DOLAR 7,6177
EURO 8,8773
ALTIN 455,43
BIST 9,7153
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 30°C
Parçalı Bulutlu

CHP’li kadınlar Gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladı

CHP’li kadınlar Gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladı
10.01.2016
701
A+
A-

CHP’li kadınlar Gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladı

“Gazeteciler toplumun ışığıdır”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Türkan Çimen ve Yönetimi dün parti binasında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü hakkında basın açıklamasında bulundu. Başkan Çimen, toplantıda “İnşallah önümüzde yazılara pranga vurulmamış, daha özgür gazeteciler görürüz” dedi.

Çimen, “İletişim fakültelerinin mezunları çaresiz, yarınsız durumdadır”

Başkan Çimen, basın açıklamasında şunları dile getirdi: “10 Ocak 1961’de gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştiren, ileri haklar getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği gündür. Bugün ‘Çalışan gazeteciler günü ya da ‘bayramı’ olarak anılıyor. 55 yıl sonra bugün, basın-yayın yaşamına baktığımızda, bu sektörde çalışanların ekonomik ve sosyal hakları kullanılamaz haldedir. İçler acısı durumdadır. 12 Eylül düzeni ile birlikte gazetecilerin-yayıncıların toplu sözleşme düzen  kullanılamaz hale getirilmiş, sendikal hareket işlevsiz duruma sokulmuştur. İş güvencesi medya patronlarının insafına terkedilmiştir. Basındaki işsizlik ve düşük ücretle çalışma rekor düzeydedir. İletişim fakültelerinin mezunları çaresiz, yarınsız durumdadır. Demokrasiyi, özgürlükleri, AB Standartlarını getireceğini vaat ederek iktidar olanlar hedef aldığı kurumların başında medya ve çalışanları olmuştur. Hükümet, kendisini eleştiren, farklı görüşü savunan gazeteciler, yayıncılar için açtığı davalarda rekorlar kırmaktadır. İktidara kaldıkları sürede görüldü ki, mevcut iktidar demokrasiden, özgürlüklerden anladığı şey, türban, dini yayınlar, cemaatler ve tarikatların özgürlüğünden ibarettir. Halkın parasıyla yayın yapan TRT’nin nitelikli elemanları büyük çaplı kıyıma uğramış, üretimden uzaklaştırılmıştır. TRT yayınları, laik, çağdaş bir ülkenin değil, büyük ölçüde Ortadoğu’nun gerici Arap rejiminin yayınlarına özenen hale sokulmuştur.”,

“Gazeteciler toplumun ışığıdır”

“Demokrasinin ve çağdaş düzenin vazgeçilmez bir parçası olan basın, yeryüzündeki gelişmelerin aynasıdır. Gazeteciler toplumun ışığıdır. O ışık ne kadar güçlü olursa bizler de yolumuzu o kadar net be doğru görürüz. Gazetecilik toplpumun gelişmesinde, demokrasi kültürünün yerleşmesinde, toplumun taleplerinin kamuoyu ile paylaşılmasında önemli görevle üstlenmektedir.ifade özgürlüğünün temelini oluşturan gazetecilik mesleği aynı zamanda sorumluluk bilinci ile hareket edilen en nadir mesleklerden biridir. Herhangi bir mesai mefhumu gözetmeksizin her türlü şartta görevlerini yerine getiren basın çalışanlar, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek ve her konudan haberdar etmek için verdikleri mücadele takdire şayandır.”

“Türkiye’de maalesef sosyal medya üzerinden hükümeti eleştirmek dahi cezalandırılabiliyor”

“Türkiye’de basına uygulanan sansür hep var olsa da, özellikle son birkaç yıl da basın ve basın çalışanlarına uygulanan baskılar gün geçtikçe artmakta. ‘Basının özgür olmadığı ülkeler’ arasında gösterilen ülkemizde, iktidarı eleştiren gazeteciler hapse atılmakta veya işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Ülkemiz son yıllardaki sansür ve baskı politikaları nedeniyle basın özgürlüğünde dünyanın en kötü siciline sahip ülkelerinden biri olarak gösteriliyor. İktidarı eleştirdiği için onlarca gazetecinin hapse atıldığı, yüzlercesinin işsiz kaldığı, binlercesinin tazminat davalarıyla uğraştığı Türkiye’de maalesef sosyal medya üzerinden hükümeti eleştirmek dahi cezalandırılabiliyor. Oysa bu insanlar yaptıkları gazetecilik mesleklerindeki işleri nedeniyle suçlanmıştır. 21. yy’da artık basın çalışanları ve gazeteciler özgür, tarafsız, herhangi bir kurum ya da kuruluşuna bağlı kalmadan kendi ilkeleri çerçevesinde düşüncelerini insanlara rahatça aktarabilmeli, ifade edebilmelidir. Hem ulusal hem de yerel basın açısından gazetecilik mesleğinin zor koşulları değişmiyor. Bu uğurda hayatını kaybeden Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink ve nice değerli basın emekçilerini saygı ile anıyor, fikirleri, düşünceleri ve ilkeleri doğrultusunda yaptıkları görevleri yüzünden hapis cezası alan basın emekçilerini saygı ile selamlıyor, ölümle sürekli burun buruna gelen, tarafsız, doğruları yazmayı kendine ilke edinmiş tüm basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, saygılarımı sunuyorum” dedi.

DSC_0814

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.