DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 12°C
Parçalı Bulutlu

GÜVENLE KULLANIN

10.05.2016
924
A+
A-

Teknoloji harikası. Özellikle tekerleğin bulunmasıyla şekilden şekle giren ve günümüze kadar çeşitli model ve firmalarla yaşamımızı kolaylaştıran, kiminin ekmek kapısı, kiminin eli ayağı, hani ‘ olmasa yapamam’ dediğinden.

Önceleri çocuğumuz gibi bakıp, (özellikle beyler) sonrasında da biraz hafife aldığımız arabalarımız. Kimisi, “aman kapıyı sert kapatma”,  diyecek kadar titiz, kimisi de üzerine “beni yıka” yazdıracak kadar rahattır.

Evimizin içi için dünya paralar vererek aldığımız her şey, ilk zamanlar oldukça kıymetlidir. Aldığımız eşyaları özenle evimizin en köşesine yerleştiririz, özenle kullanırız.

Milyarları verdiğimiz arabaları da kapımızın önüne koyarız. Etrafını dört tur atar, sağına soluna bakar öyle bırakırız. Hele bayanlar olarak, titiz bir eşe sahipsek iyiden iyiye inceler, ancak vedalaşırız. Ona zarar gelmesin diye sağından solundan geçebilecek arabaları bile düşünerek park ederiz. Düşünmemiz de gerekir zaten.

“Sürücüsüz araba”, internette gezinirken, dikkatimi çekti. “Kim yapmış, ne yapmış, nasıl ve  ne zaman yapmış?” gibi  5N1K soruları beynime hücum etti. Biraz daha gezinirken şu bilgiye ulaştım:

Araştırmayı gerçekleştiren ekipten Kanada Konferans Kurulu Politika Araştırma Direktörü Vijay Gill, “Sürücüsüz arabaların trafik kazalarının azaltılmasında, trafik sıkışıklığını en aza indirmede ve yakıt tüketimi ile trafikteki sürüş zamanını azaltmada önemli katkıları olacak. Ancak bu yeni araçların, yeni ekonomik ve sosyal sorunlara neden olması da muhtemel” demiş.

2020’ye kadar piyasaya sürülecek bu arabaların nasıl olduğunu, nasıl kullanılacağını, nasıl sorunlar yaşanacağını ben de merak ediyorum doğrusu.

İnsanlar neler neler tasarlıyor, yaratıcılıkta sınır tanımıyorlar. Bir de bu tasarladıkları sistem ile donatılan otomobilleri kullananlar, evden ayrılmadan önce ev  aletlerini kapatıp, eve gelmeden önce çalıştırabileceklermiş. Kalorifer sisteminin çalıştırılmasını duymuştum ama ev aletlerini duymamıştım. Neden olmasın, her şey bir hayalle başlar.

60’lı 70 li yıllardı sanırım, Murat 124, Anadol ve daha sonra da kısaca halk arasında Reno dediğimiz Renault model arabalar vardı. Yine o zamanlar halk otobüsleri de yoktu ve her yere yürüyerek gidilirdi.

Düşünüyorum da ne çok yol yürürdük çocukken, yorulduğumuz da biraz annemiz biraz babamız kucağına alırdı. Hele hele babanın omuzlarında gitmek ne büyük keyifti küçükken.

Çarşıya pazara yürürdük. Akşam gezmelerinde ev uzaksa erken yola çıkardık, dönerken de “geç oldu yolumuz uzun” der ayrılırdık. Okula yürüyerek gider gelirdik. Ne okul servisimiz vardı, ne de elimizden tutup sınıfın kapısına kadar getiren anne babamız. Mahalleden çocuklarla bir olup, küçükler büyüklere emanet edilir,  güle oynaya yürüyerek okula giderdik.

Tek tük araba geçerse kenara çekilirdik. O zamanlar ilkokuldayken at arabasından daha çok korkardık. Yanımızdan at arabası geçtiğinde, kaldırımın duvar dibine doğru ablaların ağabeylerin arkasına saklanırdık.

Trafik kuralları henüz hayatımıza girmemişti. Sadece yolun karşısına geçerken sağa sola bakar geçiverirdik. Çünkü arabalar çok fazla değildi. Bakkala ya da okula giderken arkamızdan sadece , “koşma düşersin” derler, “arabalara dikkat et” demezlerdi. Zamanla arabalar çoğalmaya başladığında, “kenardan yürü” demeye başlamışlardı.

Şehirde taksi durakları azdı, birkaç yerde bulunurdu. Orada da belli sayıda araba olurdu. Bazen durakta yok diye arabayı beklemek zorunda kalırdık.

Sokaklarda ve caddelerde trafik korkusu yoktu. Çünkü araba sayıları azdı. Biz çocuklarda caddelerde sokaklarda rahat rahat oyun oynar, bisiklete binerdik. Çoğu şoförler araba kullanmayı çok küçük yaşlarda öğreniyorlardı ve onlara da “çekirdekten yetişme şoför” diyorlardı. Herkes herkese güvenir, saygı duyar ve severdi. Gönül rahatlığıyla arabalarına binerdi.

O günlerden bu günlere çok şeyler değişti. Değişen sadece araba modelleri, değildi.   Eskiden 2. el araba alırken, arabadan iyi anlayan birilerine gösterilirdi. Nesi var nesi yok, hasarlı mı, değil mi sorulurdu. Onlar da bakarak yorum yaparlardı. Öyle ya, bir anlamda canımızı ve canlarımızı taşıyordu.

Günümüzde bu sorulara en iyi ve en ayrıntılı biçimde cevap veren deneyimli oto ekspertizler (Bilirkişi incelemesi, tetkik ve değerlendirme) varmış. Varmış diyorum, zira bu kadar geniş bir bilgim yoktu.

Bir aracın Motor Performans testi, boya kaporta, süspansiyon, alt kontrol, fren, yanal kayma testleri ve iç-dış ekspertiz yapılabiliyormuş. Arıza tespiti oluyor ve tüm ayrıntılar üzerinde  duruluyormuş. Çeşitli araçlar kullanılarak testler yapılıyormuş.  Beni bu konuda bilgilendiren 2. El otomobil alım satımı yapan  Kocaeli pilotgarage oto ekspertiz (http://www.pilotgarageotoekspertiz.com) yetkililerine teşekkür ederim.

Ne güzel, bütün bunlardan sonra arabanızı alacaksanız alıyor, satacaksanız satıyorsunuz ve detaylı test sonuçlarını rapor halinde yazılı olarak elinize alıyorsunuz. Aracınızı güvenerek alıyor ve güvenle kullanıyorsunuz.

İnsanın kullandığı araçlara duyduğu güven çok önemli. Güvenerek kullanıyorsanız huzurlusunuzdur. Hele hele arabanızı kullanırken duyduğunuz huzur hiçbir şeyle tarif edilemez.

Arabanıza güvendiğiniz kadar trafik kurallarını da çok iyi biliyor ve uyguluyor olmalısınız. Son yıllarda bu konuda oldukça kayıplar verir olduk. Yaya olarak yolun solundan yürümeli,  kurallara uymalıyız. Sürücü  olarakta  kuralları uygulamak zorundayız çünkü  hayat güzel.

Yurt dışına gidip gelenlerden hep aynı yorumları dinlerim. “Yurt dışında yaylar geçerken arabalar durur hem de hemen ve sürücüler yayalara yol verir.” Bunun bizde de olması dileğiyle…..

Sevgiyle ve güvenle kullanın….

 

 

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
26 Nisan 2016
6 Mart 2019
25 Temmuz 2017
7 Haziran 2016
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.