DOLAR 7,5759
EURO 8,9868
ALTIN 476,14
BIST 9,8200
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 29°C
Az Bulutlu

“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN GENEL BAŞKANIMIZA SARF ETTİĞİ SÖZLER AĞIR DEĞİL Mİ?”

“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN GENEL BAŞKANIMIZA SARF ETTİĞİ SÖZLER AĞIR DEĞİL Mİ?”

CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri,

CHP 1

Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkan İsmet İşeri, geçtiğimiz gün 60 vatandaşın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanına ‘Diktatör’ demesi nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunmasını değerlendirdi. Başkan İşeri;

“Soruşturmayı başlatan savcı tenzil-i rütbeye uğramıştır”

“Eğer bugün bir grup AKP’li Kılıçdaroğlu hakkında bir suç duyurusunda bulunabiliyorlarsa bilsinler ki bu hukuki özgürlüğün Cumhuriyet Halk Partisinin bu ülkeye kazandırdığı demokratik hukuk sistemin sayesinde yapabilmektedirler. Bugünün rejimi demokratik bir rejim olmasa böylesine bir suç duyurusunu hiç kimsenin yapması mümkün değil. Böylesine bir özgürlük alanı varsa bu tür bireyse düşünce ve fikir özgürlükleri partimiz sayesinde bu ülkeye kazandırılmıştır. Genel Başkanımız ağzından çıkan sözleri kulağıyla duyabilen hangi sözün hakaret içerikli olu olmadığını bilebilecek bir liderdir. Kürsüde konuşulanların aynısının dışarıda konuşulmasının suç olmadığı Anayasa ile belirlenmiş, kaldı ki Genel Başkanımız hakkında soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral bu davranışından ötürü tenzil-i rütbeye uğrayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak imzasıyla yapılan yeni iş bölümü kapsamında Kayral, uzun yıllardır görev yaptığı basın suçları soruşturma bürosundan alınarak fikr-i ve Sına-i haklar soruşturma bürosunda görevlendirilmiştir. Demek ki başlatılan bu soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bile uygun görülmemiş, soruşturmayı başlatan savcı tenzil-i rütbeye uğramıştır. Yemin içeriğinde yer alan namus ve şeref adına and içme cümlesini genel başkanımız namus ve şeref kavramının bizler için önemli olduğunu vurgulamış, namus ve şeref üzerine verilen sözün ne anlama geldiğini ifade etmeye çalışmıştır. Böylesine bir yemin sonrası edilen yemini hatırlatmıştır. Kaldı ki sayın Cumhurbaşkanımızın 19. Muhtarlar Toplantısında Genel Başkanımıza ‘Çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi’, ‘yüzüne tükürsen yağmur sanıyor’, ‘Serseri mayın gibi ortalıkta dolanıyor’; ‘yağmur ve şeref fukarası’ gibi sarfedilen suçlar bence genel başkanımızın söylediğinden kat kat kötü kelime ve ifadelerdir. Bunun gibi nice sarfedilen sözler bunlar sayın Cumhurbaşkanımıza yakışıyor mu? Oysa ülkenin Cumhurbaşkanı herkesi kucaklayan, sevecen yaklaşımıyla Cumhurun yani halkın babası olmalıdır. Hiç baba evlatlarına hakaret eder mi? Baba şefkatinde bir Cumhurbaşkanı olsun başımızın tacı üzerine.”

CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri,

“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN GENEL BAŞKANIMIZA SARF ETTİĞİ SÖZLER AĞIR DEĞİL Mİ?”

Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkan İsmet İşeri, geçtiğimiz gün 60 vatandaşın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanına ‘Diktatör’ demesi nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunmasını değerlendirdi. Başkan İşeri;

“Soruşturmayı başlatan savcı tenzil-i rütbeye uğramıştır”

“Eğer bugün bir grup AKP’li Kılıçdaroğlu hakkında bir suç duyurusunda bulunabiliyorlarsa bilsinler ki bu hukuki özgürlüğün Cumhuriyet Halk Partisinin bu ülkeye kazandırdığı demokratik hukuk sistemin sayesinde yapabilmektedirler. Bugünün rejimi demokratik bir rejim olmasa böylesine bir suç duyurusunu hiç kimsenin yapması mümkün değil. Böylesine bir özgürlük alanı varsa bu tür bireyse düşünce ve fikir özgürlükleri partimiz sayesinde bu ülkeye kazandırılmıştır. Genel Başkanımız ağzından çıkan sözleri kulağıyla duyabilen hangi sözün hakaret içerikli olu olmadığını bilebilecek bir liderdir. Kürsüde konuşulanların aynısının dışarıda konuşulmasının suç olmadığı Anayasa ile belirlenmiş, kaldı ki Genel Başkanımız hakkında soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral bu davranışından ötürü tenzil-i rütbeye uğrayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak imzasıyla yapılan yeni iş bölümü kapsamında Kayral, uzun yıllardır görev yaptığı basın suçları soruşturma bürosundan alınarak fikr-i ve Sına-i haklar soruşturma bürosunda görevlendirilmiştir. Demek ki başlatılan bu soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bile uygun görülmemiş, soruşturmayı başlatan savcı tenzil-i rütbeye uğramıştır. Yemin içeriğinde yer alan namus ve şeref adına and içme cümlesini genel başkanımız namus ve şeref kavramının bizler için önemli olduğunu vurgulamış, namus ve şeref üzerine verilen sözün ne anlama geldiğini ifade etmeye çalışmıştır. Böylesine bir yemin sonrası edilen yemini hatırlatmıştır. Kaldı ki sayın Cumhurbaşkanımızın 19. Muhtarlar Toplantısında Genel Başkanımıza ‘Çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi’, ‘yüzüne tükürsen yağmur sanıyor’, ‘Serseri mayın gibi ortalıkta dolanıyor’; ‘yağmur ve şeref fukarası’ gibi sarfedilen suçlar bence genel başkanımızın söylediğinden kat kat kötü kelime ve ifadelerdir. Bunun gibi nice sarfedilen sözler bunlar sayın Cumhurbaşkanımıza yakışıyor mu? Oysa ülkenin Cumhurbaşkanı herkesi kucaklayan, sevecen yaklaşımıyla Cumhurun yani halkın babası olmalıdır. Hiç baba evlatlarına hakaret eder mi? Baba şefkatinde bir Cumhurbaşkanı olsun başımızın tacı üzerine.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.