Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,55 / Satış: 5,57
€ EURO → Alış: 6,39 / Satış: 6,41
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort

PARA BİR DİN MİDİR ?

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 15.04.2018
  • 238 kez okundu

PARA BİR DİN MİDİR ?
Söze tabi ki değildir diye başlayacağız ama o halde şu söz niçin söylenir, onların dini imanı para. Napolyon da öyle dememiş miydi. Para para para. O halde dünyada ki savaşların ardında bugün para yatıyor. Nimetlerden faydalanma konusunda en fazlasını alıp, en arsız olma hayalleri, birde şöyle derle; parayla imanın kimde olduğu belli olmaz. Bu da doğru. Parasını gizleyenin, kimseye göstermeyenin servetini ben ne bileyim zaten banane. Ama imanın kimde olduğu belli olur. Haram yemeyen, dürüst olan, hakkı hukuku savunan, insanları seven, komşusu açken tok yatmayan iman sahibidir. Etrafımızda ki olayların yegâne sebebi güç savaşıdır. Orta doğuda ki enerji kaynaklarına sahip olup, dünyadaki güç dengelerini korumak gerektiği zamanda değiştirmek içindir. Böyle düşündüğünüz zaman ortaya dinlen, imanlan alakası olmayan materyalist bir felsefe ortaya çıkıyor ki, çocuk ölmüş, kadın ölmüş, adam ölmüş, onların hiç umurunda olmaz. Varsa yoksa daha çok para kazanıp daha çok güçlü olmaktır. Bugün aslında dünyaya baktığımız da güçlü olmayanların sürekli ezildiğini veya ezilmeye çalışıldığını görüyorsunuz. Para kazanmak için ölüm kusan silahlar ne yazık ki sürekli demokrasi havadisi kesilmeye çalışan ülkeler ve onları yöneten güçler tarafından ortaya çıkıyor. Benim demokrasi inancıma göre sistemin özü azınlığın çoğunluğa karşı bir fırsatının olması demektir. Lakin bütün bunlar silah ve para yoluyla değil, özgür fikir yoluyla olmalıdır. Amerika ilk okul çocuklarından başlamak kaydıyla İslam’ı kötülüyor, terörle eşit hale getirmeye çalışıyor. Ne enteresandır ki bir Amerikan vatandaşı kadın, sırf kendisi Müslüman olduğu için İslam adına bir katili affedebiliyor. Bak işte buradan çıkan sonuç imanın kimde olduğunun en büyük kanıtıdır. İmanı olan Müslümandır. Zaten iman edende Müslümandır. O halde para bir din midir sorusunun cevabını kendi kendinize bir yorumlayın bakalım.

Hesapta Kralız
Ormanın birinde Aslanlar toplanmış. “yahu” demişler, “hesapta kralız,
açlıktan öleceğiz birader ….
Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; Fillere saldırsak, fazla büyük…
Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor,
Ee balık yakalayacak halimiz de yok…
N’aapsak? ”
Bir tanesi “en iyisi, öküzlere saldıralım” demiş,
“iri yarı görünüyorlar ama ne pençeleri var, ne dişleri diş… Tam dişimize göre!”
Olur mu? Olur.
Hücum!
Ama evdeki hesap çarşıya uymamış;
Öküz, öyle yabana atılacak hayvan değilmiş meğer…
organize oluyorlar, topluca savunma yapıyorlar, püskürtüyorlarmış.
Aslanlar aç bilaç.
N’aapsak, n’aapsak?
“tilkiye danışalım” demişler.
Tilki “kolay” demiş,
“beni, öküzlerin yaşadığı zengin otlakların prensi yapın, işinizi halledeyim…”
Kabul etmişler.
Tilki, elinde beyaz bayrakla öküzlere gitmiş,
“saygıdeğer öküzler” demiş,
“aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar…
Ama; Şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o…
Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü,
Kurtulun kardeşim, huzur içinde yaşayın!”
Öküz heyeti düşünmüş taşınmış,
“bana dokunmayan yılan bin yaşasın” Mantığıyla, verivermişler sarı öküzü…
Aslanlar da afiyetle yemiş.
Bir gün, iki gün ….
Tilki gene gelmiş.
“bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz” demiş
Ve eklemiş:
“ama şu var ya benekli öküz, benekli öküz,
O burada olduğu sürece size rahat yüzü yok arkadaş,
Canları çekiyor, verin, kurtulun!”
Öküz heyeti düşünmüş,
“otlağın selameti için”
Teslim etmiş benekli öküzü…
Üç gün, dört gün…
Tilki gene gelmiş.
Kuyruğu uzun olanı…
Burnu beyaz olanı…
Tombul olanı…
Tek tek alıp, gitmiş.
Otlak seyrelmiş.
Semirmiş aslanlar.
Günlerden bir gün… Artık tilki gelmemiş!
Gerek kalmamış çünkü.
Doğrudan aslan gelmiş.
“hanginizi istiyorsam,
Canım hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz,
Adamı hasta etmeyin” demiş.
Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler,
“keşke sarı öküzü vermeseydik” demiş ama iş işten geçmiş.

BİR KÜÇÜK TEBESSÜM
Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar. Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir TEBESSÜMSÜN sonucuydu.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ