DOLAR 7,6191
EURO 8,9603
ALTIN 467,14
BIST 9,7537
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 25°C
Parçalı Bulutlu

İNSAN OLMAK ÇOK MU ZOR?

22.01.2016
851
A+
A-

İnsan yaratıkların en mükemmeli olmasına rağmen, maalesef sorumsuzlukta insanoğlunun bir parçası. Televizyonlardaki kamu spotlarını beğenerek ve ilgiyle izlerim. Daha dün sabah 112 Acil Servis için önemli bir kamu spotu ekranlardaydı. Bilinçsizce, sorumsuzca açılan telefonlar 112 Acil Servise gerçekten ulaşmak isteyen insanları engelliyor. Bu ağır sorumsuzluk nedeniyle ambulanslar olay mahalline geç intikal ediyor. Belki de bu sorumsuz hareketler insan hayatına dahi mal olabiliyor. Telefonunun pun kodunu sorandan, kasap manav sorana kadar, bir çok telefon sesini bizzat dinledim. E yuh artık! 112’nin ne olduğunu bilmeyecek kadar niçin ısrarlı bir cahilliğin içindeyiz? Sonra gazeteye gelmek üzere yola çıktığımda bir büyük ve belki de hayati önem taşıyan sorumsuzlukla karşılaştım. Yolun sağından gitmesi gereken, ne kadar ağır vasıta varsa, hepsi sol taraftaydı. Bir ambulansın acı acı sesini duyduğumda hemen sağa geçip yol verdim. Ama sadece benim yol vermem yetmiyor. Ambulans o sorumsuz araçların ki bunlara özel araçlar da dahil, arkasında kaldı. Sanki o sesi duymuyormuşlarcasına kılını kıpırdatıp ambulansa uzun süre yol veren olmadı. Bende kendi kendime içimden “İnsan olmak çok mu zor?” dedim. Bu hareketin bir tek izahı var, cahil sorumsuzluğu ve aldırmazlığı. Kültürsüz insanların başka türlü davranmasını bekleyemezsiniz. Bunlar toplumdan hiç ders almamış, ailesi tarafından eğitilmemiş, kocaman zavallılar. “Yuh!” dedim. O ambulans kim bilir, ne kadar geç bir zamanda hastaneye intikal etti, inşallah sonuçları da kötü olmamıştır.

 

AVRUPA BİRLİĞİ NE DEMEK?

Bir kere şunun altını hep birlikte ve özellikle çizelim. Avrupa Birliği demek, Hristiyan Batı’nın tek vücut halinde olması demek. Bunun açılımı budur. Kurucu iradesi aynen böyledir. Anayasasını hazırlayan, Fransa Eski Cumhurbaşkanlarından Valéry Giscard d’Estaing  bunu aynen böyle yazmıştır. Papa da bunu doğrulamış, “Türklerin Avrupa birliğinde ne işi var, burası bir Hristiyan birliği” demişti. Ancak biz yüzümüzü çağdaş dünyaya dönmek istediğimizden yolumuzu da Avrupa Birliği olarak belirlemiştik. Bugüne kadar bir çok kriterleri yerine getirdik. Ancak ben hala bizi birliğe alacakları inancını taşımıyorum. Bir Müslüman ülkeyi orada görmek istemezler. Zaten üyelerden birinin dahi veto etmesi halinde bu hayalimiz hiç bir zaman gerçekleşmez, ki Kıbrıs Rum kesimi bu konudaki baş aktör olacaktır. Ben işi biraz olumlu yanına doğru çevirerek sizlere bir şeyler anlatmaya çalışayım. O birlikte insan hakları var, bireylerin birbirlerine karşı sevgi ve saygısı var. Bu konular adeta Avrupa Birliğinin anayasası durumunda. Yukarıda “İnsan olmak çok mu zor?” şeklinde bir yazıyı sizlerle paylaştım. Avrupa Birliği Kriterlerinden biri de yukarıdaki konulardır. Bunlar değişmediği sürece o birlik sosyal anlamda zaten bizi içerisine almaz. Şimdi Avrupa birliğinin ne demek olduğunu daha iyi kavramışsınızdır diye düşünüyorum.

 

MİLYONLARA EKMEK KAPISI AÇMAK

Türk sanayisinin kurucu iradelerinden Koç Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’u genç bir yaş diliminde kaybetmek gerçekten üzücü. Ekranlara çıkan tüm dostlarının; ne kadar insan olduğunu anlatması, dostluklarına nasıl önem verdiğini söylenmesi mutlaka ahirette kendisi adına önemli bir yol haritası olacaktır. Ancak farklı düşünceleri taşıyıp bunları içinde saklayacaklarına sosyal medya aracılığıyla yapılan paylaşımları da üzüntüyle izledim. Koç Grubu yüz binin üzerinde insan istihdam ediyor. Gelirimizin %9 gibi büyük bir rakamı bu grup tarafından finanse ediliyor. Dolayısıyla rahmetli Vehbi Koç’un bir bakkal dükkanından başlayarak bugünlere taşınan bir büyük grubun vicdanı olan herkesin üzüntüyle karşıladığı çok değerli başkanının vefatından bahsediyoruz. El insaf derler, kimi zaman böylesine yanlış konuşanlara. El vicdan derler, tabii bu konuda gerçek vicdan sahibi olmayanlara. Hz. Peygamberin dahi “Ölüleriniz rahmetle anınız” anlayışına sahip bir toplumun yakışmayacak hareketlerini görmek ve izlemek, gerçekten üzücü. Yarın rahmetli Mustafa Koç’u Zincirlikuyu Mezarlığına defnedecekler. Ne diyelim bizlerde vicdan sahibi insanlar gibi Allah rahmet eylesin, ruhu şad, mekanı cennet olsun diyelim.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

*EL-VEDÜD: Kullarına hayırları dileyen, onları seven ve sevilendir. (Karı koca arasında düşmanlık olsa bu ismi bin kere okur ayrıca bir kere de okur ve bunu yiyecek üzerine üfürür. Hanım tarafındansa bunu ona yedirir; koca tarafından ise onu kendisi yer. Böylece aralarında rıza hali hasıl olur. )

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.