Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,72 / Satış: 4,74
€ EURO → Alış: 5,52 / Satış: 5,54

VATANDAŞIN DERDİ SEÇİM DEĞİL

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 11.04.2018
  • 187 kez okundu

Siyaset daha şimdiden 2019 Seçimlerine odaklanmış durumda. Önümüzdeki yılın Mart ayında Yerel Seçimler, Kasım ayında da Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri yapılacak. Konuşmalar, yorumlar, haberler seçimlerin sanki bu yıl yapılacağı şeklinde. Siyasi kulisler Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimlerinin öne alınıp bu yılın Kasım ayında yapılacağı söylentileriyle çalkalanırken, iktidar sürekli olarak seçimlerin önümüzdeki yıl yani zamanında yapılacağını söylüyor. Öyle mi olur, böyle mi olur bilemeyiz. Biz de malumunuz üzere çıkıp sokakta vatandaşa sorduk. “Erken seçim olur mu? Böyle bir beklentiniz var mı?” diye. Kiminle konuştuysak halkın gündeminde seçimin olmadığını gördük. Esnaf piyasaların canlanması derdinde, emekli “Temmuz ayında nasıl bir zam alırız, bayramlarda birer maaş ikramiye verilir mi?” bunların derdinde. Yine haberlerde refah payından bahsedildi. Şimdi emekli bir de onu düşünmeye başladı. O halde siyaset halkın beklentileri doğrultusuna gitmeli. Türkiye’nin içte ve dışta bu kadar sorunlar varken, iktidarıyla muhalefetiyle seçim tartışmalarını ya kesmeli ya da “Evet arkadaş bu yılın Kasım ayında önce Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimi ardından da Yerel Seçimler yapılacaktır” demeli. Hepimiz biliyoruz ki piyasalar seçimi tedirgin bir şekilde karşılar. Yapılacak mı yapılmayacak mı? Seçim öncesi nasıl vaatler verilecek? Kim ne söyleyecek? Herkes bunlara odaklanır ve kafalar karışır. Biz Gölcük’ten sorumluyuz, işimiz Gölcük’te kamuoyunun nabzını tutmak. İşimizi yaptık. Vatandaş benim gündemimde seçim yok diyor. Peki, vatandaşın dediği mi sonuç olarak ortaya çıkacak, yoksa Kasım ayında erken bir Genel Seçimle karşı karşıya gelecek miyiz? Bunu anlamak için sinyaller bu ayın içerisinde veya Mayıs ayının ilk haftasında verilir. Bekleyip görelim.

 

Deve

Bir gün bir Yahudi, yanına iki de yalancı şahit buldu, Peygamber efendimize gidip dedi ki:

-Senin Eshabından şu zat, benim devemi çaldı. İşte şahitlerim de burada.

Peygamber efendimiz şahitlere sordu, (Evet, bu deve bunun) dediler. Bunun üzerine Eshab-ı kiramdan o zatı çağırdı, dedi ki:

-Bak, hakkında şikâyet var.

-Ne oldu ya Resulallah?

-Sen bu gece bir deve çalmışsın.

-Ben mi, kimin devesini?

-İşte bu Yahudi’nin devesini…

-O deveyi ben satın aldım, çalmadım yâ Resulallah.

-Devenin onun olduğuna dair şahitler var, peki deveyi satın aldığına dair senin şahidin var mı?

-Ya Resulallah, ben deveyi daha yeni aldım, gören, bilen yok. Şahitler satın aldığımı bilmedikleri için deveyi hâlâ onun sanıyorlar.

-Satın aldığına dair şahidin yoksa deve Yahudi’ye verilecek.

Hem deve gidecek, hem hırsızlık yaptı diye, gerekli ceza verilecek, ele güne rezil olacak…

O sahabi, (Yâ Resulallah bana iki dakika müsaade eder misin?) dedi. Sonra bir tarafa gitti, iki rekât namaz kıldı, elini açıp şöyle dua etti:

(Yâ Rabbi, ben her gece uyumadan önce, Resulullaha hiç aksatmadan, hep on salevat-ı şerife okudum. Eğer bu senin indinde makbul olduysa, beni bu sıkıntıdan kurtar!)

Dua edip gelir gelmez, deve ayağa kalkıp, (Yâ Resulallah bu Yahudi yalan söylüyor. Deveyi bu zata sattı. Ben bu zatın devesiyim) dedi. Deve konuşunca, Yahudi korkup, deve nasıl konuşur diye kaçtı. Şahitler de kaçtı. Peygamber efendimiz o Müslümana sordu:

-Sen Allah’a nasıl dua ettin de, deve konuştu?

-Yâ Resulallah, benim bir âdetim var, her gece yatmadan önce muhakkak size on tane salevat-ı şerife okurum. İşte Allahü Teâlâ bu on salevat-ı şerifeyi kabul etti ve deveyi böyle konuşturdu.

Peygamber efendimiz bunun üzerine buyurdu ki:

-Sen ki, bana her gece on salevat-ı şerife okuyorsun, Allahü teâlâ dünyadayken seni nasıl kurtardıysa, ahirette de Cehennemde yanmaktan kurtaracaktır.

O halde, dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulmak için, hiç olmazsa on kere salevat-ı şerife okumadan yatmamalıdır. Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:

(Cebrail aleyhisselam, Yâ Resulallah, “Sana kim salevat okursa, 70 bin melek ona salât okur. Meleklerin salât okuduğu [dua ettiği] kimse Cennet ehli arasına girer” dedi. İşi güçleşen, salevat okumayı çoğaltsın! Çünkü salevat, bütün sıkıntıları giderir, rızıkları artırır, işlerin hayırla bitmesini sağlar. Salevat, Sıratta nur; salevat okuyan da nur ehli olur. Nur ehli olan da Cehennem ehli olmaz.)

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ