DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Kuvvetli Sağanak

İstanbul

15.05.2016
1.030
A+
A-

İstanbul

 

Siz de yaşadığı şehri doyasıya yaşayanlardan mısınız?

Mesela ben her zaman kendimi turist hissedenlerdenim.Tabi çok şanslıyım

biraz.Çünkü;İstanbul gibi özel bir şehre sahibim..

İstanbul,yıllardır her an yeni bir yerini keşfettiğim özel bir şehir.İçinde yaşarken

çoğu zaman,trafiği ve kalabalığı ile çoğu güzelliğini kaçırdığımız..

Geçenlerde yine yanıma çok sevdiğim bir grup arkadaşımı alıp güzellikleri

yaşamaya çalıştım..Tabi bu güzellikleri yaşarken,en büyük mutluluk yanınızda

sevdiğiniz insanlar olması..Sizinle aynı şeyleri hisseden ve heyecan duyan

insanlar. Arada dinlenme molaları verip,kahve keyfi yapacağınız güzel

insanlar olmalı diyorum yanıbaşınızda..

Geziye Boğaz turu ile başlamak çok keyifli..Yanınızda sizden  simit

umarak bağrışan martılar eşliğinde doyasıya izliyorsunuz her şeyi..Hele bir de

çay varsa yanında oh işte tam keyif..

Boğaz her zaman resimlerimin en büyük konularından olmuştur.Öyle çok konu var ki..

Binlerce anı saklayan yalılar,manolya ağaçları,tarihi yapılar..Ne tarafa bakacağınızı

şaşırıyorsunuz işte..Hele fazla rüzgar da yoksa daha bir keyifli oluyor turumuz..

Tabi arada geçen gemilere de el sallamak gerekiyor..

Turun heyecanı sürerken ,nasıl olduğunu anlamadan Eminönü ne geliniyor..Karnınız

açsa mutlaka balık ekmek yenip,doğru Nimet Abla ya gidiliyor..Şans denenip biletler

alınıyor ve tüm kalabalığa rağmen. Kurukahveci Mehmet Efendi de kahve kuyruğuna

girilip mis gibi kahveler de alınıyor.Zaten kendiniz yürüyemiyor,kalabalıkla öylece

sürükleniyorsunuz..

Daha şoku atlatamadan Yeni Cami de kuşlara yem verip,merdivenlere oturarak

biraz soluklanıyoruz..Hemen tramvaya atlayıp,Sultanahmet’in yolunu tutuyoruz.

Sultanahmet ,her zaman severek tercih ettiğim özel alanlardan..Çünkü,bir yerde birçok

gezilecek tarihi yapıya sahip..

Meydana girdiğimizde önce çok sevdiğim Alman Çeşmesi karşılıyor  bizi.Sultanahmet

Meydanı’nda Alman İmparatoru  II.Wilhelm ‘in sultan Abdülhamid’e hediyesi olan çeşme.

Mimar Spitto tarafından çizilmiş,mimar Schoele,Carlfizt,Joseph Antony nin içinde

bulunduğu mimari bir ekibin özel bir çalışması..

Alman İmparatoru,İstanbul’a üç kez gelmiştir.Bu gelişlerinin anısına Alman Hükümeti

tarafından yaptırılmıştır.Alman Hükümeti önce alanı düzenlemiş,meydanı ağaçlandırmıştır.

Almanya’da hazırlanan çeşme,parçalar halinde gemilerle İstanbul’a getirilmiştir.

Yapımına 1889 da başlanmış,Sultan Abdülhamid’in cülüs töreni için tasarlanmıştır.

Yetişmeyince de Wilhelm’in doğum günü olan 1901 de görkemli bir törenle açılmıştır.

İnanılmaz güzel sütunları ve renkleri ile bakmaya doyamadığım özel yerlerden biridir.

Ben her yerin gezilmeden önce hakkında biraz bilgi edinilmesi gerektiğine inanırım.

Çünkü bilgiler,görsellikle birleştiğinde hiç unutulmuyor bence..

Çeşmenin hemen yanında bir yorgunluk kahvesi içmek isterseniz,çok hoş kahveler var..

Fiyatlar biraz turistik olsa da,dinlenmek ve keyif için fazla seçeneğiniz yok..Kahve ve

çay içerken gözleriniz manzarayı hafızaya işlemeye devam etsin tabi..

Yine meydanda Sultanahmet Köftecisi ‘ne gidip güzel bir helva yerseniz,meydanda

bulunan Sultanahmet Camii,Ayasofya,Yerebatan Sarnıcı ,Dikilitaş gibi tarihi mekanları

gezmeye bol enerji kazanırsınız diyorum..Denedim gördüm..

Tüm diğer eserleri diğer haftalarda anlatmaya devam edeceğim..

Ben diyorum ki,kendinizi biraz turist hissettiğiniz bir gün atlayın bir tramvaya,gezin

doyasıya..

Çünkü İstanbul,gezmekle bitip tükenmiyor..

Sanatla kalın…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
17 Şubat 2020
1 Temmuz 2018
26 Mayıs 2019
3 Ocak 2020
13 Aralık 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.