DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 28°C
Parçalı Bulutlu

ÇOK GEÇ OLMADAN

29.03.2016
1.215
A+
A-

 

Her şeye rağmen demiştim son yazımda, her şeye rağmen sevebilmek. Hayat güzel aslında, güzel baktığımızda hayatta bize güzel bakacaktır. Biz her şeye rağmen sevmeyi öğrendiğimizde ve her şeye rağmen olumlu düşünebildiğimizde hayat elbette güzel olacaktır. Ne var ki bazen bunu başarmakta zorlandığımız kesin. O zaman hayatın acımasız ve kolay olmadığını düşünürüz.

Hangi zamanlarda düşünürüz? Hayat bize ne zaman kolay gelmez? Ne zaman hayatın sillesini yediğimizi düşünürüz? Ne zaman ‘hayat boş’ demeye başlarız, hiç düşündünüz mü? Ve bu hayatın içinde siz neredesiniz, ne kadarsınız? Hangi olumsuz, kalıplaşmış inançlarınızla, değer verdiklerinizle, kendi değerlerinizle nereden bakıyorsunuz?

Doğrusunu isterseniz bende hiç düşünmemiştim. Ta ki, Kuantum Yaşam ve Öğrenci Koçluk seanslarında öğrendiğim akıllı soruları kendime de sorana kadar. Sorduğumda aldığım cevaplar beni şaşırttı. Şaşırttı şaşırtmasına ama hayatımın amacını, neleri istemediğimi, kim olduğumu (ne düşünüyorsam oyum), değerlerimin öncelikli neler olması gerektiğini de öğretti.

Ne kadar kalıplaşmış, inandığım olumsuz inançlarım varmış. Gereksiz beklentilerim, gereksiz fedakârlıklarım, ‘amman üzülmesin’ dediklerim, değer verdiklerim ve kendi değerlerim. Kendimi özgür sanışlarım, bağlılıklarım, bağımlılıklarım… Sanki sizi de mi anlatıyorum? İnanın yalnız değiliz.

Ve şimdi hangi zamanlarda hayatın kolay olmadığını anladım. Hayat ‘kim’ olduğumuzla ilgiliydi. Sorunlarımıza bakış açımızla. Yaşadığımız sorunları oluşturanın -bizler- olduğunu anladığımızda (o andaki bizim düşüncelerimiz, kim olduğumuz), çözümler üretmeye başlarız. Çözümleri üretip, sorunları çözdükçe hayat güzelleşir, yaşanası bir yer olur.

Her türlü kararlarımızı alırken, başkalarının etkisinde kalmadan, korkmadan ve kaygı duymadan almalıyız. Girişimlerimizi ve yeni kararlar almamızı etkileyen ‘ego’ nun da bize engel olmasına fırsat vermeden.

“En son engel, engel olduğuna inanmaktır.” _Papaji

Ego, bizim her yeni girişimimizi engelleyecektir. Çünkü o, alışıla gelmiş davranışları tekrar etmeyi sever, bu şekilde bizleri koruduğuna inanır. “Sen yapamazsın, bu ne saçmalık, ya kaybedersen, ya kazanamazsan, ya seni sevmezse, ya olmazsa, ya batırırsan, gel sen vazgeç bu işten.”

 

Eğer bu düşünceler eşliğinde kararlar vermişsek, korktuğumuzun da başımıza geleceğini çekim yasası gereği, biliyor olmalıyız.

Neleri istemediğimi, öğrendiğimi söylemiştim. Evet, hayatınızda istemediğiniz şeyleri bir düşünün, hatta yazın lütfen. Nelerin olmasını istemiyorsunuz listeleyin. O zaman istediğiniz şeyler gün gibi ortaya çıkacaktır. Onları da listeleyin. Sonra değerleriniz ölçüsünde önceliklerinizi belirleyin.

Neyi istiyorsanız aşkla sarılın, coşkuyla yaklaşın, ara sıra egonuz sesini yükseltecektir, olsun, korkmadan sevgiyle dinleyin ve salıverin gitsin, serbest bırakın, siz büyük bir coşkuyla neler başaracağınızı düşündükçe o yanınıza yaklaşamayacaktır.

En büyük başarıların yine en büyük arzu ve coşkularla geldiğini daima hatırlayın. Başaranların en çok söyledikleri, “ hep bunu düşlüyordum, yapacağıma inanıyordum, çok çalıştım” gibi isteğin, arzunun, coşkunun, aşkın, tutkunun dışa yansımalarını dinlemişsinizdir.

Bir gün sizde içinize sığmayan bu mutluluğu, coşkuyu dışa yansıtacaksınız. Yeter ki, sorunlarınızın kim olduğunuzla ilgili olduğunu anlayıp, çözüm yollarına başvurun ve isteklerinizin gerçekleşeceği inancını, içinizde var olan kıvılcımlarla ateşleyin.

Çok geçmeden başlayın, lütfen, hemen kararınızı verin. Biliyorum, egonuz iş başında. Sakın dinlemeyin! Siz başarır ve yaparsınız. Hele bir başlayın arkası gelecektir.

“Başlangıç ve bitiş noktaları birbirine uzanır.” der Çin Atasözü

O halde, çok geç olmadan, hayatımıza ışık tutalım, renk katalım, gelecek günlerimize huzur, mutluluk, sevgi, şefkat ve anlayış katalım. Katalım ki, bütün bu güzellikler bulaşsın gönüllere sevgiyle ve samimiyetle…

Alacağımız her karar bizim olsun, kendimizin. Özgürce aldığımız, korkmadan kaygılanmadan ama en iyi şekilde düşünülmüş, araştırılmış ve hesaplanmış olsun. Zira verdiğimiz ilk karar, başarının ayak sesleridir.

Kararlarınızda karalı kalın, mutlu kalın…

 

Hayatta Kararlar Bir Kereliktir

Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış olan kralın yanına gider. Krala şunu sorar. Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük varmadır? Elbette’ der. Kaç bacağın var senin? Adam soruya şaşırarak iki efendim’ der. Kral – Pekâlâ, tek bacağının üstünde durabilir misin?

Elbette diye cevap verir adam. Kral – O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver. Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.

Tamam der kral, Şimdi de öteki bacağını kaldır. Adam şaşırır. Bu imkânsız kralım der. Gördün mü? der kral özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil. Hayat gerçekten böyledir. ilk kararı alıyorsun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyor.

Hayat hata kabul etmiyor. İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyor ama eğer yanlış bir karar aldıysan, her şey zincirleme yanlış gidiyor. Hayat kararlardan ibarettir ve kararlar birer kibrittir. Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş, çorbanı kaynatacak ateş oluyordur, yanlış yerde ateşlediğin vakit ise içinde bulunduğun evle birlikte senide yakıyordur. Hayat öyle basite alınacak bir oyun değil. Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyor. Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyor.

Çok daha önemli olan başka bir şey var. Kendini bilmek… Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, neler yapabileceğini bilmek zorundasın. Ancak o zaman doğru kararlar verip ve mutlu bir hayata sahip olursun.

Ve kararlar birer kibrittir… Ya kendini yakıyorsun ya da ısıtıyorsun.(alıntı)

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.