Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort gaziantep escort bayanlar izmir escort bayan istanbul escort bayan istanbul escot

BİZ NE GÜZEL İNSANLARIZ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 21.10.2018
  • 223 kez okundu

BİZ NE GÜZEL İNSANLARIZ

Farklıdır benim yurdum, havasıyla suyuyla, dağlarıyla taşlarıyla, kuzularıyla kuşlarıyla, her şeyiyle farklıdır. Sevgi tomurcukları açamaya devam eder, onları hiç kimse heba etmez. Yedi düvel bizle uğraşsa da o tomurcuklar sayesinde kocaman bir ülkeye yayılırız. Kimi gül kokusudur, kimi karanfil. Bir yerde bacalar tüter ekmek pişirilir. Bir başka yerde birlikte tavşan kanı çaylar içilir. Kimi mırra sever, kimi sütlü kahve içer. Farklıdır bu güzel yurt insanlarıyla, huylarıyla. Bizi birbirimize bağlayan değerler hiç bir zaman kopmaz. Pamuktan bir iplikle değil, çelikten bir iradeyle bağlılığımız olduğu için ne yapsalar nafile. Yurdumda onca sorunlara, çıkarılmak istenen kaoslara, hayatın her türlü pahalılığına rağmen bizi gülümseten içimizi hoş eden olaylar vardır. Küçücük bir kedi için bir mahalle seferber olur. Medyada biri yardıma muhtaç ise Türkiye tek vücut olur. Önceki gün kalleşlerin katlettiği Bedirhan bebeğin birinci yaş günüydü. Babası mezar başındaydı, orada lise öğrencileri de vardı. Acıyı birlikte paylaştılar, Bedirhan bebeğin zaten cennette olan ruhuna ayrı bir lezzet kattılar. Bir yerde düşmüş küçücük bir çocuk tam ağlarken esnafın kucağına alışı, ona bir lolipop vermesi ve gözyaşların gülümsemeye dönmesi, işte tam da bize yakışacak bir hareket. Biz böyleyiz, biz ne güzel insanlarız böyle.

 

KARADENİZDEN İNCİLER…

“Baktun olmay, bakmayacasun”

“Lafun tutarsa hakimsun, tutmazsa sen kimsun?”

“Eğer Karadeniz kızına kafa tutayisan, ya çok yağlu yidun dilun kayayi ya da mermidan daha hızlı koşayisun”

“Geliysan gel gelmiysan haydee”

“Sevduğuni alamadiysan, alduğinu sevecesun”

“Yol cidanundir peşinden ağliyamam, yüreğim ahur deyuldir her öküzü/ineği bağliyamam”

“Yarumden ayri düştum gözlerim nemlu, içki haramdur deyu çay içtum demlu- demlu”

“İçune atarsun ama içunden atamazsun”

“Anasinun sütiyla adam olmayani, siğur neylesun”

“Bakmayun siz hamsinun ufak olduğune, sülalesi kalabaluktur”

“Dün başka bugün başka, siçayım bole aşka”

“Oksijen değilsun hoş, sensuzde yaşarum”

“Habu yalan dünyada eleceksun elenle, sevdaluk eyi şeydur edeceksun bilenle”

 

Bedava Tiyatro

İki arkadaş kasabada bir tiyatro açmışlar fakat bu arkadaşlar çok cimriymiş ve kimse para vermek istemediğinden her gün sıfır çekiyorlarmış.

Bakmışlar olacak gibi değil, düşünmüşler ne yapalım ne edelim diye. En sonunda birinin aklına bir fikir gelmiş. Ertesi gün her tarafa ilanlar asılıyor.

“Cumartesi günü tiyatromuza giriş bedavadır.”

Kasaba halkı bedavayı bulmuş kaçırır mı. Cumartesi günü tiyatro full çekmiş, bizimkiler mükemmel bir oyun sergiliyorlar.

Herkes ayakta alkışlıyor. Oyun bittikten sonra kasaba halkı çıkışa doğru yönelmiş ama ne görsünler ? Kapılar kilitli ve şu yazı yazıyor :

“Çıkış 10 Lira”

 

Kara Lahana

Temel hışımla girmiş içeri.

“Haçan bana Kara Lahana ver !”

Adam şaşırmış: “Sen laz mısın ?”

Temel kızmış: “Sen şimdi kurbağa bacağı istesem sen Fransız mısın diye mi soracaksın ? Ya da pizza istesem İtalyan mıyım diye soracak mısın?”

Adam sakin: “Yooooo…”

Temel demin dediklerini zekice bulmuş, devam etmiş: “Sosisli istesem Alman mısın diyeceksin? Taco istesem Meksikalı mısın diye soracak mısın ?”

Adam gülmüş: “Hayır!”

Temel devam etmiş: “Danimarka salamı istesem Danimarkalı mı diyeceksin? Suşi var mı diye sorsam Japon musun diye soracak mısın?”

Adam artık sıkılmış: “Yok yahu niye sorayım ki?”

Temel bağırmış: “Peki aptal herif, niye kara lahana istediğim için Laz mısın diye soruyorsun o zaman?”

Adam sakince yanıtlamış: “Beyefendi, burası Teknoloji mağazası!”

 

Derviş ve Para

Padişahın biri, adamlarından birine bir miktar para verip şehir içindeki dervişlere dağıtmasını söyledi. Adamcağız bir çok dervişin yanına gidip geldi ve ancak parayı olduğu gibi geri getirip padişaha iade etti.

Padişah, “Niçin dağıtmadın?” diye sordu.

Adam, “Padişahım verecek derviş bulamadım” dedi.

Padişah, “Nasıl olur, şehirde yüzlerce derviş vardır” deyince adam, “Efendim, dervişler para kabul etmiyorlar. Para alanlar ise zaten derviş değil ki”diye cevap verdi.

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ