DOLAR 7,6349
EURO 8,9946
ALTIN 470,74
BIST 9,7974
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 27°C
Az Bulutlu

26 MİLYONLA DEPRESYONDAYIZ

26.01.2016
822
A+
A-

Ben 17 Ağustos 1999 Depreminden sonra Gölcük’te sinir sistemlerinin nasıl bozulduğunu çok iyi bilenlerdenim. Bugün Gölcük depresyon ilaçları kullanımında Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Yani depresyondayız. Ancak görülen o ki, ülke genelinde de antidepresan ilaçları kullananların sayısı hiçte küçümsenecek değil. Seksen milyona dayanan nüfusumuzun yirmi altı milyonunun depresyon ilaçları kullanıyor olması çalan tehlike çanlarının da en büyük habercisidir. Konuyu sonuç ve sebep ilişkisi olarak ele aldığımız takdirde, aile içi şiddet olaylarının bir hayli arttığını görüyoruz. Evliliklerdeki boşanma oranlarının da %30’ların üzerine çıkması asıl sebep olarak karşımıza parayı çıkartıyor. Hani hep söylerler ya para var huzur var diye, aslında ben buna çok fazla da katılanlardan değilim. Buna rağmen parasızlığın da huzursuzluğun başlıca kaynağı olduğu da bir gerçek. İnsanlar için öncelikli akçenin sağlık olduğuna inanırım. Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman aksi olsaydı “Millet için muteber nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” böyle olduğu için biz ne deriz, her şeyin başı sağlık. Depresyon ilaçlarını neredeyse ülkenin üçte birinin kullanması gösteriyor ki sokakta gezen her üç kişiden birinin sinir sistemi bozuk. Mutluluğun anahtarı sağlıklı yaşamaksa bunun karşılığının da tıkır tıkır işleyen sistem olduğunu düşünmeliyiz. Bu kadar insan niçin huzursuz, niçin mutsuz ve oranlar neden azalacağına her geçen gün artıyor? Bunu iyi incelemeli dolayısıyla sağlıklı yaşam koşullarının geliştirilmesi ve ülkenin geleceği adına sağlıklı bir Türkiye için mutlaka atılmalıdır.

 

FUTBOLDA BATAN KULÜPLER

Dünyanın en büyük şovu olarak karşımıza futbol çıkar. Yüz milyonları peşinden sürükleyen bütçeleri yüz milyon dolarlarla ölçülen futbol kulüplerinin bugünkü mali tablolarına baktığımızda içler acısı halleri bir futbol sever olarak bir futbol adamı olarak beni ve milyonları hem üzüyor hem de tedirgin ediyor. Son olarak Galatasaray’ın sıkıntılı hali, Fenerbahçe’nin yine UEFA’yla sorunları, Beşiktaş’ın bir dönem transfer yapmakta dahi zorlanması, Trabzonspor’un uçup giden milyonları, Antalyaspor’un harcadığı onca paralara rağmen ligin dibine doğru yol alması, işlerin hiçte iyi gitmediğinin açık bir göstergesi. Kulüp başkanlarının ve yönetimlerin taraftarın mutlak başarı beklentilerini statlarda tezahüratlarla dile getirmesi belli ki etkili oluyor. Neticede taraftar işin mali yönüne bakmaz. Kesin başarı ister, onun adı da şampiyonluktur. Aksi takdirde tüm statlardan “Yönetim istifa!” bağrışmalarının kulakları yırtarcasına yeri göğü inlettiğini hepimiz biliyoruz. İşte bütün bunlar yönetimleri başarı adına daha çok harcama yapmaya iletiyor. Aslında bu gaza getiren, yönetimleri zorlayan taraftar baskılarının kulüpleri çokta zora soktuğunu acı bir gerçek olarak görmemize rağmen kulüplerin izledikleri yanlış politikalar kimi yönetimlerin aşırı harcamaları sonunda spor kulüplerimizi derin bir kaosa doğru sürüklemekte. İnşallah futbol nedeniyle batan kulüpler manzarasıyla karşılaşmayız.

 

GÖLCÜK SEN BAŞARIRSIN

Futbolun doğası her sonucun ortaya çıkmasıdır. Onun içindir ki kim kiminle oynarsa oynasın futbol için üç geçer sonuç vardır; galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet. O nedenle futbol üç ihtimalli bir oyun derler. Kulüpler yolculuğunda inişli çıkışlı grafikler her zaman vardır. Gölcükspor’da profesyonel üçüncü ligdeki temsilcimiz olarak aynen bunu yaşıyor. Bir dönem ligin alt sıralarında yer alarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan Kırmızı Siyahlıların yaşanan kan değişimi sonrasında toparlanması, aldığı başarılı sonuçlarla hepimizi sevindirmesi, ilçemizde büyük bir moral kaynağı olmuştu. Ligin ikinci yarısıyla birlikte yine sıkıntılı bir dönem yaşayan Gölcükspor’un içinde bulunduğu durumdan en kısa sürede çıkacağına inanıyorum. Belki bu yıl direk lig şampiyonluğu çok uzak ihtimal görülse de, ben ekibimizin ilerleyen haftalarda alacağı seri galibiyetlerle yeniden Play-of şansını zorlayacağına hatta bunu başaracağına da inanmaktayım. Futbol böyle bir şeydir, bir yıl şampiyonluğa oynarsınız, ertesi yıl küme düşme mücadelesi verirsiniz. Dünyanın en büyük şovunun en önemli  gerçeği işte budur; inişler ve çıkışlar. Başarının sırrı ise; azimle çalışmak, yılmamak ve hedefe varmak için özveride bulunmaktır.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

*EŞ- ŞEHİD: Bütün mahlukatına şahid olan, onlardan haberdar olandır. (Her kimin evladı olsa ve ona itaat etmese veya hanımı olup saliha değilse elini bunların alnına koyar, başını semaya kaldırır ve yirmi bir kere “Ya Şehid” derse muhakkak Allah’u Tela o ikisini ıslah eder.)

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
7 Ekim 2018
20 Mart 2016
27 Ağustos 2017
16 Nisan 2017
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.