DOLAR 8,3465
EURO 9,6728
ALTIN 504,34
BIST 10,8172
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

ŞİMDİ ANLADIM

04.05.2016
1.200
A+
A-

                                     

ANNE, dört harfin içine sığmış koca bir dünya. İçinde var olanlar sevgi, saygı, şefkat, sabır, aşk, güven, acılara dayanma  gücü ve kuvveti, azim, fedakarlık, hoşgörü, merhamet, sorumluluk, anlayış, sevdiğine sadakat  ve  daha pek çoklarını gerektiğinde gerektiği kadar kullanabileceği AKIL .

“Anne” dediğimizde bütün bunların varlığından emin olduğumuz öyle bir duygu oluşur ki, bizler kendimizi ona olduğumuz gibi teslim ederiz. “Annem” hadi bir kez daha söyleyin ve hissedin, yanınızda ise gidin sarılın, koklayın.

Değilse gözlerinizi kapatın, derin bir nefes alın, sessizce “anneeeem” deyin, o sizi duyacaktır ve varlığına olan özleminizi anlayacaktır, eminim. Çünkü ben hep yaparım.

Anne, üzüntülerimizi paylaşan, mutluluğumuzdan mutlu olan, bizimle ağlayıp bizimle gülen, hiç bir sıkıntısını bizlere yansıtmayan en değerli varlığımız; hayatımızdaki yerini, bize karışmalarını, bizi kollamalarını zamanla daha iyi anladığımız annelerimiz.

“Ders çalış, üstünü giy, öğretmenini iyi dinle, öyle yapma, kendine dikkat et” diye kendini paralayan biraz büyüyüp  ergen olmaya başlarken “izinsiz bir yere gitme, okuldan çıkınca doğru eve gel, oyalanma, oraya gitme buraya gitme ……..” demelerine sinir olurken, anne olduğumuzda bunların olması gerektiğine inanan bizler.

Şimdi daha iyi anladım seni güzel annem.

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi anneleri düzgün yürüyenler çok şanslı. Annenin donanımlı olması, çocuklarına yetecek kadar bilgi ve hoşgörüye sahip olması kız erkek hiç fark etmez kendi çocuklarına en güzel örnektir.

Bir anne her şey olurken aynı zamanda iletişim becerilerine de sahip olmak zorundadır. Eşiyle, çocuklarıyla, komşularıyla ve arkadaşlarıyla iletişim kurarken öncelikle kendiyle olmak üzere sağlıklı bir diyalog kurabilmelidir. Çok şey gerekmiyor, iyi dinleyen ve olaylar karşısında sabırlı davranan, uslubu düzgün bir anne olmak yeterlidir.

Annenin bu kadar donanımlı olması, iletişim konusunda becerikli olması çocuklarımız için çok önemli olsa da babanın da buna paralel özelliklerle desteği şarttır.

Öncelikle anne babanın ikili ilişkileri düzgünse, bu ilişkiyi görerek büyüyen çocuklarımız “annem” ya da “babam” dediğinde içinde huzur, güven ve aitlik duygusunun verdiği rahatlama ile her şeye rağmen mutlu olmayı başarabileceklerdir.

Doğru zaman da doğru yerde, doğru kişilerle olmayı başarmak bir babanın bir annenin yaşarken çocuklarına gösterebileceği en güzel davranıştır. Bu davranış öğütlerle, tavsiyelerle kazanılmaz sadece yaşarken öğrenilir.

Annesi var olup da sevgisinden ve ilgisinden yoksun büyüyen, bütün çocuklarımıza bu anneler gününde anne gibi olabileceği, sevgi bağı kurabileceği  birilerinin olmasını dilerim.

Tüm annelerin ve kendini anne gibi hissedenlerin, Anneler Günü kutlu olsun. Sevgiyle ve annenizle kalın.….

 

Gözyaşı Küçük bir erkek çocuk annesine sordu: “Niçin ağlıyorsun?”. “Çünkü ben kadınım” diye cevapladı annesi. “Anlamadım!” dedi çocuk. Annesi çocuğu kucaklayıp “Ve hiç bir zaman anlayamayacaksın!” dedi. Babasına “Baba, annem niçin ağlıyor?” diye sordu. Babanın cevabı “Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır” diye cevapladı. Küçük oğlan büyüdü, yetişkin adam oldu, hala kadınların niçin ağladıklarını keşfedemedi. Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah’a sordu. “Allah’ım!” dedi. “Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?” Allah dedi ki… “Ben kadınları özel yarattım!… Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar, Doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim. Başkalarının kuvvetinin kalmadığında devam edecek azmi, ailesinin hastalığında yorgunluğa pabuç bıraktırmayacak kudreti verdim. Her türlü şart altında, ve hatta annelerini çok kötü incitseler de, çocuklarını sevmek duygusallığını verdim. Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor. Kocalarını tüm kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim. Erkeğin kaburgasından onları erkeğin kalbini korumaları için yarattım. Onlara iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim. Tek zayıflık olarak kadınlara birer gözyaşı verdim. Tamamen kendilerinin sahip oldukları, ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere… İnsanlık için bir gözyaşı…” diye cevapladı. “Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne kendini ne şekilde taşıdığıdır. Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye değil aynı zamanda kalbe de yönelik aklıdır.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.