DOLAR 8,3465
EURO 9,6728
ALTIN 504,34
BIST 10,8172
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

TIP BAYRAMI, DEDEM VE BEN

13.03.2016
739
A+
A-

TIP BAYRAMI, DEDEM VE BEN

Bugünün benim için çok özel bir önemi var. Cumhuriyetin ilk Hekimlerinden Frengi’yle Mücadele Başkanlığı yapmış Doktor Mahmut Nurettin Şenemre’nin torunuyum. O yıllar zor ve acılı yıllar. Dedem Büyük Önder Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz’dir ileri” dediği günlerin yiğitlerinden. Birliğinin başında tabi ki o zamanlar o birlikler atlı birlikler. Kılıcıyla en önce İzmir’in bir köyünden geçiyorlarmış. Bir ara yaşlı bir adam önlerine çıkmış, dedem atını zor durdurmuş. O yaşlı adam Yunanlıların köy camisinin içerisine vatandaşları doldurup, dışarıya odun ateşi yakıp dumanla onları boğulmaya yani ölüme terk ettiklerini anlatmış. İçerisi yaşlı, genç, çoluk çocuk, kadın dolu. Dedem ve birliği hemen o yöne doğru süratle ilerleyip caminin içerisinde boğulmak üzere olan köy halkını kurtarmışlar. Cephede hem savaşan hem de hekimlik yapan bir vatansever adamın torunuyum. Rahmetli dedem gibi, doktor olamadım ama döneminin en iyi gazetecilerinden olan rahmetli Oğuz Amcam gibi olmaya çalıştım. Dediğim gibi Doktorların benim gözümdeki yeri bir farklıdır, yüreğimdeki yeri apayrıdır. Bugün Tıp Bayramı, güzel bir gün. Anlamlı ve manalı bir gün. Diyeceğim o ki, Tıp Camiasının tüm sevdalılarının o cefakar ve vefakar insanların bayramları kutlu ve mutlu olsun.

 

GÖLCÜKSPOR’A İNANIN

Ekibimizin son haftalardaki başarısı malum. Gerçekten çok iyi gidiyorlar. Yusuf Hocayı bu konuda kutlamak lazım, tabi ki ekibini de. Oyuncuların var olan potansiyellerini ortaya çıkarmak, sahaya yansıtmak, son derece önemli. İlk yarıda içimiz diplerde dolaşmamız nedeniyle oldukça tedirginken, şimdi zirveye adımızı yazdırmış durumdayız. Aslında bu konuda yerinde ve zamanda müdahalesiyle Kulüp Başkanı Ahmet Şahin kardeşimi de yürekten kutlamak istiyorum. Belli ki futbolcular teknik heyet, başkan ve yönetim arasında güzel bir uyum yakalanmış. Bir aile gibi olmuşlar. Gölcükspor’un aslanları sahada terlerini sonuna kadar akıtıyorlar. Geçtiğimiz hafta maçımız Cumartesi Günüydü. İlk yarının skoru, 2-0 olarak gelince, ben de 3 puan cepte demiş, başlığı da hazırlamıştım. Ancak, maçın uzatma dakikalarında yediğimiz golle sahadan berabere ayrılmak zorunda kaldık. Futbol bu, olur böyle şeyler. Zaman zaman yol kazaları yaşayabilirsiniz. Ama yolcu sağlamsa hiç bir şey olmaz, yoluna devam eder sonunda da mutlaka hak ettiği yere gelir. Dolayısıyla Gölcük Halkı olarak hepimiz gururumuz olan Gölcükspor’a birlikte sahip çıkmalıyız. Ben Ahmet Şahin kardeşimin rüyalarında dahi Gölcükspor’u gördüğüne inanıyorum ve onu dolayısıyla da Gölcükspor’u candan ve yürekten destekliyorum.

 

SEMT CAFE VE MENEMEN

Günlerden Pazar, hara gürele derken saat 15:00’e doğru yol alıyordu ki midemin kazındığını hissettim. Şeker ve tansiyon sıkıntım olduğu için soluğu aynen Semt Cafe’de aldım. Önce bir mercimek çorbası ardından menemen ve cacıkla yapılan finalle kendime geldim. Menemen denen yemeği pek severim. Hoş her zaman yemesem de sevgili Kemal kardeşim Ağabey bizim menemen meşhurdur deyince haydi bakalım ondan olsun dedim. Gerçekten de önüme lezzetine doyum olmaz bir menemen tabağı geldi. Diyeceğim o ki, insanlar işlerini güzel temiz ve titiz yaptıkları sürece yemek yediğimiz sofralar, zenginleşiyor. Kastettiğim şudur, yani ille de biftek pirzola olacak değil, içine sevgi katılarak özenle yapılan her yemek, insanlar için şifa kaynağıdır. Orada sadece karnınız doymaz, ruhunuzun da doyduğunu hissedersiniz. Ben menemen hikayesini anlatınca, bizim çocukların aklına o dönemde Beşiktaş Teknik Direktörlüğünü yapan Samet Aybaba’nın futbolcularla birlikte yediği menemen hikayesi geldi. Dediğim gibi bu güzel lezzeti herkes tadar, zengin de olsan fakir de olsan menemen sofralarımızın her daim baş tacıdır. O halde sabah kahvaltılarında zaman zaman şöyle acılı ve okkalı menemen yemek olmalı diye düşünüyorum. Ve bütün bunları yaparken sofrada tek başına olmak yerine eş dostla birlikte olmanın o güzel sofraya bir aile lezzeti de katacağına inananlardanım. Öyle ya insanoğlu ekmek için çalışır, parasını helalinden kazandığı sürece sofrada neyin olduğu hiç önemli değildir. Önemli olan karnınızın doyması ile birlikte aynı lezzeti ruhunuzun da tatmasıdır.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

EL-MÜNTEKİM: Zalimlerden intikamını alandır. (Her kimin çok günahları olsa bu ismi şerifi çok zikretse Allah’u Telala onu affeder ve rahmetine girdirir. )

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.