DOLAR 7,8660
EURO 9,3037
ALTIN 483,05
BIST 10,1936
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 22°C
Parçalı Bulutlu

ABD – RUSYA İTTİFAKI

05.02.2016
903
A+
A-

Bunların aslından birbirinden farkı yok. Menfaatlerine gelince aynı noktada buluşabiliyorlar. Suriye’de gerek ABD gerekse Rusya PYD’yi destekliyor. İş kendi çıkarlarına gelince, can ciğer kuzu sarması olabiliyorlar. Bütün bunların tek amacı mevzi kazanmak. Cenevre görüşmelerinde daha fazla söz sahibi olmak. Suriye bölündüğü zaman, aslan payını almak. Dolayısıyla diplomasi literatüründeki şu gerçek kendiliğinden yön buluyor, ülkeler arasında sürekli dostluk ve sürekli düşmanlık olmaz. Biz ise bu durumun Suriye açısından en mağdur ülkesiyiz. Kaçan bize geliyor. Yine sınırlarımıza binlerce insan birikti. Bu da aslında oynanan oyunun bir parçası. Türkiye iyice mültecilerle dolsun, bütün yükü o çeksin biz de Suriye’de mevzi kazanmaya devam edelim. Bakın dün camilerde Suriye’den göçen onca zavallı insan için Cuma Namazı sonrası para toplandı. Çünkü ortada yüksek bir maliyet var. Milyonlarca insanı Türkiye’de barındırmak kolay değil. Üstüne üstlük bu insanlar işsiz güçsüz ve sürekli tüketen insanlar. İşin bir başka yönü de Cuma Namazı sonrası toplanan yardımlar için söylüyorum, bu vatanı korumak için bölücülerden temizlemek için şehit olan asker ve polislerimizeydi. Baktım cemaat müthiş bir ilgi gösteriyor. O ilginin kaynağının öncelikle kendi şehitlerimiz için olduğunu da özellikle ifade edeyim.

EKMEK İÇİN SES GELDİ

Ekmek fiyatlarındaki artışın gerek sayın Bakan ve gerekse Fırıncılar Odası tarafından yorumlanmasının ardından bu köşede yazı yazmıştım. Fırıncılar Odasının fırın sayısı fazla sözleri epey yankı bulmuşa benziyor. Okurlarımızın ve bizi sanal alemden takip eden değerli dostlarımızın yorumları olduğu için bir kez daha değinmek istedim. Ticaret tabi ki herkesin hakkı. Buna bağlı olarak ta rekabette ticaretin en önemli kurallarından biri. Ancak rekabet deyince bizim anladığımız nedir? Aynı ürünü üreten çeşitli firmaların yaptıkları kampanyalar sonucunda vatandaşın ucuz ürün almasıdır. Özellikle giyim ve beyaz eşya gibi mobilya sektörü gibi, otomobil sektörü gibi kurumlarda bunları sık sık görüyor ve faydalanıyoruz. Bu konu vatandaşın tamamen lehine. Mesela iki al üçüncüsü bedava, son günlerde kundura sektörünün en önemli kampanyası. Peki siz fırına gittiğinizde iki ekmek istediğiniz zaman fırıncı size bu üçüncü de benden diyor mu? Böyle bir şey yok. Dolayısıyla rekabet adına hür teşebbüs adına fırın sayısının artması, ekmek satışlarında her hangi bir ucuzluk getirmiyor. Bilakis fırıncılar Odası Başkanının dediği gibi fazla fırın hem rekabeti önlüyor, hem de fiyatları yukarı doğru çekiyor. O halde bu işin hal çaresini yine Fırınlar bulmalı. Beş fırın bir araya gelip, tek fırın olsa, beş bin ekmek üretir. Daha az eleman çalıştırır, daha az elektrik ve su öder. Bu kalemleri çoğaltabilirsiniz. Aynı şekilde bir başka mahallede yine tek fırın olsa, Gölcük’ü ele alırsak 11 mahallede birliktelik sağlamış 11 fırın, ürün fiyatını düşürür. İşte rekabet o zaman başlar. Beş bini altı bine çıkarmak için daha ucuz ekmek satma girişimleri beraberinde rekabeti getirir vatandaş ta böylece çok daha ucuz ekmek yeme imkanına kavuşur.

OTO YIKAMA DERTLİ

Bu yıl durgun giden işler nedeniyle oto yıkamacılar oldukça dertliler. E kolay değil, dünya kadar yatırım ve çalışan insan. Ocak ayını neredeyse karlı geçirdik, doğal olarak oto yıkamacılar iş yapamadılar. Şimdi dün itibariyle yağmur başladı, böyle havalarda gelen giden araç yine yok. Halbuki sokaktaki insan, karlı günlerde şöyle seviniyor, barajlar dolacak, bu yaz susuz kalmayacağız. Yani bir kesim ağlarken bir kesim gülüyor. Yağmur ise sebze ve meyveler için gerekli olan bir nimet. Yağmurlu havalarda da doğal olarak bizim oto yıkamacıların keyfi kaçıyor. Hayatta aynen bu noktada karşınıza farklı duygularla çıkıyor.. her olayda değil mi, kimi ağlar kimi güler. Statlara gidersiniz binlerce insan maç seyreder, kazanan taraf sevinir , kaybeden ağlar. Ne diyelim bugün için de sulu kar yağışı var diyorlar. Bizim oto yıkamacıların işi yine sulanacak gibi. İşte hayat böyle bir şey.

ESMA-ÜL HÜSNA

*EL- MUİ’D: Yok edip tekrar yaratandır. (Her kimin gaibi olsa da ve onu isterse veya ondan bir haber beklerse, insanlar uyuyunca bu ismi evin 4 köşesine okur, sonra şöyle der “Ya Muid! Ya Muktedir!” fulan diyerek onun ismini zikreder. 7 gün sonra gaibi veya haberi gelir.)

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.