını ifade etti. Türkiye Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemini yirmi dört Haziran da oylamaya sunacak. Bir yandan muhalefet partileri, diğer yanda Cumhur İttifakını oluşturan AK Parti ve MHP. Tüm gözler CHP’nin çıkaracağı adayda. İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener’i aday gösterecek bu belli. CHP’nin adayının İlhan Kesici olacağı önce ki gün ki bir televizyon programında Nagihan Alçı tarafından ifade edildi. Birinci tur da adaylar elli artı bir alamazsa ikinci tur bir hafta sonra yapılacak. Şimdi burudan şifreleri sizlere verelim. Yirmi dört Haziran da Üniversite sınavları var. Bu sınavlar iki gün üst üste yapılıyor ve otuz Hazirandan, Temmuz’a ertelendi. Bunu bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan ifade etti. Buradan da çıkan sonuç işin birinci turda biteceği şeklindedir.

HAYAL VE GERÇEK

Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası.

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev , tam kalbinin sesiydi…

İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör”, uyarısı vardı.

Neden 0 aldım, diye merakla sordu hocasına çocuk.

Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal, dedi hocası.

Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız. Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.”

Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.

Oğlum, dedi babası; “Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!”.

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına .

“Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin… Ben de hayallerimi…”

 

Marangoz

Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi ve büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek planından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki. Müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı.

Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne talihsizlikti!..

İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzatırken şöyle demişti:

“Bu ev senin, sana benden hediyeʺ.

Marangoz şoka girdi. Ne kadar utanmıştı!… Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı?…

Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz. Marangoz biziz.

Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikeriz. ʺHayat, bir kendin yap tasarımıdırʺ demiştir biri. Bugün yaptığımız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağımız evi kurar.

Öyle ise onu akıllıca kurmalıyız.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ