DOLAR 7,5205
EURO 8,7875
ALTIN 452,97
BIST 9,6269
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 30°C
Parçalı Bulutlu

HASAN YILDIZ DERTLİ Mİ DERTLİ

02.02.2016
1.282
A+
A-

Her insanın mutlaka bir derdi var. Ben daha “oh” diyen bir insana rastlamadım. Hayat böyle bir şey. Benimki sana uymaz, senin ki bana uymaz. İşte dün bir dertli garip daha. Usulca ve sessizce “Girebilir miyim?” dedi. Elinde torbalar var. “Buyur gel kardeşim” dedim. İyi ki de dedim. Bir kaç dakikalık sessizlikten sonra kendi kendime acaba ne diyecek, elinde de torbalar var, bir şey mi satıyor dedim. “Hayırdır, ne diyeceksin?” dediğimde, “Durumumu anlatan bir ilan vermek istiyorum” dedi. “Nedir durumun?” dedim. Gölcük’te özel bir iş yerinden 2008 yılında emekli olan Hasan Yıldız, hayatında hiç kahveye gitmemiş. Kendini oyalamak, aile bütçesine katkıda bulunmak için o gündür bu gündür pekmez ile bal satıyor. “Benim psikolojik durumum bozuk, bunun yüzünden çocuklarıma sataşıyorlar” dedi. Cebinden kâğıtlar çıkardı, “İşte burada yazıyor, bana yardımcı ol, beni kötü insan zannetmesinler. Kimseyle işim olmaz, kendi halinde mazbut bir adamım” dedi. Bana uzattığı kağıtta aynen şöyle yazıyordu; “Hastalığımın açıklaması, değerli kardeşlerim ben 35 yıldır Kocaeli’nde yaşıyorum. Kimseyi kırmadım, fiili olarak yapılan tetkikler sonucu psikolojik rahatsızlığım doktor tarafından onaylanmıştır. (Takıntı, saplantı, duygusal bozukluk gibi.) Kardeşlerime saygıyla duyurulur.” Rapor, özel Doktor Fahri Karson Psikiyatri Merkezi tarafından verilmiş. Uzun zamandır bu rahatsızlığı çeken kardeşimiz belli ki zaman zaman elinde olmadan bazı şeyler yapabiliyor. Ama insanlık hali bu, hastalık farklı bir şey. Gördüğünüzde son derece yumuşak, sakin ve utangaç bir adam. Dolayısıyla kendisinden kaynaklanan bir takım sıkıntılar nedeniyle çocuklarının rahatsız edilmesini istemiyor. “Ağır ilaçlar vermişler, bana dokunuyor” dedi. Üstelik kalbinden de rahatsız, dolayısıyla sağlık durumu pekte hoş değil. Benimde demem o ki, Gölcük’ün değerli yöneticileri bu kardeşimizi bulup konuşmanızda fayda var. Tedavisi konusunda yardımcı olunduğunda onun da daha düzenli ve daha sağlıklı bir hayat yaşayacağına inanıyorum. Bakın ne kadar sakin ve güzel bir adam, pekmez ve bal satıyor. Böyle insanlara yardımcı olmakta aslında bizim asli görevimiz. Buradan Gölcük’ün saygı değer yöneticilerine önemle duyurulur.

 

DOĞALGAZ TAKINTILARI

Kış günü öncelikli derdimiz, doğalgaz. Sokak yine bunu konuşuyordu, aslında Türkiye bu önemli enerji kaynağını ithal ettiği için bütün sıkıntının buradan kaynaklandığı aşikar. Doğalgazımızı iki ülkeden temin ediyoruz. Biri İran, diğeri Rusya. Her ne kadar dolar olarak alsak ta, dediğim gibi biz üreten değil tüketen ülkeyiz. Dolar fırladığında fiyat artıyor, düştüğünde ise aynı şekilde bir sonuçla karşılaşmıyoruz. Türkiye’nin doğalgazla alakalı ileriki yıllara dönük daha büyük sıkıntılar yaşayacağı belli. Bu konuda hem sanayiyi hem de vatandaşı olumlu yönde etkileyecek adımlar atmak zorundayız. Biz büyük bir coğrafyaya sahibiyiz. Dolayısıyla hem rüzgar enerjisinden hem de güneş enerjisinden mutlaka yararlanmalıyız. Eğer bu iki konuda hızlı adımlar atıp tedbirlerimizi şimdiden alırsak ileriki yıllarda oluşacak daha ağır sorunlardan da kurtulmuş olabiliriz. Çünkü her ne kadar İran ve Rusya bizim iki komşumuz olsa da hiç bir zaman kadim dostlarımız olamadı. Bu durum yarın başımıza iş açabilir. Özümüze dönmek ve Yüce Allah’ın bize vermiş olduğu güneş ve rüzgar gibi iki doğal varlığı hayata geçirmek zorundayız. Türkiye böylece doğalgazdan kurtulma şansı yakalayabilir. Her yıl milyarlarca döviz bütçemizde farklı ilerlemelerde kullanılmak üzere harcanabilir. Halk tabiri ile para cebimizde kalır. Bunları yapmak zorundayız. Ben özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz’de güneş enerjisinden yararlanıldığını görüyorum. Bu on iki ayda çok daha güneş alan tüm bölgelerimizde yaygınlaştırıldığında çözüm güneş enerjisidir. E Maşallah rüzgarımız da bol, yine kimi bölgelerde rüzgar enerjisiyle çalışan santraller görmekteyiz. Bunların da sayısı hiç vakit geçirmeden arttırılmalıdır. Ayrıca elektrik fiyatlarının da sık sık zam gördüğünü düşünürseniz kendi bünyemizde olan Allah vergisi iki kaynağı mutlaka ama mutlaka kullanmak zorundayız. Bütün bunları hayata geçirme noktasında hiç ama hiç vakit kaybetmeden atacağımız adımların yarınlarımızı etkileyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

*EL- HAMİA: Övgüye layık ve bütün varlıkların diliyle övülendir. (K,min sözlerinde çokça fuhşiyat (çirkin sözler) bulunsa bu ismi şerifi bir kaba yazıp ondan içerse Allah bu kötü ahlakı ondan giderir. )

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.