DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,05
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Rüzgarlı

ZİHNİ DERİN VE KARADENİZDE ÇAY HİKAYESİ

29.01.2016
1.237
A+
A-

Karadeniz deyince aklımıza çay ve fındık gelir. Denizlerdeki adı ise hamsidir. Bir gün Trabzon’da dolaşıyorum, bir balıkçının camında aynen şöyle yazıyordu, “Hamsi var, Balık var” hamsi Karadenizliler için farklı bir şey, onu sofralarının baş tacı olarak görüyorlar ki “Hamsi var, balık var” diyorlar. Bense çay ve fındığı merak ederdim. Dün çayla ilgili gerçeği öğrendim. Artvinli iki ağabeyim ziyaretime geldiler. Laf lafı açtı, konu konuları birbirine bağladı, derken Gölcük eski Belediye Başkanlarından Şaban Abim geldi. E böyle olunca da, sohbetin tadına doyum da olmadı. Artvinli Rahmi Ağabey, çayın hikayesini anlattı. Bir gün Rize’de bir yerde yemek yiyorlarmış, gözleriyle etrafı kolaçan eden Rahmi Abinin gözüne küçük bir tabela takılmış, merak etmiş gidip baktığında çayı Karadeniz’e getiren efsane adam Zihni Derin’e ait bir küçük bir tabelaymış. Çok canı sıkılmış, kendi kendine konuşmaya başlamış. O sırada bu konuşmalar yüksek sesle olduğundan yandaki masanın da kulağına çalınmış. Uzun boylu kelli felli bir Rizeli “Evlat senin dediklerini duydum, bu hem benim hem de bu belediye başkanı Orhon’un ayıbıdır” demiş. Bende Rahmi ağabeye sordum “Abi şu hikayeyi anlat ta bizde bilelim, nedir işin sırrı?” Zihni Derin Rusya’dan Rize’ye göçerken bastonunun içine çay tohumları doldurmuş. Çünkü Ruslar buna izin vermiyormuş, yakalanması halinde de cezası büyükmüş. Ama o meşhur ve tarihi adam Zihni Derin, işin yolunu bastonunda bulmuş. Rize’ye geldiklerinde tohumları ekmiş. Bir müddet sonra çaylar müthiş bir şekilde boy vermeye ve yetişmeye başlamış. İşte bugün Karadeniz’de çayın bölgenin en büyük nimetlerinden biri olmasının sırrı budur. İş rahmetli Zihni Derin’in cesaretinde ve Karadeniz sevgisinde yatıyor. Sonra sordum “Peki abi bu konuşmalardan sonra o tabelayla ilgili bir şeyler yaptılar mı?” diye aynen şöyle söyledi “Şenemre demek ki benim gibi bir çok insan söyledi ki Zihni Derin’in büyük bir büstünü yani heykelini yaptılar.” Bizim ülkemiz nice kahramanlarla, nice vatanseverlerle ve nice akıllı insanlarla yoğrulmuştur. Zihni Derin’ler her zaman vardır, hala vardır, yeri zamanı geldiğinde ortaya çıkarlar, çünkü bu milletin bahtı hiç bir zaman kararmaz. Benim bu sözlerimi daha iyi anlamak için Mehmet Akif’in on kıtalık İstiklal Marşı’nı okuyun, daha iyi anlarsınız.

 

KAR BİR DAHA GELİR Mİ?

Ocak ayında iki kar yağışı yaşadık. İlk yağış daha hafif geçmişti, ikincisi ise daha şiddetli oldu. Ancak ne mutlu ki ilk yağışta yaşadığımız faciadan dönülen trafik kazası veyahut diğer kazaları ikincisinde çıkartılan dersler sonucu yaşamadık. Şimdi vatandaş acaba Şubat ayında da kar yağar mı diye merak ediyor. Bir kaç kişi bana sordu, onlara şöyle cevap verdim; “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.” Ben böyle söyleyince suratları ekşidi. “Hayrola beyler?” dedim, “Aman kardeşim biz sana Şubat’ı sorduk, sen işin içerisine Mart’ı da kattın. Herhalde senin doğalgaz ve elektrik faturalarından haberin yok” dediler. Bende kendilerine “Ne alaka arkadaş biz elektrik kullanmıyor muyuz, doğalgaz yakmıyor muyuz? Ben size tahminimi söyledim. Bende Şubat ve Mart’ta kar yağmasını istemem. Çünkü dediğiniz gibi hayat hem zorlaşıyor, hem büyük sıkıntılar yaşanıyor, hem de o iki fatura belimizi büküyor.” Bu defa “Hah işte! Şöyle öyle söyle ki canını sevelim” dediler. Evet kış kışlığını tabi ki yapacak. Neticede puştta puştluğunu yapıyor, ama benim tabiat olaylarıyla alakalı kesin konuşmam mümkün değil. Ancak temennilerimi söyleyebilirim. Ahalinin beklentisi Şubatla birlikte kar yağışlarının da sona ermesi. Milletin derdi kar yağdığı falan değil. Milletin derdi bu durumun faturalara yansıyıp, bütçelerini zorlaması hatta işin içerisinden çıkılamaz hale getirmesi. Doğalgaz faturaları karlı günlerde öyle artmış olacak ki İstanbul gaz dağıtım şirketi bir hayli kabaran doğalgaz faturaları nedeniyle abonelerine taksitli ödeme imkanı getirdi. Aslında bizimde doğalgaz hizmeti aldığımız İZGAZ, İstanbul’un uygulamasını ilimizde de yapabilir. Bu durumun bordrolularla emeklileri rahatlatacağını düşünüyorum. Dedik ya milletin derdi karla falan değil, milletin kar yağmasın dediği tek nokta artan faturalar. Bir kaç fatura tutarına şöyle bir baktım, beş yüz lirayı geçen faturalar var ve o faturalar parası çok olana da geliyor, parası az olana da. Diyeceğim o ki, hem doğalgaz firmaları hem de elektrik firmaları vatandaşın sırtından yükü almak değil, ama hafifletmek adına belli bir süre için taksitli ödeme kolaylığını getirebilir.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

*EL- KAVİYY: Yegane kuvvet, her şeye gücü yetendir. (Her kimin düşmanı olsa ve onu def etmeye kadir olmasa, hububattan dilediği bir unu alır, hamur yapar ve bin lokma haline getirir. Lokmaları kuşlara atar. “Ya Hakk! Ya Kaviyy! Düşmanı ondan def et! Ve onu helak et!” derse muhakkak Allah ondan düşmanı def eder.)

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.