DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Parçalı Bulutlu

BU DA BİR BAŞKA SON

17.05.2016
1.194
A+
A-

 

Veee mayıs ayını yarıladık, bu da ilkbaharın son demleri. Neredeyse yaza “merhaba” diyeceğiz. Artık bahçedeki çiçekler yerini meyvelere bıraktı. Çeşit çeşit yaz meyveleri tezgâhlarda yerini aldı bile. Sadece meyveler mi, sebzeler de kendini gösterdi.

İlkbahar, yalnızca toprağın uyanışı, doğanın uyanışı değildi. Duygularında uyanışıydı. Bazılarımıza kasvetli, sisli kış günlerinden sonra güneşin yüzünü görmek çok iyi geldi, yeni umutlar yeşerdi yüreklerde. Kim bilir bazılarımız da hemen uyum sağlayamadı bu mevsim değişikliğine.

Kimimiz soğuk ve serin günlerden sonra, güneşin o sımsıcak sarışını hissedince, kapı önüne bir sandalye çekti, kimimiz kendini kırlara çimenlere attı, içinde sevgi ve mutlulukla. Artık evlere sığamaz olduk.

En çokta çocuklarımız, minik kalpleriyle  sokakta oynarken, kuşlar şarkı söyler, kedi ve köpekler bütün kışın acısını çıkarırcasına gerinirler güneşte.

Toprak ana barındırdığı binlerce tohumu artık içinde tutamaz, özlem duyduğu güneşe kavuşur ve rengârenk her biri ayrı güzellikte. Doğa cıvıl cıvıl, sadece renkleriyle değil sesleriyle de canlanır ve bahar son bulur, yazın dayanılmaz sıcağı kavurur.

İşte böyle bir mayıs ayının 19’ uydu, Türk milletinin güneşle buluşması.

Tam 97 yıl önce, yurdumuzun dört tarafının düşmanla sarıldığı zamanlar. İlkbaharın son bulduğu, bağ bahçeyle uğraşacakları zaman, oysa ateş çemberinden geçtiler. Canları yandı, vicdanları sızladı.

Bu gün anıları hatırlama zamanı, yanan yürekleri, çelik bilekleri, kendini feda edenleri hatırlama zamanı, hem de hiç unutmadan her daim.

Anılardan:

Atatürk’ün Milletine Güveni – Milletine Duyduğu Güven ile İlgili Anısı: Toplantıda kendisinden evvel söz söyleyenlerden biri Atatürk’e nereden ilham ve kuvvet aldığını sormuştur. Büyük adam bu soruya millet hizmetinde bulunan insanların ilham kaynakları hakkında, uzunca bir tahlil yaparak cevap verdi… Sonunda karşısındakilere demiştir ki ; ” Efendiler… İlham ve kuvvet kaynağı milletin kendisidir; milletin müşterek arzusu, gerçek teyamülüdür. Varlığımızı, istiklalimizi kurtaran bütün teşebbüs ve hareketler; milletin müşterek fikrinin, arzusunun azminin yüksek tecellisinden başka bir şey değildir.”

Kaynak: İlköğretim Okulları İçin Hazırlanan Türkçe Dersi Öğretmen Kılavuzu

Atatürk’ün Samsun ile İlgili Anısı:  Atatürk’ün Samsun’da PTT Memuru ile İlgili Anısı:

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919′da Samsun’a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra kentin postanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o günü söyle anlatıyor: Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım. — Buyurun Paşam. — Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi. — Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem! — Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.  Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı. — Sen ölürsen ben de ölürüm dedi. Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kâğıda çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı, sonra; «Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte… Kaynak: http://www.yenimakale.com

 

“Dönmeyeceğiz Çocuk!” Atatürk’ün Samsun’a Çıkmadan Evvel Yaverine Söyledikleri:

Mayıs 1919, İstanbul-Şişli’deki evde: -Zatı devletlerinizin yaverleri olarak refakatinize memur edilmem sebebiyle bahtiyarım Paşa Hazretleri! Paşa hafifçe gülüyor: -Hadi, diyor, hazırlığa başla, birkaç güne kadar yola çıkıyoruz. -Çok kalacak mısınız Paşam, yoksa teftişi müteakip dönecek misiniz? Asrın ve tarihin en büyük iradelerinden biri, büyük ve eşsiz asker, yaverinin gözleri içine bakarak şöyle diyor: -Hayır, dönmeyeceğiz çocuk! Validene ve kardeşlerine veda et. Dönmeyeceğiz! Kaynak: Muzaffer Kılıç – Vatan Gazetesi, Sayı: 4486, Atatürk İlâvesi, sayfa:3, 10 Kasım 1953.

Ve dönmediler!

19 Mayıs 1919’ da başlayan Kurtuluş Savaşı’ndan  geriye dönmediler. Onlarca çocuk, genç, yaşlı, kadın, kız hepsinin hayatları,  Kurtuluş Savaş’ında son buldu.

Yurdumuzu Türk gençliğine emanet eden, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun…

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR
  1. Avatar Füsun Kıyak dedi ki:

    Mayısın güneşi bir ulusun geleceğini aydınlattı. Elinize, kaleminize sağlık öğretmenim ;gene zevkle okudum yazınızı. Bu vesile ile tüm gazi ve şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.