DOLAR 8,3260
EURO 9,7382
ALTIN 501,20
BIST 10,7727
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 23°C
Gök Gürültülü

TELEVİZYONLARIN ANNE BABAYA EZİYETİ

14.02.2016
726
A+
A-

TELEVİZYONLARIN ANNE BABAYA EZİYETİ

Özellikle haftasonlarında ekran başına geçen vatandaşlar, farklı kanalların yemek programlarıyla karşılaşıyor. Seyretsen bir türlü, seyretmesen öbür türlü. İnsan kendi kendine soruyor; yahu kardeşim sizin hiç ucuz fiyatların oluşturduğu gıda maddeleriyle yapacağınız bir yemek programı yok mu? İşte dün bir tanesini seyrediyorum, özel hazırlanmış kuzu pirzolayla bir yemek tarifi. Yahu zaten o kuzu pirzolayı alanın sizin vereceğiniz yemek tarifine de öyle ihtiyacı falan yok. Onu alabilecek maddi gücü olan zaten nasıl yiyeceğini bilir. Peki alamayanlar ne yapsın? Televizyon ekranlarında anne ve babalarının boynunu bükmenin bir alemi var mı? Şimdi çocuğun veya çocukların bol olduğu bir evde o program izlense, çocuklar anne ve babalarına dönüp, “Biz de ondan istiyoruz” dese ne olacak? Ebeveynlerin boynu bükülecek, gözleri kararacak, içi yanacak. Söyleyin bakalım çocuklarına ne diyecekler? O yemek programları ille de zengin ailelere hitap etmek zorunda mı? Madem bir program yapıyorsunuz, şunu tüm yurdu kapsayacak şekilde tarifler vererek yapsanız ne olur? Günaha mı girersiniz be kardeşim? Mesela bulgur pilavı, taze fasulye, domates, biber, makarna, gibi her ailenin mutfağından eksik olmayan ama o yemek programlarını ortak paydada buluşturan lezzetleri tarif etseniz ne olur? İlle de pirzola, ille de biftek, ille de pastırma, ille de sucukla mı olacak bu işler? Yapmayın arkadaşlar. Dar gelirli insanların zaten geçim sıkıntısı başına vurmuş, sizler de onları başını önüne eğdirme hareketlerinden vazgeçin.

 

TÜRKİYE KARARLI

Ortadoğu’daki yangının Ruslara göre Üçüncü Dünya savaşını çıkarma ihtimali var. Aslında biliyoruz ki orada oynanan oyunlar Türkiye’nin kirli emellere sürüklenmesi macerasından başka bir şey değil. Önceki gün, Türk Silahlı Kuvvetleri OBİS Toplarıyla PYD’yi yani terörist ilan ettiği PKK’nın eş değer bir örgütünün mevzilerini vurdu. Bu konuda son derece haklılar. Kararlılığını göstererek tüm dünyaya da; oldu bittilere izin vermeyiz bizim üzerimizden oynamak istediğiniz oyunların da farkındayız dedi. Bakın şimdi, iş kendi şahsi çıkarlarına gelince ABD ve Rusya pek ala ittifak yapabiliyor. Yok öyle yağma! Bu ülkenin de kendi âli menfaatleri var. Onların peşinden sadece hükümet değil, bir büyük millet de hiç tereddüt göstermeden gider. Bir ülkede iktidar ve muhalefetin her ne kadar birbirlerini kıyasıya eleştirse de ülkenin âli menfaatleri her zaman ortak paydadır. Siz kendi kafanıza göre hareket edeceksiniz, terörist gruplar burnumuzun dibine kadar gelecek, bizim güvenliğimizi tehdit edecek, bizde seyredeceğiz, öyle mi? Yok öyle yaş dava! Türkiye bu konuda kararlıdır, çünkü emperyalistlerin amacı Halep bölgesinden kaçan ve bir milyon olarak telaffuz edilen rakamla söylenen mültecilerin sınırımıza doluşmamasıdır. Onların içerisinde PKK’lı, PYD’li, hatta İŞİD’li gruplar da olabilir. Hepimiz biliyoruz ki bunların hedefi Türkiye’nin güvenliğidir, buna da biz yetmiş sekiz milyon vatan evladı olarak izin vermeyiz.

 

 

SEVGİLİLER GÜNÜ

Her yıl 14 Şubat’ı Sevgililer Günü olarak kutlarız. Böyle söylemişler. Şimdi isterseniz, niçin söylediklerine bakalım. Piyasaya bir canlılık gerek, onun yolu da alışverişten geçiyor. O halde para kazanmak lazım. 14 Şubat’ta gül satışları patlar. Her ne kadar çiçekçilerde sipariş sayısı azalsa da ahali şimdi sanal medyaya takıldığından gül siparişlerini de onun vasıtasıyla veriyor, ısmarlanan güller bizzat adreslere teslim ediliyor. Bir istatistik yapmışlar ve 14 Şubat için dört milyonun üzerinde gül satışının gerçekleşeceğini tespit etmişler. Ayrıca günlerdir, görüyorsunuz mücevher firmaları da Sevgililer Günü için inanılmaz kampanyalar başlatmış durumda. Peki şimdi kendi kendinize sorun bakalım, şu 14 Şubat Sevgililer Gününün sevineni ve kazananı kim? Aslında işin özü Sevgili Peygamberimizin şu sözünde yatıyor, ne diyor İki Cihan Güneşi “Sevdiklerinize bir gül verin, eğer gül veremiyorsanız o zaman gülüverin.” Kalpten gelen bir tebessümün değerinin en pahalı taşla dahi ölçülemeyeceğini bilenler öyle yapmıştır. Aslolan da zaten budur.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

*EL- MACİD: Yüce ve ihsanı bol olandır. (Kim bu ismi tenhada okuyup hislerinden kaybolsa (kendinden geçse), Allah uykusunda ona sevineceği şeyi gösterir ve kalbinde nur ortaya çıkar.)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.