DOLAR 7,8110
EURO 9,2660
ALTIN 481,91
BIST 10,2646
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Parçalı Bulutlu

BİR DİLEK TUT

29.02.2016
741
A+
A-

Televizyon programlarını kimi zaman eleştiririz, kimi zamanda o eleştirdiğimiz programlardan güzel şeyler çıkar. Mesela bir televizyon programında ki o kanal Acun Ilıcalı’nın kanalı, “Böyle daha güzelsin” diye bir yarışma var. Evli çiftler katılıyor, baylar bayanları yani eşlerini görmek istediği bir stile sokuyorlar. Kimine cazip, kimine de cazip gelmez bilemem. Bende zaman zaman böyle şeylere ne gereği var desem de önceki gün yaşlı bir çiftin sevinç yumağına döndüğü bir anı izledim. Adam belli ki hem yürekli hem de iyi bir insan. Eşi evlatlık olduğu için ailesi evlenmesine karşı çıkmış. Zaten o adam da “Bizimki bir aşk evliliği değil, sadece eşine sahip çıkma izdivacı” deyiverdi. İyi ki de o dünyalar iyisi hanımına sahip çıkmış. Hep yokluk görmüşler, üzerine başına ne varsa o hanımefendi hiç mağazaya girmeden hep pazarlardan alışveriş yapmış. Belli ki kocasının bu işe epey içi yanmış. Yarışmaya müracaat etmişler, kabul görmüş. O hayatında hiç mağazaya girip te üzerine en küçük bir şey almamış hanımefendi mağazayla buluşunca ve hayatında hiç giymediği o güzelim elbiselere kavuşunca hem duygulandı hem de çok sevindi. İşte zaman zaman kızdığınız bu programlar eleştirdiğiniz yayınlar, güzel vesilelere de sebep oluyor. O hanımefendi deseniz ki “Bir dilek tut”; “Bir mağazadan gönlümce alışveriş isterim” derdi, Acun’un programı sayesinde o da yerine geldi.

HAKKARİ’NİN SURVİVOR ÇOCUKLARI

Acun’dan başladık devam edelim, Survivor adlı yarışma epey bir seyirci kitlesine ulaşmış durumda. Türkiye’nin dört bir yanından ilgiyle izleniyor. Hakkarili çocuklar da kendilerine bir Survivor Parkuru oluşturmuşlar, aralarında ünlüler ve gönüllüler diye bir de ekip oluşturmuşlar. Acun Ilıcalı da bunu izlemiş. Televizyonunda haber yaptığı çocukların bir anda tüm ülkenin de ilgisini çekmelerini sağlayarak işin içerisine güzel de bir jest kondurdu. Acun Ilıcalı şimdi o Hakkarili çocuklar için ilkel aletlerle kurdukları Survivor platformunun yerine modern bir Survivor Parkuru oluşturacak. Şimdi o çocuklara da deseniz ki “Hadi bakalım bir dilek tutun”, çocuklar da aynen şöyle derdi, “bizim de bir Survivor Parkurumuz olsun.” İşte şimdi oluyor. Dominik’te devam eden Survivor bittikten sonra muhtemelen Hakkarili çocukların dilekleri yerine gelecek. Belli mi olur, bir de bakmışsınız ki Hakkari’de o çocukların oluşturduğu ünlüler ve gönüllüler takımı yeni bir Survivor macerasının da adresi olacak.

1 MART ÜSKÜDAR FACİASI

Bundan tam 58 yıl önce 1 Mart 1958 Tarihinde İzmit Körfezi Türk Sivil Denizcilik tarihinin en büyük faciasıyla tüm ülkeyi yasa boğdu. O yıllarda Gölcük’te bir lise olmadığı için Gölcüklü çocuklar okumak adına İzmit’e gidiyorlardı. Eskiler bilir, o dönemlerde Cumartesi günleri de eğitim ve öğretim yarım gün olarak devam ederdi. 1 Mart Üsküdar Faciası da Cumartesi gününe rastladı. Gölcüklü talebeler her zaman olduğu gibi vapurla Gölcük’ten İzmit’e doğru yola çıktılar. Her ne kadar Üsküdar Yolcu Vapuru İstanbul’dan tek katlı olarak gelmesine rağmen üzerine de bir kat çıkılmış dolayısıyla kapasitesi de iki kat artmıştı. Büyük bir heyecanla paydos zilinin çalmasını bekleyen ve çoğunluğunu Gölcüklü öğrencilerin oluşturduğu yolcular, bir an önce evlerine dönmek için İzmit İskelesine koştular. Hava oldukça fırtınalıydı, vapur iskeleye bir türlü bağlanamıyor ve sağlıklı bir şekilde yolcular binemiyordu. O gün o fırtınalı havada kapasitesinin çok üstünde bir yolcu aldı. Bir çok öğrenci ve Gölcüklü de yetişemedikleri için vapura binememişler, özellikle öğrenciler de bu nedenle ağlamıştı. Bilmiyorlardı ki o ağlamalarının hem kendileri hem de aileleri için bir kaç dakika sonra sevinç göz yaşlarına dönüşeceğini. Üsküdar yolcu vapuru SEKA açıklarında büyük bir gürültüyle battı. Çok az sayıda insan kurtuldu. Azgın dalgalar, 384 vatandaşımızın Körfezin o gün kararan sularında onları şehitlik mertebesine ulaştırmıştı. Biz yıllarca o gün geldiğinde içimiz burkulur hüzünleniriz. Kurtulan yolculardan bir çoğuyla bu zamana kadar çeşitli röportajlar yaptık. Gölcük Haber Gazetesi o röportajlar sırasında bir büyük gerçeği de ortaya çıkardı. Üsküdar Yolcu Vapurunun Karamürsel’de oturan ve aslen Erzincanlı olan kaptanı Mehmet Aşçı için vapuru terk etti demişler ve rahmetliye neredeyse hain damgasını vurmuşlardı. Ancak o günleri yaşayanlar kaptanın nasıl bir mücadele verdiğini bizzat anlattılar. Güverteyle birlikte onun da denize uçtuğunu ifade ettiler. Faciadan tam 14 gün sonra Mehmet Aşçı’nın cesedi balık ağlarına takılmış olarak Seymen açıklarında Donanmamızın gemileri tarafından bulunmuştu. Bugün Üsküdar Faciası Şehitlerini bir kez daha Rahmetle anacağız. Aradan tam 58 yıl geçmesine rağmen gözyaşlarının dinmediği facia kurbanlarına Allah’tan bir kez daha rahmet dilerken ailelerinin de derin acısını paylaşıyor ve Allah bizlere bir daha böylesine facialar göstermesin diyoruz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.