DOLAR 7,6212
EURO 8,8810
ALTIN 455,19
BIST 9,7093
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 30°C
Parçalı Bulutlu

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ HASAN ZEYTİN’İN HİZMETLERİNE DEĞER

07.01.2016
959
A+
A-

Önceki gün Gölcük esnaflarının doğayenlerinden, hayatını helal lokmaya adamış bir hizmet adamı olan Hasan Zeytin’i son yolculuğuna uğurladık. 90 yıllık ömründe Gölcük’ün siyaset ve cemiyet hayatında, sivil toplum örgütlerinde hizmetleriyle dolu yıllarını hayırla yâd edeceğiz. Böylesine cenazeler eski dostları da bir araya getiriyor. Gölcük’ün en eski esnaflarını bir zamanların en renkli simalarını orada gördüm. Hasan Ağabeylerine görevlerini yapıp, haklarını helal etmeye gelmişlerdi. Hüzün doludur cenaze törenleri. Gözyaşları vardır. İyi insanların iyilikleriyle anılıp, hatıraların anlatıldığı ve tekrar yıllar öncesine dönüldüğü yerlerdir, cami avluları. Gölcük’te esnaf derneğinin kurulmasından, Kızılay’ın kurulmasından tutun da, siyasi hareketliliğin içine kadar bir çok alanda; namusuyla, şerefiyle, özverisiyle mücadele etmiş, inançlarından taviz vermemiş bir duayen Gölcüklüden bahsediyoruz. Hasan Amcayla nice sohbetlerimiz oldu. Dükkanının önünden geçerken bana “Şenemre!” diye seslenir, ben o muhterem amcanın elini öper sohbete başlardık. O anlatırdı ben aklımda tutardım, sonra da  gazeteye geldiğimde kaleme yani satırlara dökerdim. Oğlu Saim, çok sevdiğim, çok değerli bir dostum ve arkadaşım. Aynı jenerasyondanız. Ben her ne kadar yaşça büyük olsam da rahmetli babası gibi sohbetimizin bol olduğu bir kardeşimdir. İşte böylesine dolu dolu yaşayan bir büyük dosttan bahsediyorum. Allah mekanını Cennet etsin, ruhu şad olsun. İşte dünya böyle bir şey bir varmış bir yokmuş. Doksan yaşına kadar ömür sürseniz de Hak’tan gelip Hakk’a gidiyorsunuz.

DOLARIN ATEŞİ YÜKSELİNCE

Komünist rejimin en katı uygulandığı başında da deli dolu adamın olduğu ülkenin adı Kuzey Kore’dir. Televizyon ekranlarına düşen “Hidrojen bombası denemesi yaptılar” haberlerinden sonra; dünya bir anda şoka girdi. Koskoca dünya sanki küçücük bir Kuzey Kore’yle başa çıkamayacakmış gibi doların ateşi de birden yükseldi. Bütün bunlar bir oyundur, küresel güçlerin dünyayla dalga geçme oyunu. Bu bir kedi fare oyunudur. Dolardan menfaati olanların bahanesi hiç bir zaman Kuzey Kore’nin hidrojen bombası denemesi olamaz. Habercilerin “Dünya şok oldu” diye verdikleri Kuzey Kore sansasyonu; ne yazık ki Ortadoğu’da yaşanan ve dünyanın seyrettiği katliamların, insanların yok edilişinin, büyük facianın dahi önüne geçmiştir. Diktatörlerin yönettiği ülkelerde sonların hem o diktatör adına, hem de o ülkenin halkı adına iyi olmadığı bir gerçektir. Tarih bu tür olaylarla doludur. Dolayısıyla seracılığı dahi yeni keşfedip, elektriği bulmuş gibi sevinen Kuzey Koreliler dünyaya hür bir pencereden bakmadığı sürece kendi ülkelerinde köle olarak yaşamaya devam edecek, sonunda diktatörünün arsızlığının cezasını da en ağır şekilde ödeyecektir. Bir kapalı denen ülkenin, korkusu dünyayı saramaz. Böyle bir şey yoktur. Dolayısıyla doların ateşi de sırf bu nedenle yükselemez. Sermaye kim olursa olsun zarar göreceği unsurları anında yok eder, mesele de bu kadar açıktır.

BİR GEZGİNCİNİN ANLATTIKLARI

Önceki gün İhsaniye’deydim. Dostlarımla buluşup sohbet ediyordum. Konu Türkiye’de satılan gıda maddeleri üzerinden açıldı. Öncelikle yumurtadan başladık. Herkesin hem fikir olduğu bakkalda markette satılan fabrikasyon tabiriyle anılan suni yumurtaların insan sağlığı üzerindeki zararı etkilerine geldi. Tatlılarda kullanılan mısır şurubu, farklı kimyasallarla oluşan tatlandırıcılara kadar devam etti. Genetiği değiştirilmiş organizmalarla sürerken bir dostum yakın bir akrabasını emekli olduktan sonra altı aylığına Amerika’ya gittiğini anlattı. Söylendiğine göre Amerika’da inanılmaz bir gıda denetimi varmış. Bu bir bayandı, anlatılan kişi. Her şeyi yemiş. Hiçbir şekilde şikayet etmemiş. Yani sağlığıyla ilgili en küçük bir sorun yaşamamış. Tatlı da yemiş, tuzlu da yemiş. Neticede Amerika böyle yaparken kendi ülkesinde yaşayan vatandaşları sağlıklı gıdalar konusunda hassasiyet gösterirken; biz karpuz başta olmak üzere, yumurta, pazardaki sebze meyveye varana kadar, tavuk ürünlerine varana kadar, nice sağlıksız ürünlerle karşı karşıya kalıyoruz. Anlatıldığına göre tereyağı yapılırken bir kaç damla katılan ilaç sonrasında sapsarı bir tereyağı rengi ortaya çıkıyormuş gözünü para hırsı bürümüş caniler, insanlık düşmanları; bunları piyasaya sürüyor, bizlerde alıp yiyoruz. Sakın bunlara kader mader demeyin. Dünyaya verir talkımı, kendi yutar salkımı olan Amerika gibi davranın bakalım bir tanesi kalacak mı?

ESMA-ÜL HÜSNA

*EL-GAFÛR: Mağfireti çok olan, kulunu bağışlayandır. (Her kimde sıtma, baş ağrısı veya hüzün hasıl olsa, bu ismi şerifi bir kağıt üzerine üç satır olarak her satıra “Ya Gafûr” şeklinde üç kere yazar ve yanında bulundurursa, Allah’u Teala ona şikayetlendiği şeyden şifa verir.)

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.