DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 9°C
Yağışlı

19 MAYIS

18.05.2016
712
A+
A-

Zamanında çocukların kafasına kırık dökük bir kayık diye işlenmiş Bandırma Vapuru, Melike öyle söyledi. İşte o bizim hürriyet ve istiklale giden yolumuzun denizlerdeki serüveniydi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk İstanbul’dan hareket etti. Tarihler 19 Mayıs 1919’u gösterdiğinde Samsun’a ayak basmıştı. 3 yanı denizlerle çevrili olan ülkemizin düşman çizmesi altında kalışının bitiş noktasındaki başlangıcıydı o gün. Deniz ve deryalar gibi büyük bir millet olan yüce Türk Milletinin şartlar ne olursa olsun, esaret zinciri altında yaşayamayacağının adıydı o kırık dökük denilen vapur. Şahlanmıştı bir kere kocaman bir ulus. Samsun’u Sivas ve Erzurum Kongreleri Amasya Tamimi izledi. Başlamıştı artık hareket, son noktanın adı, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri”ydi. İşte böyle bir ruhtu 19 Mayıs Ruhu. Bandırma Vapuru bir büyük yürek taşıyordu. İnanmış insanların zafere giden yolculuğuydu Samsun. Dedem Doktor Mahmut Nurettin Şenemre ordular İzmir’e yöneldiğinde komuta ettiği takımın başındaydı. Doktor Yedek Subay olarak askerliğini yapıyordu. O günleri gördü ve yaşadı. Cumhuriyeti gördü, şahit oldu ve yaşadı. Bugüne baktığımızda o günün ruhunu yaşıyor muyuz, diye kendi kendimize soralım. Bugün 780 bin 576 metre karelik bir vatan toprağının Misak-ı Milli denen sınırlarının çizildiği mücadele ruhunun adı 19 Mayıs’tı. Kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, aksakallı dede ve nineleriyle. Koca bir millet ayağa kalmış, dünya var oldukça bu millete esaret zincirinin vurulamayacağını tek yürek olarak dosta düşmana göstermişti. Bir büyük acılı coğrafyanın bin yıllık tarihine sahip evlatları olarak, bizlerde ruhumuzu Çanakkale’den, Samsun’dan almadığımız sürece kan ve gözyaşlarıyla acılar içinde ve sürekli olarak büyük tehlikelerle savaşmaya devam ederiz. Bugünkü Türkiye’ye saldırıların nedeni, hem Çanakkale Korkusu hem de 19 Mayıs ruhunun bir millet üzerinde yarattığı derin ruhun yok edilme çabalarından başka bir şey değildir. Dünya yüzünde bir çok milletler var. Çeşit çeşit ırklar, dinler çok farklı yapıdaki insanlar. Biz Türk milletiyiz, bizim iki büyük özelliğimiz vardır. Biri Türklük gurur ve şuuru, diğeri de İslam ahlak ve faziletidir. Ne diyor, Ebul-Feyz Elçibey “Türklük bir şereftir, bize bahşedilmiş bir büyük şereftir. Ben Türk değilim diyenlere zorla şeref bahşetmeye çalışmayın.” İşte Samsun , ardından Erzurum ve Sivas, Amasya bir şerefli milletin cumhuriyetle taçlanan kahramanlık destanının yol haritalarıydı. O yolda yürürken önümüze mutlaka engeller çıkacak. Bizi birbirimize düşürmeye çalışacaklar. Hain ve bölücüleri aramıza sokacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz 1071’de Sultan Alparslan’la vatan yaptığımız millet olduğumuz cihan imparatorluğu olduğumuz Cumhuriyet olduğumuz bu toprakların ebedi sahipleri ve asıl unsurlarıyız. Aslında Türklük tarihi bu topraklarda binlerce yıl önce başlar. 1071 onun resmi adıdır. 19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyeti devlet olma yolunda atılan resmi bir adımdır. Bakın Nisan ayında 23 Nisan’da 1920’de kurulan meclisin yani adı Türkiye Büyük Millet Meclisi olan ve halen öyle devam eden bir büyük çatının adını koyduk. Türkiye yarınlarına tarihinden aldığı nurlu ışıklarla damarlarında akan asil kanla önüne nice hedefler koyarak yoluna devam edecektir. Bu coğrafyada tek devlet tek millet ve tek bayrakla yaşamaya devam ederken, cami minarelerinden yükselen ezan sesleriyle ortak paydamızı manevi alanda da devam ettirmeye sonsuza kadar yemin etmiş bir milletiz. Bak gençler ne güzel anlattı, kırık dökük bir vapur dediler. Evet öyleydi, beli yoluna ne kadar zorluklarla devam etti. Öyle ya, bandırma vapuru neticede bugün büyük milletimiz tarafından yapılan Türk mühendis ve işçilerinin el emeği göz nuru ve alın teri olan bir firkateyn gibi değildi. Güdümlü mermileri, üzerine helikopter inecek alanları yüksek manevra kabiliyeti bilmem kaç deniz mili gidecek sürati yoktu belki ağır aksak gitti. Bandırma’nın kaptanı hani kırık dökük bir sandal dediler ya o kırılmasın su almasın yoluna emin adımlarla devam etsin diye kim bilir o vapuru nasıl büyük bir itinayla kullandı. Öyle ya o yolculuğa İstanbul’dan Samsun’a tatil için giden aileler yoktu. Bir gezinti gemisi falan da değildi. Büyük milletimizin özgürlük savaşçılarını taşıyordu. İşte o günleri hiç ama hiç unutmamalıyız. Nerden geldiğimizi bugünlere nasıl erdiğimizi iyi bilmeliyiz. Geçmişin ruhunu geleceğe yansıtmanın tek yolu o ruhu bu coğrafya içerisinde yaşayan herkese yaşatmak ve soluk almasını sağlamaktır. 19 Mayıs 1919 Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaktadır. Tüm Gölcüklülere bu güzel ve anlamlı bayram kutlu ve mutlu olsun.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
27 Şubat 2018
25 Ocak 2019
27 Nisan 2018
13 Kasım 2018
25 Şubat 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.