DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Parçalı Bulutlu

Dünya Dans Günü

01.05.2016
1.151
A+
A-

Dünya Dans Günü

”Dans,hayat gibidir,fazla düşünmeye gelmez.”

Her yıl 29.Nisan ,Uluslararası Dans Komitesi tarafından alınan bir kararla

Dünya Dans Günü olarak kutlanması düşünülmüştür.Bu tarih,modern balenin

yaratıcısı Jean Georges Noverre’nin doğum günü anısına,ITI  Uluslararası

Dans Komitesi tarafından belirlenmiştir.

Bu günün hedefi ise,tüm siyasal,kültürel ve etnik engelleri aşmak ve ortak bir

dil olan dans aracılığı ile insanları bir araya getirmektir.Bu sanatın evrenselliği

içinde eğlenmek ve kutlamak,güzel duyguları n yaşanmasını sağlamaktır.

Dans nedir?

Dans,bir müziğin ritmine dayalı estetik bir ifade şekli.

Her çağda ,her ülkede insanlar duygularını,duygularını coşkularını,düşüncelerini

bir şekilde ifade etme gereği duymuştur..Dans ta bunun güzel bir yolu olmuş.

İlkel çağlarda  mağara duvarlarına baktığımızda dans hareketlerinin varlığı

bize bilgi vermekte.Başarılı geçen bir av sonrası sevinçle zıplayan insan figürleri,

duyguların nasıl dansa dönüştüğünü kanıtlar sanki.Söz ve yazı bile bulunmadan,

insanoğlu kendini ifade etmenin yolunu bulmuştur demek ki..

Günümüzde de insanlar,gelişen ve hızla değişen yaşam koşulları doğrultusunda

kendisini ifade etmenin farklı yollarını keşfetmiştir.

İnsanoğlu her zaman coşkusunu,acısını,sevincini,çaresizliğini  bir şekilde anlatmaya

çalıştı..Mesela kötülükleri kaçırmak için dans etti.Başarılı geçen bir av sevinci için dans etti.

Acıyı paylaşmak için,dans etti..Ruhunu özgür bırakmak için dans etti.

.Hastalıkları kovmak için,yağmur için dans etti.Kimseye anlatamadıklarını anlatmak

için dans etti..

Yani insanlar kendileri için her zaman iyi ve güzel olanı bulmanın yolunu bir

şekilde keşfetmeyi başarmıştı işte..

Dans,yaşamaktı..

Dans,alıp sizi başka yerlere götürendi..

Dans,dokunmak,duymak,hisssetmekti.

Dans,içtendi..

Yaşamaktı,alıp sizi götürmesine izin verdiğimizdi..

velhasıl,hayattı işte..

Pekçok insan içindeki dans büyüsünü bir yerlere saklar..Bazen bir müzik onu bir

anda olduğu yerden çıkarır ve ortaya döker..

Ben de her çocuk annesi gibi kızlarımın müzik ve dans eğitimleri için oradan

oraya taşıdım onları.Küçük kızım yıllarca bale yaptı.Büyük kızım da zaten bir sanat

okuluna gittiğinden uzun süre klasik eğitim aldı.Şan dersleri,yoğun koşturmalar

ile geçen uzun yıllar.

Bu arada ise büyük kızım Flamenko dansı ile tanıştı.Zaten üniversitede bunun

üzerine yaptı araştırmalarını..Taksim ‘deki Atatürk  Kültür Merkezi o aralar bizim için

sanatı son derece yoğun yaşadığımız bir yerdi.Hiçbir operayı,bale gösterisini

kaçırmamaya çalıştık .Tabi Flamenko ateşi de giderek büyüdü yüreklerinde.En son

Bisset’in Carmen operasında,küçük kızım küçük Carmen i oynayarak  sahne tozunu

daha da çekti içine.

Sonunda bizim kızlar Flamenko dansını severek yapmaya başladılar.Yıllar süren eğitim

sonunda,bu dansın büyüsü içlerine iyice işlemişti.Büyük kızım eğitiminin devamı için

İspanya ya gitti.Tabi herşeyi yerinde öğrenmek en güzeliydi..

Neydi,bu Flamenko..Çoğu insanın ”flamingo” dediği dans..

Yoğun kültürel etkilere sahip,geleneksel bir dans.İspanya ya özgü olduğu bilinir,

aslında Endülüs izleri taşır.Bölgede yaşayan İberik halklar,Berberi-Arap Müslümanlar,

İspanyol Yahudiler ve çigeneler tarafından yapılan muhteşem bir dans..

Genellikle gitar eşlik eder dansçıya.El ve ayak hareketleri baskındır.Tabi en etkileyici

olan inanılmaz güzellikteki kıyafetlerdir..

Şairlerin  konusu olmaktan asla bıkmamış konular bulursunuz içinde bu dansın..

Saçlar özenle taranır,peynatalar ile süslenir,küpeler takılır,şallar omuza atılır.

..Kırmızı güller de takar

saçına sert bakışlı

bir kadın..Başladı mı dansına  ne varsa hissedersin…Duyarsın müziğin çığlığından.

Eller tutar ritmi bazen,bazen bir müzik aleti olur ayakkabılar,

bazen de kastanyet eşlik eder.

 

Dans ederken sizi görmez bile öyle büyüsündedir dansçı.

Aşkı,öfkeyi,acıyı,sevinci ve hayatı dansında yaşar..

Anlattığı hikayenin izlerini taşır bakışlar..

Bazen dili bilmeseniz de,evrensel bir ifade tarzı ile anlatır size sevincini,derdini..Yaşadıklarını,

yaşayamadıklarını..

Dans,hayattır..

Fazla düşünmeye gerek duymadan,hissetmek  ve yaşamaktır.

Sizi alıp başka diyarlara götürmesine izin vermektir..

Hayatın güzel yanında olmaktır..

Sanatla kalın,dans ederek yaş almanız dileğiyle…

Dünya Dans Günü

”Dans,hayat gibidir,fazla düşünmeye gelmez.”

Her yıl 29.Nisan ,Uluslararası Dans Komitesi tarafından alınan bir kararla

Dünya Dans Günü olarak kutlanması düşünülmüştür.Bu tarih,modern balenin

yaratıcısı Jean Georges Noverre’nin doğum günü anısına,ITI  Uluslararası

Dans Komitesi tarafından belirlenmiştir.

Bu günün hedefi ise,tüm siyasal,kültürel ve etnik engelleri aşmak ve ortak bir

dil olan dans aracılığı ile insanları bir araya getirmektir.Bu sanatın evrenselliği

içinde eğlenmek ve kutlamak,güzel duyguları n yaşanmasını sağlamaktır.

Dans nedir?

Dans,bir müziğin ritmine dayalı estetik bir ifade şekli.

Her çağda ,her ülkede insanlar duygularını,duygularını coşkularını,düşüncelerini

bir şekilde ifade etme gereği duymuştur..Dans ta bunun güzel bir yolu olmuş.

İlkel çağlarda  mağara duvarlarına baktığımızda dans hareketlerinin varlığı

bize bilgi vermekte.Başarılı geçen bir av sonrası sevinçle zıplayan insan figürleri,

duyguların nasıl dansa dönüştüğünü kanıtlar sanki.Söz ve yazı bile bulunmadan,

insanoğlu kendini ifade etmenin yolunu bulmuştur demek ki..

Günümüzde de insanlar,gelişen ve hızla değişen yaşam koşulları doğrultusunda

kendisini ifade etmenin farklı yollarını keşfetmiştir.

İnsanoğlu her zaman coşkusunu,acısını,sevincini,çaresizliğini  bir şekilde anlatmaya

çalıştı..Mesela kötülükleri kaçırmak için dans etti.Başarılı geçen bir av sevinci için dans etti.

Acıyı paylaşmak için,dans etti..Ruhunu özgür bırakmak için dans etti.

.Hastalıkları kovmak için,yağmur için dans etti.Kimseye anlatamadıklarını anlatmak

için dans etti..

Yani insanlar kendileri için her zaman iyi ve güzel olanı bulmanın yolunu bir

şekilde keşfetmeyi başarmıştı işte..

Dans,yaşamaktı..

Dans,alıp sizi başka yerlere götürendi..

Dans,dokunmak,duymak,hisssetmekti.

Dans,içtendi..

Yaşamaktı,alıp sizi götürmesine izin verdiğimizdi..

velhasıl,hayattı işte..

Pekçok insan içindeki dans büyüsünü bir yerlere saklar..Bazen bir müzik onu bir

anda olduğu yerden çıkarır ve ortaya döker..

Ben de her çocuk annesi gibi kızlarımın müzik ve dans eğitimleri için oradan

oraya taşıdım onları.Küçük kızım yıllarca bale yaptı.Büyük kızım da zaten bir sanat

okuluna gittiğinden uzun süre klasik eğitim aldı.Şan dersleri,yoğun koşturmalar

ile geçen uzun yıllar.

Bu arada ise büyük kızım Flamenko dansı ile tanıştı.Zaten üniversitede bunun

üzerine yaptı araştırmalarını..Taksim ‘deki Atatürk  Kültür Merkezi o aralar bizim için

sanatı son derece yoğun yaşadığımız bir yerdi.Hiçbir operayı,bale gösterisini

kaçırmamaya çalıştık .Tabi Flamenko ateşi de giderek büyüdü yüreklerinde.En son

Bisset’in Carmen operasında,küçük kızım küçük Carmen i oynayarak  sahne tozunu

daha da çekti içine.

Sonunda bizim kızlar Flamenko dansını severek yapmaya başladılar.Yıllar süren eğitim

sonunda,bu dansın büyüsü içlerine iyice işlemişti.Büyük kızım eğitiminin devamı için

İspanya ya gitti.Tabi herşeyi yerinde öğrenmek en güzeliydi..

Neydi,bu Flamenko..Çoğu insanın ”flamingo” dediği dans..

Yoğun kültürel etkilere sahip,geleneksel bir dans.İspanya ya özgü olduğu bilinir,

aslında Endülüs izleri taşır.Bölgede yaşayan İberik halklar,Berberi-Arap Müslümanlar,

İspanyol Yahudiler ve çigeneler tarafından yapılan muhteşem bir dans..

Genellikle gitar eşlik eder dansçıya.El ve ayak hareketleri baskındır.Tabi en etkileyici

olan inanılmaz güzellikteki kıyafetlerdir..

Şairlerin  konusu olmaktan asla bıkmamış konular bulursunuz içinde bu dansın..

Saçlar özenle taranır,peynatalar ile süslenir,küpeler takılır,şallar omuza atılır.

..Kırmızı güller de takar

saçına sert bakışlı

bir kadın..Başladı mı dansına  ne varsa hissedersin…Duyarsın müziğin çığlığından.

Eller tutar ritmi bazen,bazen bir müzik aleti olur ayakkabılar,

bazen de kastanyet eşlik eder.

 

Dans ederken sizi görmez bile öyle büyüsündedir dansçı.

Aşkı,öfkeyi,acıyı,sevinci ve hayatı dansında yaşar..

Anlattığı hikayenin izlerini taşır bakışlar..

Bazen dili bilmeseniz de,evrensel bir ifade tarzı ile anlatır size sevincini,derdini..Yaşadıklarını,

yaşayamadıklarını..

Dans,hayattır..

Fazla düşünmeye gerek duymadan,hissetmek  ve yaşamaktır.

Sizi alıp başka diyarlara götürmesine izin vermektir..

Hayatın güzel yanında olmaktır..

Sanatla kalın,dans ederek yaş almanız dileğiyle…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
28 Ağustos 2017
16 Ekim 2016
3 Aralık 2017
17 Nisan 2016
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.