DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 24°C
Gök Gürültülü

DİKKAT EKSİKLİĞİ GÖLGESİNDE FARK EDİLEMEYEN DÂHİLERE İLAÇSIZ ÇÖZÜM

DİKKAT EKSİKLİĞİ GÖLGESİNDE FARK EDİLEMEYEN DÂHİLERE İLAÇSIZ ÇÖZÜM

Gelişim Destek Uzmanı aynı zamanda ÜSTÜNZEKA Gelişim Destek Programları Gölcük şubesi kurucusu Birsen Küçük`e sorduk dikkat eksikliği nedir çözüm önerileri nelerdir?

Çağımızın sıkıntısı olan ve domino etkisi gibi getirdiği sorunlarla fark edilemeyen minik dahilerin toplum içinde etiketlenen başarısız çocuk, umursamaz insan gibi kabul gören yakıştırmalarda işin aslının çok farklı olduğunu vurgulamak isterken; sizlerinde dikkatini bu konuya çekmek isterim. Evet, görüyoruz ki teknolojinin etkin olduğu bir çağda yaşıyor ve teknolojinin sağladığı kolaylıkları rahatça kullanıyoruz. Bunları yaşarken teknolojiyi belli bir öğrenme gerektirmeden kolayca sağlayabiliyor daha sonrasında yer değiştiren öğrenme biçimleriyle zihin tembelliğine sebebiyet veriyoruz. Zihin tembelliği akabinde de öğrenme ile ilgili en önemli 3 temel fonksiyona haliyle en büyük darbeyi vurmuş oluyor.

PEKİ, DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDİR, NASIL FARKEDİLİR?

Dikkat eksikliği, dikkat dağınıklığı yaşam koşullarının getirmiş olduğu dezavantajıyla her bireyde yoğunluğu farklı şekillerde tezahür eden bir durumdur. Bu yönüyle bakıldığında Dikkat eksikliği bir sorun, olmadığı gibi aile içi rehberlik ve bireyin karakterine, mizacına göre yapılan çalışmalarla ve doğru zihin egzersizleriyle belli ölçütlerde ortadan kalkabilmektedir. Çalışmalarımızda dikkat eksikliğinin çözümü için kesinlikle ilaç kullanımı ve tavsiyesi yapılmamaktadır. Bilinmesi gerekir ki ilerleyen vadelerde dikkat eksikliği veya dağınıklığı için kullanılan ilaçlar bağımlılık haline gelerek etkisini kaybetmektedir. Yapılan doz artırımları da zamanla etkisini kaybedebilmekte, çocuklarımızda ve gençlerimizde beslenme, uyku gibi temel fiziksel ihtiyaçların seyrini de olumsuz etkileyebilmektedir. Bunun yanında bağımlılık etkisini kullanıcının farklı yönlere eğilimini de tetikleyecektir.

Dikkat eksikliği veya dağınıklığı özellikle okul hayatının başlamasıyla belirginleşir. Özellikle ilkokul 1. – 4. sınıf dönemlerinde velilerce veya sınıf öğretmenleri tarafından fark edilir. Özellikle 1.-2. sınıfta meydana gelen bu olumsuz etken sayesinde eğitimin temeli zayıf atılmış olur. Okul öncesi dönemde de çocuğumuzun mizacına uygun oyun ve oyuncaklar, aktiviteler, aile içi iletişim tesis edilmezse dikkat eksikliğinin etkisi görülmeye başlar. Bu takdirde;

Çocuklarımız her şeyden çabuk sıkılıp, bıkar, oyuncakları ile kısa bir süre oynadıktan sonra, sıkılıp onları parçalamaya başlayabilirler. Kendilerine verilen, yaşlarına uygun yap-boz oyuncakları aslına uygun olarak düzenleyemezler. Uzun süre bir TV filmi ya da çizgi filmi izleyemezler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye yönelik ilginin azlığı da dikkati çeker. Ödev yapmayı sevmez, ebeveynleri ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmak çok zor gelir. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Büyüklerini ders çalışırken yanlarında isterler.

Başladıkları bir işi bitirmekte zorlanır, bir işi sonuçlandırmadan hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuştuğunuzda sanki sizi dinlemiyormuş izlenimi verirler. Kendilerinden istenen bir şeyi, kendilerine birkaç defa söylenildikten sonra yapabilirler.

Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Çevresel uyarılarla hemen dikkatleri dağılır. Ders dışı işlerle fazlaca ilgilenir, elinde kalem çevirir, deftere, sıraya bir şeyler yazıp, çizmeye kalkar ve başka bir gereçle uğraşıp, dersi takip edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle sınıfın dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergileyebilirler (Derste konuşma, sırayı sallama, arkadaşlarına laf atma, sınıfta ayağa kalkıp su, yiyecek dağıtma ve garip sesler çıkarma gibi).

Okuma ve yazma becerileri arkadaşlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sıkça hatalar yapabilir ve cümlenin sonunda başka sözcükler uydurabilirler. Sınıfta, sokakta sık eşya kaybederler. Öğrenilenleri de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler. Okuma ve yazmayı pek sevmezler. Bu sadece ders kitapları için değil diğer hikaye kitapları içinde geçerlidir.

Sınavlarda dikkatsizce hatalar yaparlar. İyi bildikleri soruları bile yanlış yanıtlayabilirler. Test sınavlarında aklı karıştıran, çeldirici şıklara kolaylıkla yönelirler. Özellikle ilkokul yıllarında sınav kağıdını herkesten önce vermeye çalışırlar. Sonunda bildiklerinden daha düşük notlar alırlar.

Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3. ve 4. sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi izlemedikleri halde notları kötü olmayabilir. Konuların ağırlaşmasıyla birlikte ders başarısızlıkları yaşanmaya başlanır. Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.

BU DURUMDA YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

Öncelikle sorunun ne olduğunu bilmek kadar sorunu tanımak da önemlidir. Doğru analizi yapılamayan sorunlarda farklı uğraşlar sadece zaman kaybı olacaktır. O yüzdendir ki biz önceliğimizi sorunu netleştirmeye yoğunlaştırırız. Böylelikle eksiklikleri fark edebilecek ve doğru bir yol haritası ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalarımız olacaktır. Aile Danışmanlığı ve Rehberlikle birlikte yürütülen çalışmalarda sonuca ulaşmak çok da zor olmayacaktır.

2 3 4 5 1

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.