Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 6,88 / Satış: 6,90
€ EURO → Alış: 7,83 / Satış: 7,86

GÜNGÖR YILMAZ VE AYŞE GÜVEN’LE RAMAZAN SOHBETİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 08.06.2018
  • 201 kez okundu

GÜNGÖR YILMAZ VE AYŞE GÜVEN’LE RAMAZAN SOHBETİ

Dostlarla Ramazan sohbetleri yapıyoruz eski Ramazanları anıyoruz. İki güzel insanla iki güzel Ramazan Sohbetim oldu. Birincisi ilçemizin marka optikçilerinden Güngör Yılmaz ve yine Yılmaz’ın Koordinatörlüğünü yapan Ayşe Güven hanım. Ne kadar da özlemle anıyoruz eski günleri. Güngör Yılmaz diyor ki “Ben çocukken Ramazan günlerinde annem yumurtalı tekerlekli pide yapardı, sahurda yerdik. Komşular birbirine çağırırdı. Şimdi ne yazık ki dışarıda bir yerlerde iftar hatta sahurlar oluyor. Davul her zaman vardı. O dönemde evlerimiz bahçeliydi. Sahur sonrası kimse uyumaz bağına bahçesine gider, çalışırlardı. Akşamları masalar kurulur, her komşu bir yiyecek getirir ve birlikte yerdik. Yine Ramazan öncesi annemler yufka açarlar, Ramazan’a hazırlık yaparlar, bayram öncesi de baklavalar açılırdı. Ben dışarıda hiç Ramazan Bayramı geçirmedim. Baba evinde toplanılır, birlikte namaza gidilir, sonra kardeşlerimle babamın mezar ziyaretini yaptıktan sonra evde bayramlaşırdık. Şimdi ise bayramlar bir tatil fırsatı olarak biliniyor. Ben geleneklere uyuyorum ve çocuklarımın da aynı duygularla yaşamasını istiyorum. Bir de özellikle şunu söyleyeyim bayram sonrası kutlama adına silahlar patlıyor, acılar yaşamamamız için lütfen bu konuda duyarlı olalım.” Ayşe Güven Hanım ise eski Ramazanları anlatırken adeta çocukluk günlerine döndü “Birlikte yapılan sahurlar, birlikte açılan iftarlar, herkesin birbirine ikramda bulunması, Ramazan Davulcularının sahur vakti çaldığı davullar. Adeta bir şölen havası içindeydi. Şimdi insanlar gece yiyip yatıyorlar sahur kültürü yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Aslında Ramazan’ı hepimiz ruhuna uygun olarak yaşarsak, gelecek nesiller de 11 Ayın Sultanı Ramazan’ı aynı duygularla yaşarlar.”

 

  1. MUHAMMED HADİS-İ ŞERİF SÖZLERİ

– Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler. (Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.)

– Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. (Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

– Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

– İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.)

– Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir. (Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.)

– “Yemek sofranıza hepiniz toplanın. Yemeğe başlarken de Cenab-ı Hakk’ın ismini anın (BismillâhirRahmânirRahîm), ALLAH o yemeğinizi sizin için mübarek kılar.” Hadis-i Şerif [İbn Mâce, Et’ime]

– Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. (Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.)

– İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu. (Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144)

 

KADİR GECESİ İLE İLGİLİ HADİSLER

“Kadir Gecesi’ni, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır.” (Müslim, Müsâfirîn, 175)

Ayşe (r.a.), Peygamber Efendimiz’e: “–Ey Allah’ın Resûlü! Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sormuş, Efendimiz de: “Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!» diye dua et!” buyurmuştur.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ