Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,83 / Satış: 4,85
€ EURO → Alış: 5,67 / Satış: 5,69

FUTBOLDA LEFTER YILI VE İNCİR HİKAYESİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 11.07.2018
  • 150 kez okundu

FUTBOLDA LEFTER YILI VE İNCİR HİKAYESİ

Ona Türk Futbolunun Ordinaryüsü dediler. Lefter Küçükandonyadis. Fenerbahçe’nin ve Milli Takımın eşsiz kaptanı. Bu yılı Futbol Federasyonu onun adına ithaf etti. İyi de etti. Lakin görüyoruz ki aradan saçma sapan sesler yükseliyor. Hala bir şeylere aşamamışız. Ben Lefter’le Fenerbahçe’nin bir çok maçını beraber izledim. Hiç yerinde duramaz, Fenerbahçe gol kaçırdıkça saçını başını yolardı. Bir gün “Baba hele bir otur” dedim. Dönüp bana “Yavrum nasıl oturayım, ben bu yaşımda o golleri kaçırmam” demişti. Milli Takımın Atina’da onun iki golüyle galip geldiği maç sonrasında Yunan seyirciler kendisini “Turko Turko” diye alkışlıyordu. Futbolun bir sevgi dili olduğunu Atina’da gösterdiler. Bizde ise hala Lefter’i bir Rum olarak görenler var. Hala utanmadan gevur yaftasını yapıştırıyorlar. Halbuki o bu toprakların çocuğuydu. Milli Takım formasıyla nice maçlara çıktı. Onun attığı gollerle nice zaferler kazanıp sevinçler yaşadık. Fenerbahçe’nin her zaman baş tacı oldu. Formasını öyle bir ıslatıyordu ki, oynadığı muhteşem futbolun karşısında aldığı parayı da hak ediyordu. Aynı zamanda bir ada çocuğuydu. Aslında o adada evini sattığı kişiler parasını dahi ödememiş, üstelik bir de hakaret etmişlerdi. Lefter bunu hiç gündeme taşımadı, hep sessiz kaldı. Biz ise böyle bir insanın adına ithaf edilen ligin kutlamasını yapacağımıza, tebrik edeceğimize hala aşamadığımız dedikodular yapıyoruz. Ayıp, çok ayıp!

İNCİR HİKAYESİ

İncir Allah’ın bize verdiği lütuftur. Tam bir sağlık kaynağıdır. Fazla yemediğiniz sürece bir çok derde de devadır. Henüz yaş incir çıkmadığı için canımız çektiğinde bir kaç. Kuru incirle nefsimizi köreltmeye çalışırız. Bir mağazada farklı fiyatlarla satılan kuru incirler var. En yüksek olanı dağ inciri dedikleri kilosu 50 Lira olan incir. Ne kadar garip. Kuru incirin kilosu 50 lira olur mu? Bu nasıl bir şey? Dağ inciri olunca başka bir şey mi oluyor? Sonuçta bu yemişin adı incirdir. Böyle fiyatlarla satıldığına göre acaba köylüden de kilosunu 30 liradan falan mı alıyorlar. Hiç zannetmiyorum. Köylüden çok ucuza aldıkları inciri, araya kimler giriyorsa, bize ulaşana kadar fiyatı 50 lira oluyor. Bu işe e insaf demeyelim de ne diyelim!

Hesap

Recep, elinde bir listeyle bakkal Necati’ye gider:

– Bakkal amca: kilosu 7 liradan 8 kilo şeker, 5 liradan 9 kilo pirinç, 8 liradan 10 kilo un kaç lira eder? Bakkal Necati şaşkınlıkla cevap verir:

– Senin söylediğin fiyatlardan satmıyoruz şekeri, pirinci, unu. Bir de sen o kadar ağır yükü nasıl götüreceksin ki demiş. Recep cevap vermiş :

– Sen ağırlıklarına bakma Necati amca, fiyatlarının toplamını söyle. Bu benim matematik ödevim.

Nasrettin Hoca’nın Yaşı

Nasrettin Hoca’nın yakın arkadaşı Hocanın yaşını merak eder ve sorar:

– Hocam kaç yaşındasın? Nasrettin Hoca cevap verir :

– 45 yaşındayım. Aradan uzun yıllar geçer sorar arkadaşını yine sorar:

– Hocam kaç yaşına geldin?

– 45 yaşındayım der yine hoca. Arkadaşı şaşırır ve sorar:

– Hocam bu nasıl olur? Yıllar önce de 45 yaşındayım demiştin.

– Eee erkek adam sözünden döner mi hiç?

 

Saati olmayan adam

Yakışıklı genç bir adam ve yaşlı bir Yahudi ile uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. İhtiyar biner binmez, genç adam saati sorar, ancak yanıt alamaz. Tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış istasyonuna gelmeden önce, ihtiyar;

– “Şimdi saat 8.30 oldu!” der. Genç, şaşkınlıkla :

-“Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki?” diye sorar.

– “Bakınız, genç adam: Size dün akşam saati söylemiş olsaydım, sohbete başlayacaktık. Bana muhtemelen, benim de gittiğim kente yolculuk ettiğinizi ve belki de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. Ben de iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet edecektim. Orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel bir kız olduğu için onu kesinlikle beğenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız o da sizi beğenecekti. Kuvvetle ihtimaldir ki bu iş evliliğe kadar gidecekti. Ben de düşündüm Saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne işim var.

 

Son Bir Ümidim

Hoca eşeğini kaybetmiş ve arıyor, bu arada da neşeli bir türkü tutturmuş. Birisi kendini sormaktan alıkoyamaz:

-Hoca Efendi, eşeğini kaybettiğini herkes bilirken, türkü söylemeni duymak eğlenceli görünüyor. Oysa kaybına feryat edip ağlaman beklenirdi!

-Son bir ümidim, şu küçük tepenin arkasında olabileceğidir, arkadaş. Eğer değilse, bekle ve gör o zaman sen bendeki ağlamayı feryadı!

 

Şempaze Maymun

Memur müdüre giderek der ki :

-İstifa ediyorum efendim. Arkadaşlar benimle hep “Şempanze maymun” diye alay ediyorlar.

-Olmaz , çalışkan ve dürüst bir memursunuz. Sizin ünitenizi değiştireyim.

Birlikte şirketin diğer ünitelerini gösteren büyük şemanın önüne giderler. Müdür memura sorar :

-Evet hangi dalı seçiyorsunuz ?

-Aşkolsun müdür bey, siz de mi…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ