DOLAR 7,9681
EURO 9,4591
ALTIN 487,75
BIST 10,4221
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Sisli

“Kendisini Değersiz Hisseden Çocuk “nefret”e Saplanıyor!”

“Kendisini Değersiz Hisseden Çocuk “nefret”e Saplanıyor!”

cocuk osman ay

İnsanın his dünyasında doğuştan olan bazı duygular var. Korku, üzüntü, şaşkınlık, öfke, endişe… Ancak nefret, kin, intikam gibi hisler çocuklarda zamanla ve bazı yanlış tutumlar neticesinde ortaya çıkıyor.

“Buradaki nefret” ben de varım demektir

Osman Ay, varlığına saygı duyulmayan çocuğun “kendi olma” özgürlüğünü yitirdiğini, savunma mekanizmasının da onu konmak üzere öfke ve nefret duygusunu ortaya çıkardığını söylüyor. Her insan çocukluk dönemi de dahil olmak üzere birey olmaya ihtiyaç duyar. Yani ebeveyn ya da sosyal çevresi kararlarına saygı duysun kendisini ilgilendiren konularda fikri sorulsun ve değerli olduğu hissettirilsin ister. Bunların sağlanması sağlıklı bir kişilik yapılanmasının temelini oluşturur. Örneğin çocuğu ilgilendiren konularda çocuğun yerine karar verme (ne giyeceğine, ne yiyeceğine) çocuğun isteklerini önemsemeyip onun yerine kendi doğrularının diretilmesi (futbol kursuna gitmek isteyen çocuğun enstrüman kursuna gönderilmesi) gibi davranışlar çocuğun kişiliğine saygı duymamak anlamına geliyor. Benliğine ve varlığına duyulmayan çocuk “kendi olma” özgürlüğünü yitirdiği için savunma mekanizması onu kozmak üzere öfke ve nefret duygusunu ortaya çıkarır. “Çünkü aslında öfke ve nefret kabullenmenin tam tersidir” diyen Osman Ay, çocuğun nefret ederek kendisine yapılanları kabul etmediğini kendisinin değerli olduğunu hem kendisine hem de çevresine anlatmaya çalıştığını söylüyor. Çocuğun durumu kabul etmeyip bu şekilde tepki vermesi onun kişilik gelişimi açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirten Ay, “Buradaki nefret” ben de varım demektir, çocuğun kendisine olan saygısını koruması amacına hizmet eder. Çocuğun birey olmasına müsaade edilirse nefret ortadan kalkar” diyor. Çocuk, öfke ve nefrete sığınarak kendi benliğini korumaya çalışır…

“Çocuk ya bunları kabullenerek kendine duyduğu saygıyı yitirir”

Küçük yaşta, hem bedenen hem ruhen en savunmasız zamanlarda çocukların ebeveynleri, çevresi tarafından sözel ve duygusal şiddete maruz bırakılmasının çocukta olumsuz duygulanımlara neden olabileceğini söyleyen Ay, ihmal ile çocuğa varlığının fark edilmediği görünmez olduğu hissi yaşatacağını belirtiyor. Ay sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu bazen yalnızca duygusal anlamda ihtiyaçlarının karşılanmaması saçını okşamama, sarılıp öpmeme, okuluyla ya da diğer ihtiyaçları ile ilgilenmeme, bazen de fiziksel ihtiyaçlarında (yeme içme, barınma, okul ihtiyaçları vb. gibi) karşılanmaması şeklinde olabilir. Bu öfkeye ne nerede kapı açan bir yetiştirme tutumudur. Duygusal ve sözel şiddetle ise aşağılama, hakaret etme, küçümseme, azarlama, gereksiz ve ağır cezalar verme, değersizlik hissettirme, bağırma gibi davranışlar vardır. Bu davranışlar çocuğun kişiliğine yönelik olduğundan derin bir yere dokunur. Çocuk ya bunları kabullenerek kendine duyduğu saygıyı yitirir ve ömrünü kendini değersiz, sevilemeye layık olmadığını ve yetersiz olduğunu hissi ile boğuşarak geçirir ya da öfke ve nefrete sığınarak kendi benliğini korumaya çalışır” Çocuk değerli olduğunu kendisine anlatma çalışıyor…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.