DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Yağışlı

TEMA RUHU

03.04.2016
912
A+
A-

TEMA RUHU

Yıllar önceydi, gencecik pırıl pırıl bir müzik öğretmeni Nermin Tol ile tanışmıştım. TEMA Vakfının Gölcük Temsilciliğini alan bu temiz yüzlü güzel ruhlu kardeşim, haydi başlayalım dediğinde Gölcük’te startı vermiştik. Beni Vakfın Kurucusu Pamuk Dede lakaplı Hayrettin Karaca ile tanıştırdığında heyecanım daha da artmıştı. Kırmızı kazaklı ak sakallı bir sevgi insanı Türkiye çöle dönmesin diye çırpınıyor bir büyük hareketin liderliğini yapıyordu. Nermin büyük özverilerle TEMA’yı bugünlere güçlü ekibiyle birlikte getirirken binlerce gönüllü TEMA ruhuyla buluşmanın onurunu yaşadı. Dün Değirmendere’de Kordon Kafede sabah kahvaltısında TEMA Gönüllüleri bir araya geldiler. Bendeniz de o güzel programın sonlarına doğru aralarında oldum. Hareketin heyecanlı insanlarıyla buluştun, sohbet ettim. Gördüm ki, daha annesinin kucağında dahi TEMA’ya gönül veren yavrularımızı görmek beni ayrıca duygulandırdı. Çok şükür ki hareket bugün büyük bir heyecanla devam ediyor. Bir taraftan ağaçlar yok olurken diğer taraftan TEMA Gönüllüleri onlarca ağaç dikerek, ülkemizin çölleşmesinde adeta red oyu kullanan milletvekilleri gibi yeşil bu ülkeden kaybolmayacak diyor. Çevre ile alakalı olmak ilk öncelikle sevgi ister. İnanç peşinden zaten gelir. Vakitlerini yarın ki nesiller için seve seve feda eden TEMA’nın yürekli insanlarıyla Pazar günü bir araya gelmek ülkemin içinde yaşadığı acıları hafifletmese de bu ülkenin geleceğinin de aydınlık oalcağı konusunda büyük bir umut demek. İzmit’ten, Derince’den, Körfez’den ve diğer civar ilçelerimizden hem ülkesini hem çevresini seven insanlarla bir araya geldiğim için bende mutlu oldum.

 

İBRETLİK VAKALAR

Zaman zaman şehrin sokaklarını gezmek bana farklı duygular yaşatıyor. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman sevinç ve umut dolu manzaralarla karşılaşıyorum. Bu defa ikinci el eşya satan iş yerlerini gezdim. Orada çok dramatik olaylara tanık oluyorsunuz. Mesela bir kadıncağız evinden bir eşya getirmiş onu satıyor. Kimi ikinci el eşyalar alarak bütçesinin el verdiğinde evinin ihtiyaçlarını karşılama peşinde. Kimi taksitle sıfır bir eşya almış nakit paraya çevirmek için gelip ikinci el dükkanına satmış. Oralarda yaşanmış gerçek hikayeler var. Bir ev hanımının yine o evin ihtiyacını karşılamak için bir eşyasını satması ne kadar da üzüntülü ve hüzün vericidir. Aynı zamanda ibretlik bir vakadır. Kim ister ki bin bir zahmetle aldığı belki de taksitini aylarca ödediği evinin eşyasını sofrasında tencere kaynasın diye satıyor olmak. Bir kadın için çok acıdır. Belki üç kuruş üç kuruş biriktirerek aylarca alacağı o eşyanın hayalini kurdu. Hayat böyle bir şey sonunda belki de daha borcu bitmeden satmak zorunda kaldı. Etrafınıza şöyle bir bakın ikinci el eşya satan mağazaların sayısında bir hayli artış var. Öyle eşyalar var ki ambalajı dahi bozulmadan ikinci el pazarına düşmüş. O mağazaların çoğalması acı hayatın çevremizi bir hayli sardığının da üzüntü verici hikayesidir. Düşünün insanlar hali vakti yerinde olsa, alım gücü olsa niçin ikinci el eşya almayı tercih etsinler?

 

4 NİSAN

Türk Denizcilik Tarihinin üzüntü veren vakalarından birinin yaşandığı gündür, 4 Nisan. Bugün o kazadan o faciadan kurtulan tek isim kaldı. Dumlupınar Denizaltısını Seyir Astsubayı Hüseyin Akış ile bir kez daha buluştuk. Hüseyin Amca Mersin’in Silifke ilçesinde yaşıyor. 4 Nisan 1953 tarihinde meydana gelen elim kaza sonrasında nice mesai arkadaşlarını kaybetmiş. Faciada 81 denizcimiz Dumlupınar batarken söyledikleri “Vatan sağ olsun” sözleriyle bu ülkeye olan aşklarını ifade etmişlerdi. Her yıl dönümünden bir kaç gün önce, Hüseyin Amca ilçemize gelir bizle anıları bir kez daha tazeleriz. İlerlemiş yaşına rağmen Allah uzun ömürler versin, Hüseyin amca olayları aynı heyecanla sanki ilk günkü gibi bize aktarırken gözleri doluyor. O yaşına rağmen otobüse atladığı gibi neredeyse Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna mesafede olan yolu kat ediyor. Bugün tüm şehitleri bir kez daha rahmetle anarken Hüseyin Amca kim bilir nasıl duygular yaşayacak? Bir NATO tatbikatından dönerken Çanakkale’nin Nara Burnu açıklarında İsveç Bandralı Naboland Şilebiyle çarpışarak batan kahraman denizcilerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anarken, Hüseyin Amcaya da sağlıklı uzun yıllar diliyoruz.

 

ESMA-ÜL HÜSNA

EL-CAMİ: Bütün hayırları cem eden. (Kimin aile ferdleri ve akrabaları aralarında birlik bulunmazsa kuşluk vakti gusl eder, iki rekat namaz kılar. Gök yüzüne bakar ve bu ismi on kere zikreder. Her seferinde bir parmağını düğüm eder, (yumar) sonra elleri ile yüzünü mesh ederse birlik hasıl olur.)

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.