DOLAR 7,8984
EURO 9,3128
ALTIN 483,12
BIST 10,2351
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 21°C
Sağanak Yağışlı

FUTBOLUN KIRMIZI KARTI HAKEME ÇIKTI

Pazar günü Galatasaray Stadında güzel bir derbi izlemek umuduyla binlerce insan stada koştu. İlk yarısı Trabzonspor’un penaltıdan attığı ama herkesin “Penaltı değil” dediği golden sonra, Cimbom’un mağlubiyetiyle sonuçlandı. İkinci yarıda herkes sahneye futbolcuların çıkmasını beklerken, orta hakem Bitnel inisiyatifi ele aldı. Türk futbol tarihinin en kara ve kötü günlerinden biri yaşandı. Başrolde hakem. Galatasaray penaltı kazandı, yine yorumcular dedi ki, “Böyle penaltı mı olur?” Kırmızı kartlar birbirini kovaladı, Trabzonsporlu dört futbolcu kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. Galatasaraylıların dahi galibiyete sevinmediği bir maç izledik. Neticede 3 puan Cimboma yazılsa da Galatasaray taraftarlarının “utanıyoruz” dediği bir ucube maç izledik. Böylesine önemli müsabakalarda, merkez hakem kurulu tecrübeli bir hakemi görevlendirmesi gerekirken genç denen ve derbi tecrübesi fazla olmayan bir hakemin maça verilmesi Türk Futbol tarihine de ayıp olarak geçti. Hakem hata yapar, yanlış yapar diyoruz, Eyvallah. O da tabi ki insan, beşerdir, şaşar. Ancak Pazar günkü hakem, öyle bir şaştı ki, herkes sonucu oyuncular değil, hakem belirledi fikrinde birleştiler.

HAKEME KIRMIZI KART

Pazar günü Türk Futbol tarihinde unutulamayacak bir olay yaşandı. Galatasaray’dan Trabzon’a kiralık olarak giden Salih Dursun, Hakeme bir tepki olarak yere düşen kırmızı kartı alıp, hakeme kırmızı kart gösterdi. Bu aslında futbolcunun bir isyanı olmasına rağmen hakemde o kırmızı kartı alıp, Salih Dursun’a kırmızı kart gösterdi ve böylece maçta akıl almaz bir hal aldı. Dünya basını anında hakeme gösterilen kırmızı kartı sayfalarına taşıyarak Türkiye’de cereyan eden bu trajikomik olayı manşet yaptılar. E be kardeşim, sen hakemsin. Futbolcu hiç mi itiraz etmeyecek? Futbolcu hiç mi konuşmayacak? Üstüne üstlük kırmızı kartlar birbiriyle yarış eder hale gelmiş. Ya olaylar biraz daha çığırından çıksa, bir Trabzonsporlu futbolcu daha tepkisini gösterse ona da kırmızı kart gösterecek ve maçta iptal edilmiş olacaktı. Ben Gölcükspor Kulübünde başkanlık yaptım. Fenerbahçe’nin de kongre üyesiyim. Her zaman şunu söyledim, “Maçın kaderini sahadaki futbolcuların yeteneklerine bırakın.” Unutmayın ki futbolcular, aldıkları transfer ücretlerinin hakkını vermek için takımları adına ter döküyorlar.  İsyan etmek, söz söylemek, onların da hakkı. Bu maçta hakeme çıkan kırmızı kart, herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesine sağlamalı. Aksi takdirde bu kafayla bu anlayışla Türk Futbolu hiç bir yere gidemez, bunu ben değil, milyonlarca spor sever söylüyor.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Maçtan sonra Trabzonspor Kulübü Başkanı Muharrem Usta kısa bir açıklama yaptı. Geniş açıklamayı saat 23.00’de yapacakları basın toplantısında olacağını söyledi. Aslında kibarca söylemeye çalıştığı çok ağır laflar vardı. Bir başkanın bu sözleri içinin ne kadar yandığını ve isyanının ne kadar büyük olduğunu açıkça gösteriyordu. Hatırlarsınız, ligin ilk yarısında da Trabzon’da oynanan maçta Galatasaray galip gelmiş ve o maçtaki Trabzon aleyhine olan hakem hataları da günlerce gazete manşetlerinden ve televizyon programlarından düşmemişti. Her iki maçtaki kazanın Trabzonspor maçına gelmesi çok büyük bir talihsizliktir. Şimdi ne olacak? Bu hakeme hangi takım hangi kulüp güvenecek? Futbol kamuoyu kendi takımlarının maçlarında bu hakeme hangi gözle bakacak? O halde bariz bir hata yapıp, hatta hatalar zincirine neden olup, bir maçın sonucunu belirleyen hakem kardeşimizin ya çok uzun süre dinlendirilmesi ya da düdüğünü bırakması gerekir. Bakın, maç en az altı – yedi dakika uzaması gerekirken, hakem sadece bir dakika uzattı. Bu çok büyük bir yanlıştı. O büyük yanlışa bir başka büyük yanlışı daha ekleyerek, o bir dakikayı dahi oynatmadan maçı bitirdi. Böyle bir şey olabilir mi? Trabzonspor zaten yedi kişi kalmış. Acaba fark daha açılır diye mi tereddüt etti, yoksa kırmızı kartlık bir olay daha mı olur diye çekindi bilemedim. Senin görevin maçı eksiksiz oynatmak kardeşim! Düşün ki Trabzonspor ani gelişen bir atakla golü buldu. O zaman maç berabere bitmeyecek mi? Yanlışa yanlışla gitmek yanlışların elbette ki en büyüğüdür. Hakem de zaten ikinci yarıda yanlışına yanlış kararlar ekleyerek futbol tarihine kara sayfa olarak geçti. Bakalım şimdi ne olacak?

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.