DOLAR 7,8621
EURO 9,4193
ALTIN 447,66
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Yağışlı

TÜRKİYE’NİN LOBİSİ

16.05.2016
704
A+
A-

Dünya’da güç lobicilikten geçer. Bu zamana kadar Ermeni lobisinin sözde soykırım tasarıları için engelleme görevi ABD’deki Yahudi Lobisi oldu. Bunu biz kendi Lobimizle bir türlü gerçekleştiremedik. Sporda Avrupa Lobisi Fransa, Almanya, İngiltere ve İspanya’nın elinde. Fenerbahçe’nin Berlin’de kaybettiği basketbol maçının tüm sorumluluğu Haçlı zihniyeti taşıyan Avrupa’nındır. Hatırlarsınız.. UEFA kupasında ahlaksız ve şahsiyetsiz bir hakemin kurbanı olmuştuk. Avrupa basketbolunun en büyük kupası da bariz hakem hataları nedeniyle elimizden uçup gitti. İşte bunlar bu kadar ahlaksız zihniyetler.. Şahsiyetsiz bir hakem ne yaptı etti maçı Moskova’ya verdi. Yuh olsun böylesine yeteneksiz, yanlı ve Türk ve Müslüman düşmanı hakemleri bulup buluşturup o maçlara verenlere. Halbuki bizde bu konuda biraz kendimize de bakmak zorundayız. Önümüzde Avrupa Futbol Şampiyonası Finaller var. Fransa’ya gideceğiz. Kimse zannetmesin ki Türk Milli Takımı yoluna emin adımlarla devam ettiği sürece karşısına aynı ahlaksız lobiler çıkmayacak. Demek ki ille de ve mutlaka sporun önemli alanlarında bizde Avrupa’da güçlü bir lobi oluşturmalıyız. Aksi takdirde bu ahlaksız zihniyet karşısına hangi Türk takımı çıkarsa çıksın, hayasızca oyunlarına devam edecek. Ee kolay değil; biz her ne kadar yüzümüzü batıya çevirip çağdaş ve uygarlık noktasında batıyı yakalama gayret ve azmi içerisinde olsak ta çirkin batının bize bakış açısı hiçbir zaman değişmeyecek. O halde biz Türkiye olarak her alanda çok ama çok güçlü olmak zorundayız. Evet şunu söyleyelim Fenerbahçe basketbol tarihine Avrupa’da final oynayan ilk Türk takımı olarak adını yazdırmıştır. Bu gerçekten büyük bir başarıdır. Lakin Fenerbahçe’nin hak ettiği asıl olan şampiyonluktu. Onu sonuna kadar hak etmişti, O… Çocukları engel oldu.

İKİ KUTUPLU DÜNYA

Adem oğlunun yaşadığı dünya üzerinde entrikacı güçler, ikinci dünya savaşı sonrası dünyayı iki kutba ayırdı. Aslında bunu hesabı 100 yıl öncesinden yapılmıştı. Aynen uygulandı. Bir tarafta doğu bloku denen ve başının Rusya’nın çektiği Sovyet, Sosyalist, Cumhuriyetler birliği oluşturuldu. Adına da VARŞOVA PAKTI dediler. Bir diğer tarafta Batı grubu oluşturuldu; adına ABD’nin başını çektiği NATO dediler. Dünyayı ikiye böldüler. Her iki grubun ülkelerini sürekli olarak silahlandırdılar. O milyarlarca dolarlık silahları bir tarafa Rusya, diğer tarafa da ABD sattı. Birileri bundan para kazandı. Onlar kimler diye soracak olursanız tabi ki yüz yıl öncesinden bu hesapları yapıp, uygulama alanına koyanlar. Aslında bu oyun yine en ağır bir şekilde Türkiye üzerinden oynandı. Sağcı ve Solcu diye kardeşi kardeşe düşman ettiler. Sağ sol çatışmalarıyla gençler birbirini kırdılar ve ömürlerinin baharında hayattan kopup gittiler. Biz bir türlü kendimizi kalkınmaya, genişlemeye ve büyümeye veremedik. Varşova Paktı’nın Türkiye’ye bir başka kötülüğü de örmüş olduğu duvarla ki onlara ‘Demirperde Ülkesi’ diyorlardı. Türkiye’nin kardeşleri Türki Cumhuriyetleri ile buluşmasını engellediler, kapıyı kapattılar. Aslında şu NATO ve VARŞOVA PAKTINI iyi düşünür, iyi analiz ederseniz hedefin tamamen Türkiye olduğunu görürsünüz. Bugün ne yazık ki bu oyunlar devam ediyor. Türkiye silah sanayi’nde savunma sanayinde havada, karada denizde dışa bağımlılıktan kurtuldukça bunlar rahatsız oluyorlar. İşte ülkemiz üzerine bugün oynanan oyunların da asıl sebebi budur. Türkiye’nin büyümesinden endişe eden dışa bağımlılıktan kurtulmasından endişe eden güçler var güçleriyle içimizdeki hainleri de besleyip, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü hedef almış durumdalar. Biz ise artık titreyip kendimize dönmeliyiz. Etrafımızdaki tehlikelerin ve oynanan oyunların farkına varıp birlik ve beraberlik içerinde hareket etmeliyiz. Aksi takdirde bütün bu alçaklıkların faturası gelecek nesiller adına çok ağır olur ki, bizler de bugünün insanları olarak vebal altında kalırız. Dünya iki kutuptan ibarettir. Türkiye ve Türkiye’nin üzerine oyun oynamak isten tüm güçler…

 

Bu Akşam Hindistan’da

Hz. Süleyman’ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman’la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:

– Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin? Derdin nedir? Söyle bana…

Adam telaş içinde:

– Bu sabah karşıma Azrail (a.s) çıktı. Bana hışımla baktı ve hemen uzaklaştı. Anladım ki, benim canımı almaya kararlı..

– Peki ne yapmamı istiyorsun?

Adam yalvarır:

– Ey canlar koruyucusu, mazlumlar sığınağı Süleyman! Sen her şeye muktedirsin. Kurt, kuş, dağ, taş senin emrinde. Rüzgarına emret de beni buradan ta Hindistan’a iletsin. O zaman Azrail (a.s) belki beni bulamaz. Böylece canımı kurtarmış olurum. Medet senden!

Hz. Süleyman, adamın haline acır. Rüzgarı çağırır ve:

– Bu adamı hemen al. Hindistan’a bırak!” emrini verir. Rüzgar bu… Bir eser, bir kükrer. Adamı alır ve bir anda Hindistan’da uzak bir adaya götürür.

Öğleye doğru Hz. Süleyman, divanı toplayarak gelenlerle görüşmeye başlar. Bir de ne görsün, Azrail (a.s.) da topluluğun içine karışmış, divanda oturmaktadır. Hemen yanına çağırır:

– Ey Azrail! Bugün kuşluk vakti o adama neden hışımla baktın? Neden o zavallıyı korkuttun?” der.

Azrail (a.s) cevap verir:

– Ey dünyanın ulu sultanı! Ben, o adama öfkeyle,hışımla bakmadım. Hayretle baktım. O yanlış anladı. Vehme kapıldı. Onu, burada görünce şaşırdım. Çünkü Allah (cc) bana emretmişti ki:

– “Haydi git, bu akşam o adamın canını Hindistan’da al!” Ben de bu adamın yüz kanadı olsa, bu akşam Hindistan’da olamaz. Bu nasıl iştir, diye hayretlere düştüm. İşte ona bakışımın sebebi bu idi.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.