DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Yağışlı

BİZ NİÇİN FENERBAHÇELİYİZ?

17.04.2016
923
A+
A-

BİZ NİÇİN FENERBAHÇELİYİZ?

Toplumları yaşatan ruhtur. Fenerbahçe bu büyük milletin kurucu ruhu felsefesini yaşayan en büyük sivil toplum örgütüdür. İşte biz onun için Fenerbahçeliyiz. Fenerbahçe vicdandır. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” dediği yer Fenerbahçe’dir. İşte biz onun için Fenerbahçeliyiz. Fenerbahçe bir sevdadır, milyonları kalpten sevgisiyle renklerine bağlayan haksızlıklara karşı hakkın sesi olan yılmayan ve doğru yürüyen insanların yeridir, Fenerbahçe. Bugün Türk sporunun içinde bulunduğu durumun 78 milyon insanı memnun etmediğini açıkça görüyoruz. Fenerbahçe şanlı geçmişi şerefli şampiyonlukları ve bu milletin sözde değil, özde ilkeleriyle yaşandığı bir büyük sevdadır. Hatırlayalım, Fenerbahçe-Denizlispor ile deplasmanda şampiyonluk maçı oynuyor, Denizli mağlup olursa küme düşecek. Maç dakikalarca duruyor. Dünyanın hiç bir yerinde bir maç bu kadar süreyle durdurulduğu anda hakem takdir hakkını kullanır. O dönemde Denizlispor’un Başkanı gazetelere, televizyonlara çıkıyor. Elinde siyah bir çanta var, küme düşmeleri halinde o çantayı açacağını söylüyor. Denizli kümede kalıyor, Fener’in şampiyonluğu gidiyor. Çanta da kapanıyor. Kimse de “Ey başkan o çantada ne vardı?” diye sormuyor. Fenerbahçe Başkanı üzerinden yürüyen bir kumpasla karşı karşıya kalıyor. Taraftar sel gibi akıyor. Yüzbinlerin katıldığı şanlı yürüyüşler Türkiye’nin gıpta ile baktığı bir efsane halini alıyor. Fenerbahçe’nin dik duruşu tüm dost takımların taraftarlarını da etkiliyor, hatırlarsınız şanlı yürüyüşlerde Sarı Lacivertli Bayrakların yanı sıra ezeli rakiplerimiz ama ebedi dostlarımızın bayrakları da vardı. Bugün taraflı tarafsız bir çok insan keşke bizim de “Aziz Yıldırım gibi başkanımız olsaydı” diyor. Rakip takımların yöneticileri dahi “Fenerbahçe’nin başına gelenler bizim başımıza gelseydi dağılırdık” demişlerdi. İşte biz dimdik durduğumuz tek yürek ve tek vücut olduğumuz için Fenerbahçe’yiz. Fenerbahçe’ye oyunlar bitmiyor, otobüsümüz kurşunlanıyor. Fenerbahçe’yi Allah koruyor ve o yıl bir şampiyonluk daha yitiriyoruz. Fenerbahçe’yi haince kurşunlayanlar, kim bilir nerede ne yapıyorlar? Kamuoyu bunu da merak ediyor. Futbolda galip gelirsiniz, mağlup olursunuz. Bunlar sporun doğasının içerisinde var. Ancak bir kulübe kumpas kurmak çok farklı şeydir ve bugün Fenerbahçe dimdik ayaktaysa, o taşıdığı ruhtan kaynaklanmaktadır. İşte biz, onun için Fenerbahçeliyiz.

 

DOSTLARDAN HABERLER

Değerli dostum ve arkadaşım emekli Koramiral Atilla Kezek’le telefonla da olsa hasret giderdik. Türk Deniz Kuvvetlerinin bu delikanlı amirali bahriyeye girdiği günden emekli olduğu güne kadar onuruyla ve şerefiyle yaşamış güzel bir insandır. Sohbet ettik, telefonla da olsa hasret giderdik. Dostlara da selamını iletti. Bizde üzerimizde kalmasın dedik. Sonra Atilla Kıyat Paşa’yla konuştum. Kadim dostum İstanbul’da Anadolu Yakasından Avrupa Yakasını üç saatte geçmiş. Bir çileyi andıran İstanbul’daki yaşam her gün yükselen çok katlı binalarla çekilmez hale gelmiş. Cumartesi günü babamın doğup büyüdüğü yer olan İstanbul Sokaklarını arşınladım ve yoruldum. İstanbullu her gün yorgun. Atilla Paşa’dan da selam var. Sonra yine değerli dostum emekli Oramiral Nusret Güner’i aradım. O Bahçeşehir tarafında yaşadığı için karmaşadan biraz daha uzak. Sohbet edip dertleştik, Gölcük’e geldiğinde tavşankanı çaylarla sohbetimize devam edeceğiz. Ardından emekli koramiral Değerli dostum Can Erenoğlu ile sohbetimiz oldu. Eşinin rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir, ziyaret yapamayan can dostuma geçmiş olsun dileklerini ilettim. Kendisi de dostlara selam ve sevgilerini gönderdi. Hayat işte böylesine dostlarla daha güzel daha anlamlı. Biz bu güzel insanlarla hiç bir zaman sözde dost olmadık, dostluğumuz hep özde. Onun adına da Pazara kadar değil mezara kadar sürecek olan gerçek ve samimi dostluk denir. Sonra değerli dostumuz Devrim Paşayla konuştuk. Alem adamdır, ille de “Nurettin arasın” diye beklemez. Kendisi arar hele hele hal hatır sorma aramız biraz uzasa hemen telefona sarılıp “Neredesin be oğlum, ne yapıyorsun?” der. Can bir adamdır. Candan bir dosttur. Değerli Devrim Paşada selamlarını iletti, bizde dedik ki üzerimizde kalmasın dostlara selam olsun.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
20 Eylül 2018
4 Eylül 2017
18 Haziran 2020
14 Haziran 2016
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.