Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,64 / Satış: 5,67
€ EURO → Alış: 6,50 / Satış: 6,53
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort

AVRUPA NİHAYET

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 16.08.2018
  • 281 kez okundu

 

Kimilerinin aklı başına bir şeylerin ucu eninde sonunda kendilerine dokunacaklarını anladığında geliyor. ABD’nin tüccar kafalı Başkanı Trump’ın Türkiye üzerinde oynamak istediği oyunların aslında Avrupa’ya da bir mesaj olduğunu, sıranın da kendilerine geleceğini sonunda anladı Avrupalı dostlarımız. Almanya’dan, İngiltere’den, Fransa’dan, İtalya’dan açıklamalar peş peşe geldi. Türkiye’nin Avrupa için hem ekonomik hem de stratejik bir ortak olduğunu özellikle vurgulamaya başladılar. Dünyada bükülemeyecek tek bilek olan büyük Türk Devlet ve yüce Türk milletinin tehditlere pabuç bırakmadığını da gördü tüm Avrupalılar. Vatandaşlarımızın göstermiş olduğu refleks, devletinin yanında olan tavırları, ekonomik saldırıların amaçlarını iyi biliyorum dediniz. Böylesine olaylar dünyanın başka bir yerinde bende güçlüyüm diyen ülkeler dahi cereyan etmiş olsaydı elli kere hak ile yeksan olurlardı. Biz ise vatanı ve milleti ile bölünmez bir bütün olarak yapılan saldırıları milletçe püskürtmeyi başardık. Farklıdır bizim milletimiz. Edirneli ‘sinden Karslı ‘sına, Sinoplu’sundan Anamurlu ‘suna, Ankaralı’sından İzmirli ‘sine kadar tek Vatan tek Millet tek Ülke ve tek Bayrağın ne demek olduğunu çok iyi bilenlerdeniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa için ne kadar önemli olduğunu, Türkiye için herhangi bir zararın yansımalarının Avrupa’da çok ciddi bir şekilde hissedileceğini anladılar. Aslında fütursuz Amerikalıların fütursuz Başkanlarına Avrupalıların da tek vücut olarak ders verme zamanı gelmiştir. ABD sonunda böbürlenmenin ağır faturasını acı bir şekilde ödeyecek lakin vakit geçmiş olacak.

Pembe Kurdele

Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye giderek köşedeki masaya oturur. Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak gülüşdüklerini fark eder.

Belli ki yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki rozetine gülmektedirler. Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam, yan masadakilerin bu ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak eli ile lacivert cektinin yakısındaki rozeti gösterip, “Buna mı gülüyorsunuz?” diye sorar.   Yan masadakiler yüksek sesle gülerek, “Küçük güzel pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek de yakışmış!” diyerek sırıtmaya devam ederler.  Orta yaşlı adam bu sözü söyleyen delikanlıya dönerek, “Lüfen masama buyurun, bunu tartışalım,” der.  Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı nedenini anlatamadığı bir utanma ve sıkıntı hissine kapılsa da gelip masaya oturur.  Adam anlaşılır ve yumuşak bir sesle, “Bu rozet tüm düryada, içinde olduğumuz ayda, kadınların arasında meme kanseri bilincini yaygınlaştırmayı İfade ediyor. Ben bu rozeti annemin adına takıyorum,” der.  Bu açıklama karşısında başkalaşan delikanlı, “Çok üzüldüm, anneniz meme kanserinden mi öldü,” diye sorar. “Hayır,” diye cevap verir orta yaşlı adam ve devam eder. “Annem sağ. Küçük bir çocukken kendimi yalnız hissettiğim korkulu anlarımda her zaman başımı saklayabileceğim ve huzur bulacağım yumuşak bir yuvadır annemin memeleri. Annemin sağlığı için dua ediyorum.” “Hımm!” diye kekeler delikanlı.

“Bu rozeti karım için takıyorum,” diye devam eder orta yaşlı adam. “Karınız da herhâlde iyi?” diye sorar delikanlı. “Evet, evet,” der adam. “Karım benim için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman. Yirmi üç yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir memesiyle. Karımın sağlığı için Allah’a şükrediyorum.”

“Sanırım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz?” “Hayır… Kızımı bir ay önce meme kanseri nedeniyle kaybettik. Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu nedenle geç kaldık. ” Genç delikanlı, yüzündeki utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle, “Çok üzgünüm bayım. Özür dilerim,” der.  Orta yaşlı adam, “Kızımın anısına gururla takıyorum bu küçük pembe kurdeleyi. Bu sayede çevremdekileri de aydınlata biliyorum.  Şimdi evine git, karınla, kızınla, annenle konuş,” deyip cebinden çıkardığı küçük pembe kurdele rozetini uzatırken delikanlı öne eğilir ve “Takmama yardım edebilir misiniz?” diye mahcup mahcup sorar. Hikayemizi Ne kadar çok paylaşırsak O kadar Farkındalık Yaratmış oluruz. (Alıntı)

Arkadaşın adresini verin yeter

Meleklerden biri öbür dünyada bir Kayserili ve bir Yahudiyi karşısına çağırarak:

– Bakın, buradaki davranışlarınız hoşumuza gitti, sizi tekrar dünyaya göndereceğiz.

Hatta size bir de dilekte bulunma hakkını tanıyoruz.Ne istiyorsunuz, söyleyin bakalım? Yahudi hemen atılmış:

– Bana bol para ihsan edin.

Melek:

– Tamam, demiş. Sen ne istiyorsun?Kayserili cevap vermiş:

– Ben mi? Bir şey istemem. Sadece şu arkadaşın adresini verin yeter!

 

Sünnettir

Nasreddin Hoca’nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da “sünnettir” diye ekmekle iyice sıyırıvermişler. Bu sırada odaya Hoca’nın oğlu girmiş. Mollalar Hoca’yı memnun etmek için: -Aman ne güzel çocuk… Adı ne bunun? diye sormuşlar. -Adı Farzdır, demiş. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar: -Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler. Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık. Hoca hemen taşı gediğine koymuş: -Yahu, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin?

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ